|
|
Lehman Brothers’ın iflası Türkiye ve dünyayı dün yine fena sarstı. İMKB’de iki günde yaşanan değer kaybı yüzde 9’a ulaştı: 33 bin 736. Bütün piyasalar etkilenirken en ağır yara Rus borsasında. Yüzde 16’nın üzerinde kayıp yaşanınca işlemler bir saatliğine durduruldu. Dolar ve Avro fırladı. Lehman’ın iflasının ardından bankacılık devi UBS, iflasların Avrupa’ya da yayılabileceğini, tek çözümün dev ortaklıklar kurmaktan geçtiğini açıkladı
|
Lehman Brothers’ın göndere diktiği iflas bayrağı, Bank Of America’nın Merrill Lynch’i batmaktan son anda kurtarması, Wachovia ve AIG gibi diğer dev finans kuruluşlarının sıradaki isimler olup olmadığına ilişkin tartışmalar üzerine global finansal sermaye, sistemi çökmekten kurtarmak için çözüm arıyor.
YENİ SÜREÇ BAŞLIYOR • Bu çerçevede mortgage krizinde zarar batağına en erken saplanan uluslararası bankacılık devlerinden UBS de, son yaşananların ardından bir global bankacılık raporu yayınladı. Singapur devlet fonu GIC’den 11.5 milyar dolar taze kaynak alarak tekrar ayağa kalkabilen UBS’in hazırladığı bankacılık raporu yakın geleceğe ilişkin oldukça çarpıcı öngörüler içeriyor. Bankacılık krizinin, zorunlu konsolidasyona neden olabileceğini söyleyen UBS’in iddiasına göre finansal sistem yeni bir sürece giriyor.
DEV ORTAKLIKLAR YOLDA • Bu süreçte UBS, konsolidasyon ve birleşme zorunluluğunun öncelikle bağımsız yatırım bankacılığı şirketlerinden başlayacağını belirtti. Buna göre, gelecekte sektördeki büyümenin kilit noktası büyük montanlı toplu sermaye olacak. Bu nedenle de Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi dev yatırım bankaları nakit akışı ve fonlama ihtiyacını karşılayabilmek için güçlü sermayeye sahip stratejik ortaklar bulmak zorunda kalabilir. Bu bankaların bulacağı stratejik ortakların ticaret bankaları, hatta tröst bankaları bile olabileceği belirtiliyor. UBS’in bu öngörüleri JP Morgan ile Bear Stearns ve en son Bank Of America ile Merrill Lynch birleşmelerine benzer dev boyutlu ortaklıkların devamının geleceği şeklinde yorumlanıyor.
3 TRİLYON DOLARLIK FİNANSMAN • Yeni dönemle birlikte seküritizasyon kredileri ve bono ihraçları gibi kaynaklarla toplu sermaye bulmanın zorlaşacağını tahmin eden UBS, borç alma maliyetinin de çok yükseleceğini iddia etti. Yüksek bono portföylerine yönelik fonlama ve likidite ihtiyacının önümüzdeki iki yılda bankaları sıkıntıya sokacağı da düşünülüyor. Amerika ve Avrupalı bankaların önümüzdeki dört ay içerisinde 558 milyar dolar, 2009’da 1 trilyon 334 milyar dolar ve 2010’da 987 milyar dolar olmak üzere, önümüzdeki iki yıl dört ay içerisinde toplam 2 trilyon 879 milyar dolarlık bonoyu yeniden finanse etmesi gerektiğine dikkat çeken UBS, bu açıdan İzlanda, İrlanda ve İngiltere bankaları ile İspanyol kamu bankaları gibi yüksek kredi/mevduat oranına sahip bankalara dikkat etmek gerektiği uyarısında bulundu.
GLOBALLER KAZANACAK • Dünya çapında bankacılık işleri yapanların bu süreçten fayda sağlayabileceğini söyleyen UBS özellikle HSBC, JP Morgan ve Credit Suisse gibi bu tanıma uyan bankaların, kaynak bulma konusundaki alternatif çeşitliliği, güçlü bireysel mevduat im-kanları ile krizden pazar paylarını artırarak sıyrılabileceğinin altını çizdi.
SİSTEMATİK RİSK ARTACAK • UBS raporuna göre önümüzdeki dönemde Amerikan Merkez Bankası, piyasalara yaptığı nakit desteğini genişletip süresini uzatabilir. Bu durumda güçlü finansal kuruluşlar ile zayıf finansal kuruluşlar arasında gerçekleşebilecek birleşme ve satın almaların kuralı değişebilir. Raporda geçmiş finansal krizlerde serbest piyasaya yapılan kamu müdahalelerinin bankacılık sektörünün sistematik problemlerini çözemediği anlatılırken, bu tür müdahalelerin ABD’de en son 80’li , Japonya, Asya ve İskandinavyada ise 90’lı yıllarda görüldüğünü hatırlattı. Raporda, mevcut bankacılık krizinin devamı halinde sermaye, finansman problemlerinin de her geçen gün artacağı uyarısında bulunuldu.
AIG’YE 20 MİLYAR DOLAR DA YETMEDİ • Batmak üzere olan Bear Sterns bankasının kurtarıldığı ve devletin, konut kredisi şirketleri Fannie Mae ve Freddie Mac’i devraldığı ABD’de piyasalar durulmuyor. ABD’li dünyanın en büyük sigorta şirketi American International Group (AIG) zor dönemeçte. AIG’nin varlığı kredi derecelendirme kuruluşlarının kredi notunu düşürmeleri sonrasında tehlikeye girdi. Aktarılan 20 milyar doların yetersiz kalacağı ve bunun 70-75 milyar doları bulacağına dikkat çekiliyor.
Hisseleri önceki gün New York Borsası’nda yaklaşık yüzde 61 değer kaybeden ve değeri bu yıl yaklaşık yüzde 92 düşen AIG’nin merkezinin bulunduğu New York eyaletinde yetkililer, şirkete 20 milyar dolar kredi sağlarken, şirketin uzun vadede kurtarılmasının ek sermayeye bağlı olduğu belirtildi. Şirketin küresel kriz nedeniyle üç çeyrektir zarar ettiº ve zararının 25 milyar doları buldu. Bu arada, ABD Merkez Bankası’nın (FED), JPMorgan Chase ve Goldman Sachs’tan AIG’ye 70 milyar ila 75 milyar dolarlık kredi desteği sağlanmasını istediği kaydedildi.
NOTU DÜŞTÜ • Öte yandan, Moody’s AIG’nin notunu iki kademe düşürerek ‘Aa3’ten ‘A2’ye, Standard & Poor’s üç kademe düşürerek ‘AA-’den ‘A-’ye ve Fitch ise iki kademe indirerek ‘AA-’den ‘A’ya çekti. AIG’nin notunun halen yatırım yapılabilir seviyesinde olmasına rağmen, bu kredi derecelendirme kuruluşlarının AIG’nin notunu daha da düşürebileceği belirtildi.
25 MİLYAR DOLAR ZARAR • Küresel kredi krizi nedeniyle AIG, son üç çeyrekte yaklaşık 25 milyar dolar zarar etti. AIG İngiltere’de en çok ünlü İngiliz futbol kulübü Manchester United’ın sponsoru olarak tanınıyor.
GOLDMAN SACHS’IN KÂRI YÜZDE 71 DÜŞTÜ • ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs’ın üçüncü çeyrek kârı yüzde 71 düştü. Goldman Sachs, 29 ağustos’ta sona eren çeyrek itibariyle 845 milyon dolar (hisse başına 1,81 dolar) kâr ettiğini açıkladı. Banka geçen yıl aynı dönemde 2,85 milyar dolar (hisse başına 6,13 dolar) kâr etmişti.
Açıklamada, bankanın geçen yıl aynı çeyrekte 12,3 milyar dolar olan gelirleri de yüzde 51 düşerek 6,04 milyar dolara geriledi. Lehman Brothers ve Bear Stearns’ın iflas etmesi, Merrill Lynch’in Bank of America’ya satılmasının ardından, Wall Street‘te önemli yatırım bankaları olarak geriye Goldman Sachs ve Morgan Stanley kaldı.