|
|
Cumhurbaşkanı Gül’e, New York merkezli Dış Politika Derneği tarafından Türkiye’nin Ortadoğu’daki barışın gelişmesi için gösterdiği çabalardan dolayı madalya verildi. Gül’e göre madalya, Türk dış politikasının takdir edilmenin bir ifadesi
|
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, New York merkezli Dış Politika Derneği (FPA) tarafından Türkiye’nin Ortadoğu’daki barışın gelişmesi konusunda gösterdiği çabalardan dolayı madalya verildi.
Dış Politika Derneği tarafından düzenlenen “Dünya Liderlik Forumu”na katılan Abdullah Gül, kendisine sunulan madalyanın, Türkiye’nin sorunlu Ortadoğu bölgesine uzun süreli barış ve istikrarı getirmek için gösterilen kalıcı çabalara yaptığı katkının uluslararası topluluk tarafından takdir edildiğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.
Gül, Ortadoğu ile jeopolitik yakınlığıyla tarihsel ve kültürel bağlarının, Türkiye’nin bölgede meydana gelen gelişmelere özel olarak eğilmesine neden olduğunu vurguladı.
FİLİSTİN SORUNU • Konuşmasında Gül, Filistin sorununun bölgede ana konulardan biri olmayı sürdürdüğünü anlattı. Gül, Türkiye’nin de katıldığı Annapolis Konferansı ile başlayan sürecin ardıından Filistin sorunun çözülmesi yönünde yıllardan beri barış için en iyi fırsatın yakalandığını ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini söyledi.
İRAN • İran konusuna da değinen Gül, “Ortadoğu, zaten çatışma ve gerginliklerle taşıyabileceğinden fazla sorumluluk yüklenmiş durumda” diyerek İran nükleer programıyla ilgili sorunun “acil, ama diplomatik” çözüm gerektirdiğini vurguladı.
LÜBNAN MESELESİ • Lübnan’ın istikrarının da Ortadoğu’daki barış ve güvenliğin sürdürülmesi için stratejik önemde olduğunu kaydeden Gül, “Lübnan’ın egemenliğini, siyasi bütünlüğünü ve bağımsızlığını desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu. Gül, Türkiye’nin Doha Anlaşması’nı da memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, Suriye’nin, bu anlaşmayı desteklemesinin bile kendi içinde bir başarı olduğunu dile getirdi.
KERKÜK VE PKK • Gül, Irak’ta son dönemde güvenlik alanında bir iyileşme yaşandığını belirterek, “İyileşmiş bir güvenlik ortamı Iraklılar arasında ulusal uzlaşma çabalarını kolaylaştırır ve nihayet durumun normale dönmesini sağlar” dedi.
Kerkük’ün üç ana etnik grubu arasında adil ve dengeli bir güç paylaşımı mekanizması sağlanmasının gerçek ve kalıcı bir ulusal uzlaşı için önemli olduğunu ifade eden Gül, “Türkiye, güçlü, birleşik ve istikrarlı bir Irak görmek istiyor” diye konuştu.
Gül, Irak’taki Kürtler ile ilgili bir soru üzerine “Biz onları (Iraklı Kürtleri) Irak ile Türkiye arasındaki dostluğu geliştirici ve pekiştirici bir yapı olarak görüyoruz” dedi. Gül Türk-Irak ilişkilerinin gündeminden PKK’nın varlığının çıkartılmasının ikili işbirliğine güç vereceğini belirttti.
KAPATMA DAVASI • Cumhurbaşkanı Gül, AKP’ye yönelik kapatma davası ve Türkiye’nin siyasal istikrar açısından durumunun sorulması üzerine ise şöyle konuştu: “Bir iç meselemiz vardı, mahkeme kararıyla bu neticeye bağlandı. Türkiye, AB ile müzakerelere başlamış bir ülkedir. Biz bu yönde köklü reformlar yaptık, Anayasa ve kanunları değiştirdik ve demokratik standartları yükselttik, Avrupa Birliği seviyesine yaklaştırdık, hala noksanlarımız vardır, bunları yapmakta çok kararlıyız.”
LAİKLİK • Gül, kendisine yöneltilen laiklikle ilgili sorular üzerine “Bir taraftan hukuk devleti olmanız, bir taraftan kuralların gayet açık olması, bir taraftan ülkede açık şeffaflığın olması, herkesin hesap verebilir olması ama herkesin temel hak ve özgürlüklerinin garanti altına alınmış olması ve ifade hürriyetinin insan haklarına saygının garanti altında olması. Bunların İslam’la çelişki içinde olduğuna inanmıyorum. Müslüman topluluklar da bütün bunları gerçekleştirebilirler” diye konuştu.
RESEPSİYONDA HALTERCİ KONUK • Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baki İlkin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onuruna New York’taki Türkevi’nde bir resepsiyon verdi. Resepsiyona Abdullah Gül ve eşi Hayrünissa Gül, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve eşi Zeynep Babacan ve Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’in yanısıra bir çok diplomat yer aldı. Yabancı ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının da büyük ilgi gösterdiği resepsiyona katılan Nauru Devlet Başkanı Stephen’ın bir halterci olduğu ve uzun yıllar halterci Naim Süleymanoğlu ile yarışmalarda mücadele ettiği, ancak Süleymanoğlu’nu geçemediği öğrenildi.