1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 24 Mayıs 2012 Perşembe 03:48
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Aydınlar... - Taraf - 07.10.2010

Aydınlar...   İSMAİL BEŞİKÇİ * / Evlatları devlet güçlerince öldürülenler haklarını arayabiliyorlar. Yakınları PKK tarafından infaz edilenler sessizliğe gömülmüş durumdadırlar

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Aydın geri bırakılmış üçüncü dünya toplumlarında varlığı yokluğu en çok hissedilen bir toplumsal kategoridir. Aydın aynı zamanda çok tartışılan, çok eleştirilen, zaman zaman aşağılanan, suçlanan bir kategoridir. Ama hiçbir toplum, özellikle de geri bırakılmış üçüncü dünya toplumları aydınsız yapamaz. Toplumsal ve siyasal gelişmeler aydının varlığıyla çok yakından ilgilidir.

Aydın toplumsal ve siyasal sorunları çözen, çözüm önerileri ortaya koyan bir kategori değildir. Aydın, toplumsal ve siyasal gelişmeleri izleyen, sorun ortaya koyan bir kategoridir.

Sorunları çözmek siyasetçilerin işidir. Siyasetçiler toplumsal ve siyasal güçleri oranında sorunları çözmeye, çözüm önerileri geliştirmeye çalışırlar.

Bir toplumda aydın örgütlü bir kategori değildir. Aydınların örgütlenmesi anlamlı da değildir. Aydın, aydınlar, tek tek bağımsız kişilerdir. Siyasetçiler elbette örgütlü olmak, halk tabanında örgütlenmek durumundadır.

Bugün Kürt sorunu çok konuşulan, tartışılan bir aşamaya gelmiştir. Televizyonlarda, radyolarda, gazetelerde, konuşmaları, tartışmaları izlemek mümkündür. Siyasal partiler tarafından, çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından Kürt sorununu dile getiren toplantılar, paneller, konferanslar düzenlenmektedir. Kürt kamuoyu, Türk kamuoyu bunları ilgiyle izlemektedir. Kürtlerde gelişen bu süreç, Ermenileri, Asuri- Süryanileri, Çerkesleri, Lazları da etkilemekte, onlar da milli haklarına sahip çıkmaya çalışmaktadırlar. Müslümanlıktan ayrı dinsel bir grup olarak Kızılbaşlar, (Aleviler) de kendi inançlarını yaşama mücadelesi içindedir. Bütün bunlar, sorunun kendini dayattığı, çözümün gündeme geldiği anlamına gelmektedir. Sorunu çözümsüz bırakmak, sürüncemede bırakmak, her şeyden önce, halkın hükümete verdiği desteği aşındırır, sorunun daha da büyümesini, çapraşıklaşmasını sağlar.

Bugün Kürt sorunuyla ilgili olarak ancak çözüm konuşulmaktadır halbuki Kürt sorununda önemli olan, sorunun temel niteliğidir. Ortadoğu’nun ortasında, bölünmüş, parçalanmış, paylaşılmış bir durumda 40 milyonsun ama hiçbir uluslararası kurumda hak, hukuk, özgürlük dendiği zaman senin adın geçmiyor. Hiçbir uluslararası kurumda sen yoksun. Birleşmiş Milletler’de, Avrupa Konseyi’nde, Avrupa Birliği’nde, İslam Konferansı’nda, İslam Kalkınma Örgütü’nde sen yoksun, gözlemci bile değilsin. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT’te sen yoksun. Senin adın sadece “terör” dendiği zaman geçiyor. “terörü yok edeceğiz, terörü ezeceğiz” şeklinde... Ama nüfusu 30 bin civarında olan, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi üyesi olan Andorra, San Marin, Monaco, Liechtenstein gibi devletler, senin geleceğini belirlemede rol sahibidirler. Örneğin Avrupa Konseyi’nin “Ortadoğu’da Kürt devleti kurulmasına karşıyız”, “Ortadoğu’da sınırların değişimine karşıyız” gibi kararlarında bu devletlerin de imzaları var. Bunların sadece Kürtler için söylendiği açıktır. Filistinli Araplar için ayrı bir devletin kurulması, Filistinli Arapların İsrail egemenliğinden kurtarılması, Birleşmiş Milletler’in de Avrupa Konseyi’nin de, Avrupa Birliği’nin de, İslam Konferansı’nın da, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın da benimsediği, desteklediği bir süreçtir.

Ortadoğu’da görülen bu statükonun Kürtlerin aleyhine olarak kurulduğu çok açıktır. Ortadoğu’nun ortasında, Kürtlerin ve Kürdistan’ın bölünmesi, parçalanması ve paylaşılması, bilinçli olarak düşünülmüş, yaşama geçirilmiş bir tasarımdır. Bu planın dört başı mamur bir şekilde yaşama geçirildiği biliniyor. Bu elbette önemli bir durumdur ve çözümden bağımsız olarak düşünülmesi, irdelenmesi, tartışılması gerekir.

Bu yazıyı kaleme almamın nedeni, Hasan Bildirici’nin kurdistan-post’da yayınladığı “İktidarın Kürt Yazarları” (21.04.2010), “Tetikçi Atalarım” (25.04.2010), “Burkay ve Anıları” (29.05.2010), “Evetçiler” (26.08.2010), “Kürt İsmi Sayarak” (12.09.2010) gibi yazılarıdır.

Bu arada, sitede, referandum sırasında “evet” oyu vereceklerini açıklayan aydınlara karşı çok aşağılayıcı, suçlayıcı yazılar da yer almıştır. Bu yazılar biraz da şımarıkça yazılardır. Bu yazılar da, bu yazıyı kaleme almama neden olmuştur.

Bu yazılarda Ümit Fırat, Kemal Burkay, Orhan Miroğlu, Muhsin Kızılkaya gibi Kürt yazarlarının ve Kürt aydınlarının düşünceleri ve eylemleri ele alınmaktadır.

Bu yazılar, eleştiri içeren yazılar değildir. Aşağılamaya, suçlamaya dönük yazılardır. Bu yazarların, aydınların, Türk televizyonlarında sık sık görünmeleri “devlet kendi Kürdünü yaratıyor” , “bunlar rantiyedirler” mantığıyla ele alınıyor. Bu değerlendirmeler yanlıştır. Bu arkadaşları ben de tanıyorum. Mütevazı yaşantıları var. Ümit Fırat ailesine, arkadaşlarına bağlı bir kişidir. 50 yıllık, belki daha fazla yıllık arkadaşları var. Kendisiyle barışık bir kişidir. Kürt değerlerine de bağlıdır.

Kürt sorunu artık kendini dayatmıştır. Televizyonlarda, radyolarda bu konuyla ilgili programlar yapılması, gazetelerde sık sık yorumlar görülmesi, tartışmalar yapılması, sorunun şöyle veya böyle çözüm yoluna girdiğini gösterir. Çözümün olup olmayacağı, ne zaman olacağı, önerilerin herkesi memnun edip etmeyeceği ayrı bir konudur.

Haberin devamını okumak için tıklayın.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Her Taraf Haberleri:
 Ya Arafat ya mahşer
 Gerçek, yalnızca gerçek...
 Silivri Cezaevi’nde oynanan tiyatro
 Sol içi şiddeti konuşalım mı
 Hocam hakkımız ne
 “Aydın düşmanlığı”na vacip olan yorum
 Deniz ve Başbakan...
 Roboskî ne tarafa düşer usta

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Aydınlar...
24.05.2012 03:48:10