Peygamberler şehri toprak istiyor

11 Mayıs 2011 Çarşamba 00:00 |

Şanlıurfa’da AKP’nin yedi, BDP’nin iki bağımsız, MHP’nin de bir milletvekili çıkarmasına kesin gözüyle bakılıyor. İşsizliğin temel sorun olduğu kentte, toprak reformu da ana taleplerden

Peygamberler şehri toprak istiyor

GÜNEYDOĞU’DAN SEÇİME BAKIŞ-3

Peygamberler şehri, halkın deyişiyle ‘isot’ yani acı biberin başkenti Şanlıurfa’dayız. Urfa’da tarım Mardin ve Akçakale yönünde, konut Diyarbakır’a, sanayi ise Antep’e doğru gelişim göstermiş. Son yıllarda içkili mekanlar açılmış. Konukevlerinde haftada bir, kentle özdeşleşen sıra geceleri düzenleniyor. Toplam seçmen sayısı 848 bin 278. En fazla seçmenin bulunduğu ilçe ise Siverek. İlçede 108 bin 96 seçmen varken, merkezde bu sayı 377 bin 726. 2007’de dokuz AKP’li, biri BDP destekli iki bağımsız aday vekil olmuş. Bu yıl ise vekil sayısı 12’ye çıkarıldı.

Kentin değişik kesimlerle yaptığımız sohbetlerde AKP’nin yine birinci parti olduğunu anlıyoruz. AKP’nin yedi, BDP’nin iki bağımsız adayı ile MHP’nin bir adayına Meclis yolu görünüyor. CHP bir vekili zorluyor. Bağımsız aday Mahmut Cevheri de seçilme şansı yüksek olan isimlerden.

 

Fakıbaba efsanesi bitiriliyor

Urfa’da beni temsilcimiz Mustafa Arısüt karşılıyor. Kent, 2008 yılında yerel seçimlerde Başbakan’ın “ceketimi koysam kazanırız” sözünün ardından seçimlere bağımsız giren Eşref Fakıbaba’nın yarattığı efsaneyle gündeme gelmişti. Mustafa “Fakıbaba efsanesi’nin giderek bittiğini” anlatıyor. Nedenini sorduğumda ise şöyle diyor: “Fakıbaba AKP’den belediye başkanıyken kentte çok hizmet yapıldı. Şimdi ise hizmetler durdu. Birçok projesinde Meclis çoğunluğu AKP’de olduğu için onay çıkmadı. Halepli Bahçe Açık Hava Müzesi, Amazon kadın mozaikler, Cumhuriyet Meydanı ile Kentsel Dönüşüm projeleri olduğu gibi duruyor.”

 

Topraksızlar toprak istiyor

İşsizlik Urfa’da da öncelikli sorun. Diğer illerden ayrı olarak kentin ciddi mevsimlik işçi sorunu var. Hepsi bir an önce Toprak Reformu yapılmasını istiyor. Halil Algan “Meclis’e gidenlerin hepsi zengin ve ağa. Onlar hiç reformu gündeme getirir mi?” diye sorarken, Şevket Adaklı “Güç onlarda, para onlarda, devlet de onlardan yana” diyor. Nerede kendisine bir toprak verilse oraya gidip yerleşeceğini söylüyor.

 

Ceylanpınar Çiftliği’ni dağıtsınlar

Hasan Yağlıoğlu ise ağaların elindeki toprakların dağıtılmasına gerek olmadığını, kamu malı olan Ceylanpınar Çiftliği’nin kendilerine verilmesiyle sorunun biteceğini anlatıyor. Cemil Kocadağ da 10 çocuğunun olduğunu hatırlatarak “Versinler biraz toprak da biz de rahat yaşayalım” diyor. 73 yaşındaki Hüseyin Deniz’in ise 11 çocuğu 25 torunu var. O da mevsimlik işçi. Toprak reformunu adaylarına anlattıklarını ancak seçimin bitimiyle her şeyin unutulduğunu dile getiriyor.

 

Kızları artık okula göndereceğiz

Urfalı Arap köylülerin derdi ise yol, elektrik, su. Harran Doruç Köyü’nde yaşayan Mahmut Özcan 2011 Türkiye’sinde hala elektrik, yol ve su sorunu yaşadıklarını belirtirken, Ömer Ceylan ise köyün eğitim ve sağlık probleminin olduğunun altını çiziyor. Arap vatandaşlara anadilde eğitimi de soruyorum. Türkçe eğitimle sorunlarının olmadığını anlatıyorlar. Kız çocuklarını okula gönderme konusunu da tartışıyoruz. Hepsi ilkokuldan sonra okula göndermediklerini anlatıyor ancak bundan sonra okutacaklarını belirtiyorlar. Oylarını Arap olan AKP adayı Halil Özcan’a vereceklerini söylüyorlar.

 

Sanatsal faaliyet yok

Eyyüp Peygamber Caddesi’nde gençlerle konuşuyorum. Diğer bölge kentleri gibi onların da talepleri kültürel, sanatsal ve sportif aktiviteler. İbrahim Çizik, kültürel etkinlik istiyor. Hanefi Koç ise çim saha olmamasından yakınıyor. Dershane öğrencileri ise LGS sınavında yaşananlara oldukça tepkili. İsimlerini vermekten kaçınıyorlar. Rahat dolaşacakları mekânların azlığından yakınıyorlar. “Burada bir erkekle bir kız el ele tutuşup dolaşamaz” deyip ekliyorlar “Birbirini sevenler ancak gizli yerlerde buluşuyor.” Arap kadınlarla sohbet etmeye çalışıyorum. Gazeteci olduğumu söylediğimde fotoğraflarının çekilmesini istemiyorlar. “Bizimkiler görürse bizi keserler” yanıtını alıyorum.

 

İsot çarşısı AKP diyor

Mustafa, kent merkezinin siyasetini belirleyen yerin İsotçular Çarşısı olduğunu anlatıyor. Kentte Fakıbaba efsanesini yaratan da bu çarşıymış. Esnafla sohbet ediyoruz; ağırlık AKP’den yana. Fuat Donay kendini “isotçu” olarak tanıtıyor. Urfa’nın meşhur acı biberi, dükkanın önünde parıldıyor. Yerel seçimde oyunu Fakıbaba’ya vermiş. Genel seçimde oyunu AKP’ye vereceğini söylüyor ama “İbrahim Tatlıses adaylığını çekmeseydi ona verecektim” demeyi de ihmal etmiyor. Çarşıda terzilik yapan Maksut Arısüt de AKP’den şaşmayanlardan. Sebebini soruyorum verdiği iki örnekle ekonominin güçlendiğini şöyle açıklıyor: “Eskiden Hac başvurusu 50 binlerdeyken şimdi 800 binleri bulmuş. Biz eskiden Hicaz’a gittiğimizde kimse Türk parasına bakmıyordu. Şimdi gittiğimizde bize Türk parasını soruyorlar.”

Bedesten Çarşısı esnafı iş olmamasından yakınıyor. Urfa’nın yeteri kadar tanıtılmadığından şikayetçiler. Yerli turist sayısının azlığından dem vurmalarına rağmen yine de “AKP” diyorlar. Urfa sıcağından kaçan yaşlıların vazgeçilmez mekânı ise Hasanpaşa Camisi’nin avlusu. Avluda oturan yaşlılara seçimi soruyoruz; “Tayyip” diyorlar. BDP diyenler de var. Urfa’da da Başbakan Erdoğan etkisine tanık oluyoruz. Konuştuğum birçok Urfalı “Oyum AKP’ye” değil “Oyum Tayyip’e” diyor.

 

Gümrük Hanı işsizler mekânı

Gümrük Hanı’nda masalarda domino ve kağıt oynayanlar göze çarpıyor. Han tıklım tıklım. Köşede bulunan bir lokantada yemek yiyen iki yabancı turistten başka hiçbir kadın göremiyorsunuz. Han adeta işsizler mekânı haline gelmiş. Bir masaya oturup sohbet ettiğimiz Salih Yıldırım hemen işsizlikten yakınıyor ve “İşim olsaydı şimdi burada oturur muydum” diye soruyor. Handa sohbet ettiklerim BDP’ye oy vereceklerini söylüyor.

 

Yüzümüz gülüyor yüreğimiz yanıyor

Kentte kadınların sosyal yaşama katılmasının azlığı siyasete de yansımış. Seçim bürolarında erkeklerin çoğunluğu dikkat çekiyor. Ancak BDP bağımsız adayı İbrahim Binici’yle görüşmeye gittiğimizde seçim bürosunda oturan kadınlar hemen göze çarpıyor. Medine Çiçek, 65 yaşında. Türkçe’yi çok az konuşabiliyor. Bir oğlunu dağda kaybetmiş. Tek isteği barış. “Bakmayın siz” diyor. “annelerin yüzü gülüyor ama yüreği hep yanıyor.”

 

AKP’nin adayı Arapça konuşuyor

AKP’nin 6. sıra adayı Harran Üniversitesi öğretim üyesi Halil Özcan, Arap olan seçmen kitlesiyle anadili olan Arapça konuşuyor. “Onlarla anadilimde konuştuğumda kendilerine daha yakın hissediyorlar” diyor. Kentin, Ortadoğu’ya açılan kapı olması gerektiğini belirterek Urfa- Halep-Cihaz demiryolunun yapılması için çalışma yürüteceğini vaat ediyor.

 

Bizi panzerlerle karşılıyorlar

İbrahim Binici, geçirdiği trafik kazasının ardından ölümden dönmüş. Kazanın etkileri halen sürüyor. Sağlığının çok kötü olduğunu söylüyor. BDP’nin diğer bağımsız adayı İbrahim Ayhan cezaevinde olduğu için Urfa’nın her yerine koşturmak zorunda olduğunu anlatıyor. Özelikle AKP ile eşit koşullarda seçim çalışması yapmadıklarını söylüyor. “AKP hazine yardımının yanında devletin imkânlarıyla seçim çalışması yapıyor. AKP’nin adaylarını devletin yetkilileri karşılarken, bizi ise panzerler, çevik kuvvet karşılıyor” sözleriyle kendilerine yönelik baskılara dikkat çekiyor.

 

MHP’nin adayı Kürt, seçmeni Arap

Seçilmesine kesin gözüyle bakılan isimlerden biri de MHP 1. sıra adayı Muzaffer Çakmaklı. Çakmaklı çok farklı bir aday. Partisi Türk milliyetçiliğini savunurken seçmen kitlesi Arap, kendisi ise Kürt. Annesinin hiç Türkçe bilmediğini anlatıyor ancak, Türkçe dışında başka dilde eğitim ve tabelalarda yazı yazılmasına da karşı olduğunu dile getiriyor. 2007’de 800 oyla milletvekilliğini kaybetmiş, “Bu sefer kesin” diyor.

 

Partisinden daha özgürlükçü

CHP’de, Kılıçdaroğlu ve yeni simaların getirdiği hareketlilik hemen dikkat çekiyor. Ancak bunu oya dönüştürmede yetersiz kalındığı da bir gerçek. Urfa’da adaylar ile parti teşkilatı arasında bir sorunun olduğu konuşuluyor. 1. sıra adayı Bucak Aşireti’nden Ferhat Karataş. Bürosunda buluşuyoruz. Karataş’ı CHP’nin yeni dönem politikalarından daha özgürlükçü fikirleri dikkat çekici. Urfa’daki ağalıktan topraksız köylülere, Kürt sorunundan anadilde eğitime, devletin Öcalan’la yaptığı görüşmeye kadar birçok konuda sohbet ediyoruz. “Ben aşiretim adına siyaset yapmıyorum. Genel siyaset yapıyorum” diyor ve ekliyor: “Tüm sorunları özgürlükler temelinde çözebiliriz.”

 

Cevheri, aşiretinden de bağımsız

Urfa’da BDP’nin bağımsız adaylarının yanısıra güçlü aşiret mensuplarının bağımsız adayları da var. Bunlardan en ilginci Şeyhan aşiretinden Mahmut Cevheri. Cevheri her ne kadar bir aşiret mensubu olsa da gücünü özgür bireylerden almak istediğini söylüyor. Halka seslendiğinde kendine değil başlattığı “Vekilini halk seçsin” hareketine oy istiyor. Siyasi partilerde demokrasi eksikliğinden yakınıyor

Taraf
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Taraf Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.

Haberin puanı

0/10

Habere puan ver