|
|
Nobel ödüllü Polonyalı şair Szymborska, kedisine bunu yaptı sonunda
|
Nobel Ödüllü Leh şair Wislawa Szymborska, kanser hastalığı sonucu 88 yaşında hayata veda etti. Sekreteri Michal Rucinek, Krakow’da münzevi bir hayat yaşayan Szymborska’nın, ailesi yanındayken evinde öldüğünü açıkladı. Rucinek, Polonya televizyonuna yaptığı açıklamada, Szymborska’nın yeni şiirler üzerinde çalıştığını, fakat yeni bir kitap oluşturmak için şiirlerini düzenlemeye vakit bulamadığını söyledi. Rucinek, usta şairin son şiirlerinin bu yıl içinde yayımlanabileceğini de sözlerine ekledi.
Nobel Edebiyat Ödülü’nün verilmeye başlandığı 1901’den bu yana ödülü kazanan beşinci Leh olan Szymborska, Nobel’e değer görüldüğü 1996’da bile nispeten az şiir yayımlamıştı. O döneme kadar 50 yıllık çalışma hayatında, ince kitaplar halinde yaklaşık 200 şiir yayımlayan Szymborska’nın hayatı boyunca yayımlanan şiirlerinin sayısı 400’ü geçmez.
Nobel Komitesi Szymborska’yı “Şiirin Mozart’ı” olarak tanımlayarak, nüfuzlu konuları mizahla ele alırken, dilin zerafetini Beethoven’ın hırsıyla karıştırdı” demişti. Polonya Cumhurbaşkanı Bronislaw Komorowski, Szymborska’nın ölümü üzerine yaptığı açıklamada, “Szymbroska bizim koruyucu meleğimizdi” derken, “Biz, onun şiirlerinde, dünyayı daha anlaşılır kılan deha ürünü tavsiyeleri bulabiliyorduk” dedi.
Nobel trajedisi
Usta şairin şiirlerinin büyük bir kısmını İngilizceye çeviren Clare Canavagh, münzevi bir yaşam süren Szymborska’nın Nobel’e değer görülmesine çok şaşırdığını, hatta adeta felç geçirdiğini söyledi. Şairin arkadaşlarının bu duruma “Nobel trajedisi” dediğini anlatan Nortwestern Üniversitesi öğretim üyelerinden Cavanagh, Szymborska’nın en son birkaç yıl önce şiir yazabildiğini söyledi.
Mütevazı bir hayat süren Szymborska, hayatının büyük kısmını Krakow’da Zycie Literackie /Edebiyat Hayatı adlı dergide çalışarak geçirdi. Birkaç yılda bir ince ciltler halinde kitap çıkaran şair, Leh edebiyatının en önemli şairlerinden biri olarak kabul ediliyor. Polonya dışında çok tanınmayan Szymborska’nın şiirleri, konu ve dil bakımından yalın olmasına karşın, türettiği yeni kelimeleri kullanması ve sözcük oyunlarına sıklıkla başvurması nedeniyle tercümesi zor eserler arasında yer aldı.
Haberin devamını okumak için tıklayın.