Ne olacak dünyanın hali

19 Haziran 2012 Salı 00:00 |

Dünya liderleri 20 yıl aradan sonra BM Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi için Rio’da buluşuyor. Gündemde, ileriye atılacak adımlardan çok, gerilemeyi engellemek var

Ne olacak dünyanın hali Dünyanın kalbi yarından itibaren Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde atacak. İlki 1992’de gerçekleştirilen BM Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı’nın ikincisinin adresi, 20 yıl sonra yine Rio. Bütün tarafları biraraya getirmenin bile büyük bir başarı olarak değerlendirildiği bir ortamda gerçekleşen Rio+20 konferansı, ekonomik kalkınmayla çevreyi korumanın birbiriyle çelişmeyeceği yeni bir düzenin temelini atmayı amaçlıyor.

Görüşmelere ve konferans vesilesiyle düzenlenen çeşitli etkinliklere katılmak için aralarında aktivistlerin, bilimcilerin, büyük şirket yöneticilerinin ve çevre ile enerji politikalarını belirleyen bürokratların bulunduğu tam 50 bin kişi Rio’da buluştu. Karar vericiler, yani hükümet liderleri ise yarından itibaren iki günlük zirvede biraraya gelecek. Zirveye katılacaklarını açıklayan 116 lider arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bulunuyor.

Futbol oynadığınız gibi siyaset yapın

Zirve öncesinde ise, heyetlerin karar bildirisi için hafta sonu yaptığı görüşmeler zorlu pazarlıklara sahne oldu. Taslak metnin pazartesi gününe kadar tamamlanmış olması beklenirken henüz taraflar sadece maddelerin yarısından azı üzerinde anlaşmaya varabildi. Görüşmelerden şu ana kadar yansıdığı kadarıyla en önemli kazanım, “gerileme yaşanmaması için” gelişmiş ülkelerin bugüne kadar çeşitli zirvelerde verdikleri vaatleri yerine getireceklerine dair taahhütte bulunmaları. Ancak yoksul ülkelerde yeşil ekonominin gelişmesi için yardımların artması, gıda ve temiz suya erişimin hak olarak tanınması, denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin korunması gibi birçok alanda görüşmeler tıkandı.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) direktörü Lasse Gustavsson anlaşmaya yanaşmayan ülkelerin başında Kanada’yı gösterdi. Son haftalarda petrol ve doğalgaz şirketlerinin önünü açmak için çevre kanunlarını değiştiren Kanada’nın bu “gerici” tutumunu Rio’ya da taşıdığını belirten Gustavsson, ev sahibi Brezilya’ya da mesaj gönderdi: “Pazarlıklar altüst olmuş halde. Önümüzdeki günlerde hükümetlerin buradan elleri boş ayrılmaması için Brezilya üzerinde büyük bir baskı olacak. Brezilya’dan futbol oynadıkları gibi siyaset yapmalarını istiyoruz”.

Eksiler: 2050’de ısı 6 °C artacak

» 2000 yılından bu yana dünyada, Türkiye’nin yüzölçümünün yarısı kadar ormanlık alan yok oldu.

» Okyanuslardaki balık rezervlerinin yüzde 80’i tükendi.

» Atmosferi en çok kirleten ülke Çin’in salgıladığı karbondioksit oranı 2025’e kadar üçe katlanabilir.

» Uluslararası Enerji Ajansı baş ekonomisti Fatih Birol, verilerin 2050 itibariyle 6 derecelik küresel ısı artışına doğru gidildiğini gösterdiğini söylüyor.

» İklim değişikliği konusunda bağlayıcı tek ortak metin olan Kyoto Protokolü’nün bu yıl süresi doluyor.

»Ekonomik kriz çevre konusunu yine önceliklerin alt sıralarına itti.

»Ve bu liste sonsuza kadar uzayabilir..

Artılar: İklim kanunları

» Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlar 2010 yılında yüzde 37, geçen yıl ise yüzde 17 artış gösterdi.

» BM’nin özel sektörü sürdürülebilirliğe teşvik etmek için yürürlüğe soktuğu Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni 135 ülkeden 7 bin şirket imzaladı.

» Nükleer enerjiden çıkan Almanya, AGİT tarafından “yeşil büyüme laboratuarı” olarak gösterildi. Hedef 2022 yılında enerjinin yüzde 35’inin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması.

» Yenilenebilir enerjiye en çok yatırım yapan ülke Çin.

» Britanya’nın ardından Meksika iklim değişikliği kanunu çıkaran ikinci ülke oldu.

Taraf
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Taraf Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.

Haberin puanı

0/10

Habere puan ver