|
|
ERCAN TATAR * / Tunus’taki isyanın temel çıkış noktası işsiz gençler olmasına karşın işsizlik halen sürüyor, hatta ayaklanma öncesine göre artmış
|
2011 yılı son haftası ile 2012 yılı ilk haftasında Tunus ve Libya’ya yaptığım turistik gezi sırasında Arap Baharı’nın halk üzerinde bıraktığı izleri gözlemlemek ve halkın beklentilerini dinleme fırsatı buldum. Arap Baharı’nı fiilen yaşayanların dışında farklı bir ülke yurttaşının bakış ve değerlendirmesiyle oluşan bu yazı, politik analiz değildir. Bu iki ülke politikasını belirleyen aktörlerle herhangi bir temasım olmadığından her iki ülkeyi gelecekte nelerin beklediğine ilişkin değerlendirmelerim, her türlü iddiadan uzak kişisel tahminlerimdir.
Tunus
Ülkenin güneyindeki Sidi Buzit kentinde 2010’un aralık ayında başlayıp, diktatör Bin Ali’nin ülkeyi terk ettiği 14 Ocak 2011 tarihine kadar süren gösteriler, üniversite gençleri ve meslek örgütleri üzerinde daha kalıcı olarak protesto gösterisi yapma alışkanlığı ve heyecanı yaratmış gözüküyor. Hükümetin politik kararlarını beğenmeyen gençler ve çalışan eğitimli kişiler, Habip Burgiba Bulvarı’ndaki 14 Ocak Meydanı’nda toplanıp hükümetin kararlarını protesto ediyor. Örneğin hükümetin basın mensuplarına yönelik uygulamalarının protesto edildiği ve hükümete ortak manifesto bildirilen bir gösteriye ben de tanık oldum.
Tunus’taki halk isyanının temel çıkış noktası işsiz gençler olduğundan işsizliğin halen sürüyor olmasını, hatta ayaklanma öncesine göre artmış olmasını ülkenin birçok kentinde protesto edenler, üniversite öğrencileri ile eğitimli işsizlerdi. Bu grup dışındaki halkın yaşamında fazla bir değişiklik gözükmüyor. Halkın haksız uygulamalara kayıtsızlığı ve bürokratlardan korkusu azalmış değil. Sokaklarda tanık olduğum birçok haksızlığı izleyen halka “Haksızlık yapan kişilere karşı birkaç söz söylemek Bin Ali’yi devirmekten daha mı zor!” diye sorduğumda bana tebessüm eden yüz ifadesi dışında bir tepki vermediler.
Facebook devrimi
Halkın büyük çoğunluğu Bin Ali’nin ülke yönetiminden uzaklaştırılmasından memnun durumda. Otobüste, kahvehanede veya minibüste ara sıra politik konuşmalar yapılıp eski yönetim ile yeni yönetimin karşılaştırması yapıldığında ayaklanmayı Facebook devrimi olarak tanımlıyorlar ve Facebook iletişiminin gücüne sempati duyuyorlar. Kıyafetinden ve konuşma tarzından hayatında bilgisayar kullanmamış oldukları kolaylıkla anlaşılan kadın ve erkekler, Facebook devrimi öncesi ve sonrasının uygulamalarını anlatırken ses tonları ve yüz ifadeleri zamanlara göre değişirken ‘Facebook devrimi’ kelimelerini kullandıklarında yüzlerinde hep tebessüm izlenebiliyordu. Tunus halkı Facebook iletişimini çok sevmişti.
İşsizlik oranı ve hayat pahalılığı iki kat artmış durumda
Ayaklanma öncesi işsizlik ve yolsuzluktan yakınan halkın bu yakınmaları devam ediyor. Halkın büyük bölümü yeni yönetimin işsizliğe çare olmadığını, fiyatların ayaklanma öncesine göre iki kat arttığını söylese de eğitimli gençler, devletin işsiz gençlere iş vermesini beklemediklerini, sadece işsizliği azaltacak girişimleri desteklemesini beklediklerini söylediler. İş veren devletin giderek despotlaşacağı tahmininde bulundular. Genelde eğitimli kişilerle üniversite öğrencileri henüz devrim yapılmadığına ama devrim için en önemli eşiğin aşıldığına, ülkede özgürlük ve refahın yaygınlaşmasının zaman alacağına, daha çok çalışmaları gerektiğine inanıyorlar.
Kadınların hak ve özgürlükleri
Tunus devleti laik bir devlet olmasına karşın muhafazakâr yaşam biçimi aile ve sokaklara çok egemen. Kuzey sahil kentlerinde türbanlı ve başı açık kadınlar görmek mümkün iken ülke güneyindeki kentlerde kadınların tamamı türbanlı. Halka açık kafe ve restoranlarda da muhafazakâr yaşam biçiminin izlerini görmek mümkün. Kuzey sahillerindeki kentlerde kadınlar ve erkekler aynı mekânlarda oturabilirlerken güney kentlerinde kafe ve restoran gibi mekânlarda sadece erkekleri görebildim. Görüştüğüm birkaç üniversite mezunu kadın, Bin Ali zamanında yönetimin başı açık kadınları teşvik ederek desteklediğini, başı açık kadınlar için pozitif ayrımcılık yaptığını ancak kadınların büyük çoğunluğunun aile ve sosyal baskı nedeniyle Bin Ali zamanında bile tesettüre bürünmeyi seçtiğini belirtiler. Ayaklanma sonrası hükümet halktan %70 oranında oy alan İslamcı bir parti olunca tesettür tercihinin daha da artacağı yönünde görüşler egemen.
Tayyip Erdoğan çok popüler
Benim Türkiye’den gelen bir turist olduğumu anlayan kişilerin Türkiye’ye ilişkin ilk tepkileri Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ismini bildirmek oldu.
Haberin devamını okumak için tıklayın.