|
|
Edebiyat otoritelerince geleceğin en parlak yazarları arasında gösterilen Jonathan Safran Foer, Amerika’nın dünyaya çok şey verdiğini ama çok az şey aldığını düşünüyor.
|
Jonathan Safran Foer ismini Türkçeye Siren Yayınları tarafından kazandırılan Her Şey Aydınlandı adlı kitabıyla tanımıştık. Musevi kökenli Amerikalı bir gencin ailesinin köklerini araştırmak üzere zaman, mekân ve hafıza üçgeninde; Ukrayna’nın Odessa kentine gitmesini, Nazilerin Ukrayna’yı işgali sırasında büyükbabasının hayatını kurtaran kadını arayışını keskin zekayla çevrelenmiş dil oyunlarıyla anlatıyordu. Bu romanda yazar bir bakıma kendi büyükbabasının hikâyesinden ilham almıştı. Daha sonrasında Jonathan Safran Foer’in Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın romanıyla tanıştık. 11 Eylül saldırılarında babasını kaybeden küçük Oskar’ın hikâyesini anlatan roman, akıcı dili, zengin anlatımı ve alışılmışın dışında tekniğiyle “içinde yaşadığımız zamanların bir klasiği” olarak nitelendirildi. Bu iki şahane kitabın yazarı olan Jonathan Safran Foer 33 yaşında ve Amerika’nın en çok ses getiren, verimli yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. Yazdığı her şey edebiyat otoriteleri tarafından özellikle dili ve kurgusu yüzünden övgü yağmuruna tutuluyor. New Yorker’ın kendisini gelecek vaat eden en iyi 20 yazardan biri olarak seçmesinin ardından kendisine ulaştık ve yazarlık hayatını konuştuk.
Princeton gibi bir okulda almış olduğunuz felsefe eğitiminin yazın hayatınızdaki etkisi ne oldu?
Aslında cevaplanması çok da kolay bir soru değil. Hayatlarımızı kıyaslayabileceğimiz bir başka hayatımız yok. Belki başka bir okula gitseydim ya da hiç okula gitmemiş olsaydım bambaşka biri olurdum ya da tıpatıp bugün olduğum yerde olurdum, kim bilir...
İlk romanınız Her Şey Aydınladı ile National Jewish Book Award ve Guardian First Book Award’ı kazandınız, ardından 21. yüzyılın gelecek vaat eden yazarı olarak gösterildiniz. Tüm bunlar üzerinizdeki baskıyı arttırdı mı?
Her yazar kendisini farklı şekillerde baskı altında hisseder. Örneğin hayatınızı kazanma mücadelesi, herhangi bir alanda yer edinme mücadelesi gibi. Ama benim için bunlar “iyi bir şey ortaya çıkarma” baskısının yanında çok ufak detaylar olarak kaldı. Bu sizin hayatınız, her şeyinizi içeriyor. Benim sayfama bakmak sizi çok heyecanlandırabilir ama beni heyecanlandıran ne kadar çok insanın benim “iyi” kavramıma sahip olduğunu görmek.
Haberin devamını okumak için tıklayın.