|
|
|
|
|
|
1. Ordu ihtilale hazırlanıyor
- Taraf
- 18.03.2009
|
|
|
Balbay’ın günlüklerinde, MİT eski Müsteşarı Şenkal Atasagun 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ın darbeye hazırlandığını söylüyor. Başbakanlığa gönderdiği Ergenekon şeması nedeniyle hakkında soruşturma izni istenen Atasagun, Mustafa Balbay’ın günlüklerinde de geniş yer tutuyor. Cumhuriyet yöneticileri İlhan Selçuk, İbrahim Yıldız ve Mustafa Balbay ile 30 Mayıs 2003’te yemek yiyen Atasagun, 1. Ordu Komutanı Doğan'ın darbe hazırlığından haberleri olduğunu anlatıyor. Atasagun, “İstanbul’dan ihbar mektupları geliyor ve önemli. Birinci Ordu’da her şey hazır, ihtilale hazırlanıyorlar” deyip darbeye karşı çıkan Hilmi Özkök ile tanışmalarını öneriyor. Atasagun, “Öcalan’ı asmayacağımız söyleniyor” diyen İlhan Selçuk’a şu yanıtı veriyor: Söz vermedik. Ama asılırsa Filistin tipi intihar eylemlerine hazır mıyız bunu sormak lazım. Türkiye’nin her tarafı elek gibi olur. Bombalar vs...
|
Ergenekon operasyonunda tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'a atfedilen günlüklerde, aynı kapsamda hakkında soruşturma talep edilen eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'a ilişkin notlar da yer alıyor. Atasagun, Cumhuriyet yöneticileri ve yazarlarını 2003 yılında yaklaşık 1,5 ay arayla iki kez konuk ediyor. 30 Mayıs 2003'teki yemeğe Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Yayın Kurulu Başkanı İlhan Selçuk, Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız ve Mustafa Balbay katılıyor. MİT'in Marmara Köşkü'nde 13 Haziran 2003'te düzenlenen ikinci yemekte ise gazetenin kıdemli yazarı Cüneyt Arcayürek de konuk ediliyor. Tempo24.com.tr'nin ortaya çıkardığı günlükleri olduğu gibi yayımlıyoruz:
30 Mayıs 2003 cuma günü MİT Müsteşarlığında yemek Şenkal ATASAGUN (ŞA), Emre (EM).... İlhan SELÇUK (İS), İbrahim YILDIZ (İB), Mustafa BALBAY(MB) Konutta...
Güzel bir salon. Alman kurdu köpekleri arada dolaşıyor. Koklayıp gidiyor. Sonra gezdirmeye götürdüler. Tablolarda deniz, ara, yarımada ağırlıklı. Güzel biblolar vardı... İki tane büyük benjamin salonu süslüyordu. Ağaç gibiydiler. Beyaz koltuklara oturduk. İçecekler söylendi. Daha birkaç dakika geçmeden ŞA konuya girdi efendim bizim sizi çağırma, görüşme nedenimiz hazırlanmakta olan yeni yasa. Buna pişmanlık yasası adını taktılar ama, öyle adlandırmak istemiyoruz. Şu anda güçlü tarafız. Nasıl bir adım atarsak atalım bu ödün olarak değerlendirilemez. Bizim bir lütfumuz olur. Burada endişemiz, şehit anaları ve benzer kesimlerin tepkisi. İşte bu noktada medyaya gereksinmemiz var. Beni hükümetler ilgilendirmiyor. Türkiye'nin durumu ilgilendiriyor. Biz nasıl geçmişte olanlardan ders aldıysak, terör örgütü de aldı. Yeni bir terör dalgası başlarsa bu kırsal kesimde olmayacak. Metropollerde olacak. Apo’nun yakalandığı dönemde 60'ın üzerinde kendini yakma eylemi oldu. Bunlardan 30'dan fazlası ölümle sonuçlandı. Demek ki, intihar eylemcisi bulmakta zorlanmayacaklar.
- Burada hükümetin durumu bizi doğrudan ilgilendirmiyor. İktidarda o olmuş, AKP olmuş bu olmuş ilgili değiliz, biz ne yapıp edip teröristleri eritmek istiyoruz. En uygun konjonktür budur diyoruz.
İS- Ben buraya karamsar geldim. Bugün Turhan'la da konuştuk. O da diyor, memleket ayağımızın altından kayıyor. Bana göre asıl tehlike irtica. Bunlar devleti ele geçiriyorlar. Sonra bu yasa yanına başka sağlamlaştırıcı şeyler eklemeden bir işe yaramaz ki...
'Bunlar da önce cebini düşünüyor'
ŞA- İlhan Bey, ben sizin kadar karamsar değilim. Bunları biz tanıyoruz. Türkiye'de çark tersine, önce ben sonra partim en son ülkem. Oysa bunu tersine çevirebilsek... İnanın bunlar da öncekilerden farklı değil, önce kendilerini, ceplerini düşünüyorlar. Yolsuzlukla mücadele edeceklerdi ne oldu? Yok. Bunlar da çıkar peşinde. İdeolojiyi öne aldıkları falan yok. Haa tabii kadrolaşma önemli bir tehdit, bir şey bilmeyen insanları olmadık yerlere getiriyorlar... Bana göre laiklik tehlikesine karşı en büyük güvence Türk Silahlı Kuvvetleri. Ama inanın bunlarda öncelik ideoloji değil, kendi Bekaaları. Kadrolaşma ciddi sorun, diyeceğim bir şey yok. Ama bunların çoğu bir yere gelmek isteyen insanlar. Bakın bana neler dediler, Mesutçu dediler, adamı dediler...adamı birkaç kez ya gördüm ya görmedim. Bir atanacağım zaman Londra’ya çağırdı, otel odasında konuştuk, o kadar..
(...)
MB- Irak'ta nasıl bir düzen kurulacak?
ŞA- Bunu belki ABD de bilmiyor. Ama terör gruplarını kullanmak istiyor. Biz halkın mücahitlerine karşı tavır değişince tedirgin olduk. Başta onları yok etmek üzere plan yaptılar. Sonra baktık, halkın müc. ile anlaşmışlar, İran için kullanmayı planlıyorlar..
Abd-Irak
ŞA- Abd ile komşu olduk. Çok hızlı gidiyorlar ama, böyle devam edebilirler mi? Bence zor görünüyor. Kafalarındaki planların tümünü yaşama geçirmeleri zor bence.
MB- Bir imp. sorunları sadece silahla çözmeye başlamışsa, çökmeye başlamış demektir.
ŞA- Aynen öyle. Ben ABD'nin çökebileceği kanaatindeyim... Bizimle iş yapma istekleri konusunda bir kararlılıkları vardı. Yani her şeyi hazırlamıştık. (MB- yaka kartları bile basılmıştı) Evet... ama bu 40 bin adam nasıl çıkarılacak, bu konuda da herkesin kafasında bir endişe vardı.
İS- ABD bu Kürtleri ne yapacak?
ŞA- Her şey ortada... Kürtler baştan beri ABD ileydi. Bize Barzani Talabani geldiğinde hep, ABD Saddam'ın adamlarını satın aldı. Savaş uzun sürmeyecek, bütün planlarınızı buna göre yapın' dedi ama, doğrusu biz bu kadar olduğunu düşünmedik. devrim muhafazılarının komutanlarını satın almışlar.
Ordu’dan gelen ihtilale hazır
ŞA- Cumhuriyet'in manşeti (Genç Subaylar Rahatsız) çok etkili oldu. Bu haber başka yerde çıksa başka değerde olur, bir de sizin imzanız var... Kaynağınız ne bilmiyorum ama, önemli olmalı... Eğer mektuplarsa bize de geliyor. İstanbul'dan birinci ordudan geliyor. Oraya baksan birinci orduda her şey hazır, ihtilale hazırlanıyorlar.
MB- Kaynaklar sağlamdı.
'Ordu'daki çatlaktan AKP yararlanır'
ŞA- Gazetecilik olarak diyeceğim bir şey yok.
Haberin devamını okumak için tıklayın.
|
|
Diğer haberler:
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|