1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:47
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Babalar, oğullar, sevgililer üzerine - Taraf/BARIŞ YARSEL - Istanbul - 14.09.2009

Babalar, oğullar, sevgililer üzerine   Rock müziğin karanlık sesi Nick Cave’in yeni romanı Bunny Munro’nun Ölümü, baba-oğul ilişkisi ve evlilik üzerine tersinden yazılmış bir el kitabı adeta

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Karanlığın romantik prensi Nick Cave, ilk kitabı olan Ve Eşek Meleği Gördü‘den 20 yıl sonra yeni kitabı Bunny Munro’nun Ölümü’nü yazdı ve dünyanın mevcut durumu yetmezmiş gibi, kafası karışık ruhları daha da dibe itti.
Avi Pardo çevirisiyle Siren Yayınları’ndan 3 eylülde İngiltere ile aynı anda yayımlanan kitabın açılış cümlesi, okuyucuyu ilk anda uyarıyor: “Sonum geldi” diye geçirir içinden Bunny Munro, yakında ölecek kimselere özgü, ani bir farkındalıkla...” 
Böylece Nick Cave’in kimi zaman karanlık ve tedirgin kimi zaman coşkulu ve gürültülü dünyasına giriş kapısını, ardından gelecek olanları merak ederek aralıyoruz.
Cave’in romanının ana karakteri Bunny Munro, evli, bir erkek çocuk babası, kafası her daim karışık, sık sık alkol mesaisine kalan, aklı sürekli başka kadınlarda ve kapı kapı dolaşıp kozmetik ürünleri satan, ruhu kaybolmuş bir pazarlamacı. Bu yönüyle kitap evlilik hakkında olduğu kadar, baba oğul ilişkileri hakkında da bir nevi tersinden yazılmış el kitabı gibi okunabiliyor.

İyi bir baba olmak
Nick Cave de kitap hakkında konuşurken, baba olma duygusuna dikkat çekiyor. “Dünyada en çok hoşuma giden şeylerden biri baba olmak. Eskiden iyi bir sevgili ya da oğul olamadığımı düşünürdüm ama her zaman, içgüdüsel bir şekilde iyi bir baba olacağımı hissediyordum.” 
Farklı annelerden iki tane 19 yaşında oğlu ve şu anki beraberliğinden 9 yaşında ikiz çocukları olan Cave’in ne kadar iyi bir baba olduğunu bilemeyiz. Ancak son yıllarda müzikte Grinderman gibi yan projeleri de gerçekleştiren, çeşitli filmlere senaryolar, film müzikleri hazırlayan Nick Cave’in, önce bir senaryo olarak düşünülmüş ve sonrasında bir romana dönüşmüş olan bu kitabında, anlatı tarzının da 20 yıl önceki kitabına göre değiştiğinden emin olabiliriz. Ve Eşek Meleği Gördü‘de, dilsiz bir gencin aklından geçenlere odaklanıp, yer yer otomatik yazım örneklerine giren Cave, Bunny Munro’nun Ölümü’nde ise anlatım dili olgunlaşmış, kurguyu ve karakterleri sağlıklı biçimde geliştirmiş modern bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. Eğer bir yeraltı edebiyatı varsa, Nick Cave artık o heyecanı sürdürebilecek önemli bir yazardır. Sesli roman olarak da kaydettiği romanda kimi zaman sinematik bir anlatım hissedilirken, özenle yazılmış, epik Nick Cave şarkılarında her yanımızı saran o garip hava, kitap ilerledikçe okuyucuyu başarıyla benzer duygulara sürüklüyor.

Herkes birbirini sevsin
Yıllarca, kendi söylemiyle “Tanrı’yla kendine has ilişkisi” hakkında sayısız şarkı yazmış, aşk üzerine üniversitede ders vermiş Nick Cave, bir yandan The Road filminin müziklerini hazırlarken tamamladığı kitapta, ana karakterin karanlık, umarsız tavırlarında günümüz orta sınıfının arada kalmışlığını anlatıyor. Baba Bunny Munro ne denli sıkıntılı bir kişilikse, oğlu Bunny Junior o derece tatlı, sevecen bir çocuk. Bu zıtlığı oldukça başarılı anlatan Nick Cave, kitabın isminin verdiği ipucuyla, zaten lanetlenmiş babanın, tıpkı kendi sonunu bildiği halde bıkmadan usanmadan doğru bildiğini söyleyen İsa gibi yolunda ilerlemesini aktarıyor. Şarkılarında da yoğun Hıristiyan göndermeleri yapan Nick Cave romanında ise, başka tarafa bakmamızı istiyor. Çocuklara, bizi sevenlere. Bizim en kötü şeyleri yaptığımızı bildiği halde çiğ bir bağlılık duygusuyla bizi sevmeye devam edenlere. “Bizi sevenleri üzmeyelim” diyen Nick Cave’in kendi babasının trafik kazasında öldüğü haberini 19 yaşındayken karakolda sarhoşken öğrendiği düşünüldüğünde, kendini aslında oğullar tarafında konumlandırdığı söylenebilir.
Nick Cave bir komedyen gibi şakalar yaparak, hem Kafka gibi acı dolu bir ses tonuyla şiddet hikâyesi anlatarak “birbirimizi sevelim” diyor.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Kültür ve Sanat Haberleri:
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek
  Blues ney ile nefes buldu
  Sarhoşken 1.3 milyon dolar kaybeden adam
  Londra Filarmoni’den hapse giden yol
  Binoche ve Depardieu birbirine girdi
  Kimse duymazken Bono duymuştu...

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Babalar, oğullar, sevgililer üzerine
03.09.2010 05:47:27