|
|
RAFFİ A. HERMONN * / Demokrat dostların, 1915 ve inkâr yasası konusunda kullandıkları dil, ne kadar da devletin resmi dilini andırıyor
|
Bazı sözlerin kim tarafından söylendiğinin bilinmesinde fayda var... 25 yıl Fransa’da yaşadığı süre içerisinde, 12 yıl boyunca Türkiye, Ermenistan ve Fransa Dışişleri Bakanları’nın bilgisi dahilinde ‘Ermeni- Türk Demokratik Diyalog Hareketi’ ile ‘Halk Diplomasisi’ yapan birisi bu satırların yazarı. Ermenistan ve Ermeni Basınında Türk bayrağı yakılmasından tutun, 1915’ten bahsedildiğinde, ‘ler’ veya ‘lar’ gibi genelleştirici -çoğul yapımı ekler kullanımını eleştiren de birisi. Fransız Senatosu Başkanı, Christian Poncelet’nin sübvansiyonuyla 17 Haziran 2000 tarihinde Senato binasında, moderatör olan, Henri Alleg’in, açılış konuşmasında ‘(...) Bu toplantıyı açarken, Fransız devletinin Cezayir halkına karşı yaptığı ve bugüne kadar telaffuz etmediği insanlık suçundan dolayı bir özre ve borç yükümlülüğü altında bulunuyor’ vs. diyebildiği, bir uluslararası diyalog toplantısı (arkadaşları Ragıp Zarakolu ve Jean Claude Kebapçıyan ile) düzenlemiş birisi de...
Fransız (Avrupa basınında, haftanın ilginç makalelerden bir seçki yaptığı) ‘Le Courrier international’ dergisinde çıkan yazımızda; Ermeni Diyasporası’nın ‘belli’ çevrelerine yönelik -zira yekpare, bir tek, blok halinde değil- ‘Sorun Ermenistan-Türkiye arasında çözülür, üçüncü ülkelerin oyununa gelmeyelim’ diye yazdığı için, nice sıfatlarla taçlandırıldığını tahmin edebilirsiniz...
Bunları, aşağıdaki satırların, yazarının kimliği hakkında fikir sahibi olarak okunduğunda, daha doğru değerlendirileceğine inandığım için hatırlatmakta fayda gördüm.
Temcit pilavı ısıtılıyorken dost bildiklerin...
Yılların, antika mutfağındaki tozlu raflardan, sararmaya yüz tutmuş ‘Menü’ içinde yazılan ‘1915 Büyük Felaketi’ diye bilinen asla bayatlamayan temcit pilavı, ısıtıp Avrupa sofrasına sunulmaya çalışılıyor...
Burada, çok şükür ‘Yok, biz asla böyle bir şey yapmadık, asıl onlar yaptı! Veya Eğer yapmış isek, boşuna yapmamışız, onlar kaşınmış biz de gereğini yapmış, kantarın topunu biraz kaçırmışız!’ gibi malum zihniyet ürünü ifadelerle artık uğraşmıyoruz...
Şimdi ‘AK Partisi değil, kim iktidarda olsaydı yine aynı gelişmeler olacaktı; bunlar biraz da dünya ve Türkiye konjonktürü sayesinde oldu!’ vs. diyenler olacaktır.
Haberin devamını okumak için tıklayın.