Tüm CD’ler ve ses kayıtları delildir

08 Ocak 2013 Salı 00:00 |

GEREKÇELİ kararda, mahkeme heyeti Balyoz davasında tartışma yaratan tüm iddialara tek tek açıklık getirdi. Davada sadece iki CD’nin delil olduğu iddiası çöktü

Tüm CD’ler ve ses kayıtları delildir Kamuoyunun yaklaşık üç yıldır yakından takip ettiği Balyoz Davası’yla ilgili gerekçeli karar dün açıklandı. Karar bin 435 sayfadan oluşuyor. Balyoz belgelerini ortaya çıkaran kişi olarak sanırım yorumu en çok merak edilen kişilerin başında geliyorum.

Öncelikle şunu belirterek yazıma başlayayım. Takdir edersiniz ki bin sayfanın üzerindeki bir kararı birkaç saat içine okuyup, ardından değerlendirme yazısı yazmak zor. Kararın önemli bölümlerini okudum. Bugün sizlerle ilk tesbitlerimi paylaşacağım.

Gerekçeli karara bakıldığında dikkati çeken en önemli noktalardan biri mahkemenin tartışılan konulara tek tek açıklık getirmesi. Bugüne kadar sanıklar dahil, avukatlar ve kendilerine destek veren medya mensupları Balyoz davasında yalnızca iki CD’nin delil olduğunu iddia etmişlerdi. Kararda bunun büyük bir yalan olduğu ortaya çıkıyor. Ses kayıtları dahil tartışılmayan diğer tüm CD’lerin delil olduğu, içeriğinden örnekler verilerek anlatılıyor.

İkinci nokta ise belgelerde bulunan bazı isim ve soy isimlerin yanlış yazılmasından dolayı sanıkların belgelerin sahte olduğu iddiasını mahkeme heyetinin çürütmesi. İsmi yanlış yazılan sanıklardan biri alınan ifadesinde, seminer günü bunun fark edildiğini, yanlış yazılmadan dolayı o gün 1. Ordu Komutanlığı Nizamiye kapısından içeri girmekte zorlandığını itiraf ediyor. Bir listede soy ismi yanlış yazılan bir kişiyle ilgili değerlendirme de ilginç. Balyozcular bu yanlışlıktan dolayı belgenin sahte olduğunu aylardır iddia ediyorlardı. Ancak mahkeme konuyla ilgili geniş bir inceleme yapmış. Bu kişinin nüfus kayıtlarına bakıp, yanlış soy isimle yıllarca maaş aldığını hatta sürücü belgesinde de soy isminin listedeki şekliyle olduğunu tesbit etmiş.

Gerekçeli karardaki dikkat çeken bir nokta da şu: Sanıkların, avukatların ve Balyoza destek veren bazı medya mensuplarının iki yıldır sahte dedikleri bir belgenin, ıslak imzalı orijinal hali Gölcük’te 6 nolu çuvalın içinde çıktı. Önemli bir ayrıntı da bu belgeyi hazırlayan kişinin bunu kabul etmesi. Buna rağmen bugüne kadar balyozcular başta olmak üzere, medyadaki bazı isimlerin “bu belge sahte” iddiasını da not olarak düşmek gerekli.

Gerekçeli kararda 2003 yılında yapılan toplantının ardından tutulan listelerin güncellendiğine de vurgu yapılıyor. Ses kayıtları ve notlarla bu güncellemenin devam ettiği ayrıntılı olarak açıklanıyor.

Karardaki en önemli bölümlerden biri de belgeleri teslim etmemin ardından evinde yapılan aramada el yazılı ajanda bulunan bir askerin itirafları. Seminere de katılan bu isim, el yazılı notlarla o gün yaşananları tek tek not etmiş. 4 Ağustos 2003 tarihinde ise ajandasına ilginç bir not düşmüş; “Oyun Bitti.” Notun düşüldüğü gün Çetin Doğan’ın emekli edilmesini de mahkeme heyeti atlamamış.

Gerekçeli karardaki bir önemli nokta da teslim ettiğim belgelerin orijinallerinin Genelkurmay Başkanlığı’nda bulunduğu notunun düşülmesi. Ayrıca Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan alınan cevap yazısında da teslim ettiğim belgelerle, komutanlığın mahkemeye gönderdiği belgelerin “aynı olduğu” belirtilmiş.

Gerekçeli kararda eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın, Balyoz darbe planından sonra hukuki olarak durumu inceleten ifadesine de yer verilmiş. Mahkeme bu incelemeyi de not olarak kararına yazmış ve bunun hukuk dışı bir seminer olduğu için Büyükanıt tarafından inceletildiği notunu düşmüş.

Birkaç saatlik inceleme sonucu kararla ilgili ilk dikkati çeken bölümler bunlar. Değerlendirme yazılarıma devam edeceğim.


[email protected]


MEHMET BARANSU
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Taraf Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.

Haberin puanı

0/10

Habere puan ver

zapkolik