|
|
|
|
|
|
Anadilde siyaset -
Taraf/AYLAN UNCU/ANKARA-ÇETİNER ÇETİN/ERBİL
- Istanbul -
24.02.2009
|
|
|
DTP’li Ahmet Türk, Kürtçe’nin yasaklı yıllarında verdiği sözü tutarak Meclis kürsüsünden anadilinde seslendi. DTP lideri Ahmet Türk, Dünya Anadil Günü nedeniyle Meclis kürsüsünde anadilini konuştu. Türkçe başladığı konuşmasını Kürtçe sürdüren Türk, DTP’lilerce uzun süre ayakta alkışlandı. 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi’nde Kürtçe konuştukları için baskı gördüklerini hatırlatan Türk, “Bir gün resmi bir toplantıda anadilimde konuşacağıma sessizce söz vermiştim” dedi. Meclis Tv’den canlı yayınlanan DTP grup toplantısı, Türk’ün Kürtçe konuşmaya başlamasıyla “Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’ne aykırı” olduğu iddiasıyla kesildi. Oysa Meclis’te Kürtçe konuşulmasının önünde yasal bir engel yok
|
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Meclis’te grup toplantısının açılışını Türkçe yaptıktan sonra, “Hem Kürtçe üzerindeki anlamsız yasakların sürüyor olması, hem anadil korkusunun yapay bir korku olduğunu anlatmak için” konuşmasını Kürtçe yaptı. DTP içinde bir süredir devam eden TBMM kürsüsünden Kürtçe konuşulması tartışması, dün fiilen Ahmet Türk tarafından hayata geçirildi. Grup toplantısına eşbaşkan Emine Ayna ve milletvekilleriyle birlikte gelen Türk, konuşmasına 21 Şubat’ın 2000’den bu yana BM’nin kararıyla “Dünya Anadil Günü” olarak kutlandığına dikkat çekerek başladı. Türk, DTP’lilerin Kürtçe konuştukları için cezalan-dırıldıklarını ancak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın mitinglerde Kürtçe konuşmayı kendine bir hak olarak gördüğünü ifade ederek, “İkiyüzlü yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.
Verdiği sözü gerçekleştirdi Türkiye’de resmi dilin Türkçe olmasına herhangi bir itirazlarının olmadığını vurgulayan Türk, Kürtçe üzerindeki yasakların kalkması ve Anayasal güvenceye bağlanması talebini tekrarlayarak, konuşmasına Kürtçe devam etti: “Darbe döneminde kendi dillerinden başka dil bilmeyen Kürtler, çok baskı gördü. Birçok kişi tutuklandı ve zindana atıldı. Ben de tutukluydum. Ailelerimiz ziyarete geliyordu, başka dil bilmedikleri için Kürtçe konuşmak istiyordu. Ancak Kürtçe konuşmanın hem bize hem de kendilerine yönelik baskı aracı olduğunu ve bu yüzden dayak yediğimizi bildikleri için Kürtçe konuşmuyorlardı. Biz buna rağmen bazen ‘nasılsın anne’ diyorduk. Onların yüreği kırılmadan dönmelerini istiyorduk. Sonra bunun baskısını görüyorduk, dayak yiyorduk. O zaman kendime söz verdim. ‘Bir gün, resmi bir toplantıda anadilimle konuşacağım’ dedim.”
Arzu’ya ‘sessiz böcek’ dedi Türk, “Serok vezir” dediği Başbakan’ın birkaç gün önce Diyarbakır’da AKP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kudbettin Arzu için söylediği “atom karınca” sözüyle “Bana göre olsa olsa sessiz böcektir (kêzik)” diyerek dalga geçti. Türk, konuşmasında Kürt şair Cigerxwin’in de anadili öven dizelerinden birini okudu. Konuşmasının ardından Türk’ü ayakta alkışlayan DTP’lilerin duygulandığı görüldü. Taraf’ın görüştüğü Arzu, “konuşmadan haberim” diyerek tartışmaya girmedi.
Türk’ten tepkilere tepki Türk, konuşması sonrası soru yağmuruna tutuldu. Konuşmanın bir grup çalışması olduğunu belirten Türk, “Şimdi birileri çıkacak parlamentoda böyle bir şey olur mu diyecek. Eğer bu öyle ele alınırsa o zaman çarşaflıların da gruplara gelmemesi lazım. Çünkü onların genel kurula gelmesi kabul edilemez ama gelip grupta oturuyorlar. Biz dillerin güzelliğini anlatmak, bu dillerin üzerindeki yasal engellerin kaldırılması için bunu yaptık. Türkiye için bu bir fırsat” dedi. Türk, bir başka soru üzerine “Tabi ki bundan sonraki çalışmalarımızı resmi dille parlamentoda yapacağız” dedi. TRT-3’ün yayını kestiğinin anımsatılması üzerine “Onu tahmin ediyorduk” diyen Türk, “Kürtçe serbest diye propagandası yapıldı. Biz de Kürtçe serbest mi değil mi görmek istiyoruz” diye konuştu.
Leyla Zana da Kürtçe yemin etmişti 1991 yılında SHP’den milletvekili seçilerek Meclis’e giren Leyla Zana, Meclis Genel Kurulu’nda yeminini Kürtçe yapmıştı. Dönemin SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’nün isteği üzerine Leyla Zana ile bir grup milletvekili istifa ederek Demokrasi Partisi’ne (DEP) katıldı. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu gelişmenin ardından Leyla Zana, Hatip Dicle, Sırrı Sakık ve arkadaşları, 2 Mart 1994 tarihinde Meclis bahçesinde gözaltına alınmış, Türk Ceza Kanunu’nun 168. Maddesi’nden yargılanarak ‘örgüt üyesi olmak’tan 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Zana vakasından sonra 2007 seçimi sonrası Meclis’e giren DTP’liler, yaptıkları konuşmalarda zaman zaman Kürtçe ifadeler kullanıyorlardı. TBMM’de Kürtçe konuşma yolunda bir karar oluşturulacağı yolundaki haberler yoğunlaşınca TBMM Başkanı Köksal Toptan, bunun mümkün olmadığını söylemiş, gazetemiz Taraf da bunu “Rojbaş Başkan” (Günaydın Başkan) başlıklı haberiyle okuyucuya duyurmuştu. Çünkü milletvekilleri TBMM kürsüsünde yaptıkları konuşmalarda Kürtçe cümleler de kullanmışlar ve bunlar tutanaklara yansımıştı.
Haberin devamını okumak için tıklayın.
|
|
Diğer haberler:
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|