1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 24 Mayıs 2012 Perşembe 04:28
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Birlikte ama ‘ayrı’ yaşadık - EYLEM DÜZYOL - 06.10.2011

Birlikte ama ‘ayrı’ yaşadık   EYLEM DÜZYOL - Birlikte yaşadığı halklarla barışık olmayan toplumlar, kaçınılmaz olarak şoven söylemin batağına sürükleniyor. Almanya’da da bu süreç yaşanıyor. Çözüm ise ötekileştirmeden birlikte yaşamdan geçiyor

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

ELLİ YILLIK GÖÇÜN KISA HİKÂYESİ / BERLİN - 2

Dünya savaşından büyük kapıp ve yenilgiyle çıkan Almanya, 1960’lı yılların başında davet ettiği ‘yabancı işçilerle’ hem ekonomikisini ayağa kaldıracak hem de Hİtler faşizmi nedeniyle ülkenin üzerine yapışan ‘faşizm’ algısını yok edecekti. Geçici bir süre için davet edilen ‘misafir’ işçilerin 50 yıl kadar ülkede kalması ve bu süre içinde toplumları bütünleştirecek politikaların uygulanmaması yıllar önce tarihe gömülmek istenen yabancı düşmanlığını ortaya çıkarmaya başladı.

Gideceğiz diyenler, hâlâ orada kalanların öyküsü...

50 yıllık süreç içinde misafirlerin kalıcı olduğunu anlayan evsahibinin bu farkındalığı homojen olmayan bir toplum yarattı, sıkıntılar giderek büyüdü.

Kucaklara bırakılan ‘entegrasyon’ sıkıntısı da Sarrazin’in özellikle de Türk göçmenlere karşı yazdığı hakaret dolu kitabını çıkarması ve kitabın Almanya’da satış rekorları kırmasıyla alevlendi.

Birlikte yaşadığı halklarla barışık olmayan toplumlar, kaçınılmaz olarak şoven söylemin batağına sürükleniyor. Almanya’da da aynı sürecin yaşanmaya başladığı görülüyor.

Bunu Berlin özelinde Almanlar ve Türkler arasında görmek mümkün. Her iki taraf da kendi ulusuna sarılarak asimilasyona direndiğini söylüyor ama görünen fotoğraf kimi yerde koyu bir ırkçı söylem olarak ortaya çıkıyor.

‘Onlar’ ve ‘Biz’ her iki toplumun çok kullandığı özne olarak karşımızda duruyor.

Almanya’daki Türkiyelilerin çoğunluğu ‘entegrasyon’ adı altında ‘asimilasyon’a uğradıkları görüşünde. Öncelikle çoğunluk toplumun, ‘onlarla’ ilgili son kararını vermeden önce bu insanları tanımaya çalışması ise bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Berlin’de Alman akademisyenler, bürokratlar, göçmenlerle çalışan derneklerle yaptığımız görüşmelerin dışında kimi ev kadını kimi sanatçı kimi akademisyen kimi yazar ve işadamı Türkiyeli göçmenlerle yaptığım söyleşiler, 50 yıllık göç sürecinde Türkiye’den giden göçmenlerin daha bilinçli hale geldiğini gösterse de bize, ‘uyumla’ ‘uyumsuzluk’ arasında hâlâ sıkıntılar çeşitli sıkıntılar mevcut.

Sarraz’in yazar da...

Berlin’de yaşayan gazeteci-yazar Murat Ham sadece bunlardan biri. Sarrazin’in söylemlerine karşı bir kitap hazırladı. Birinci nesil, ikinci, üçüncü ve dördüncü nesille konuşarak kaleme aldığı kitabını anlatırken, Sarrazin’in yarattığı ırkçı söylemin hayatlarını ne kadar olumsuz etkilediğini bizimle paylaştı. Murat Ham ikinci kitabını Sarazin’in tezlerini çürütme üzerine kurmuş. Prof. Dr. Angelika Kubanek ile birlikte yazdığı Fremde Heimat Deutschland (Yabancı Vatan Almanya) kitabının ekim sonunda çıkacağını, şimdilerde ise reklam çalışmalarının devam ettiğini söylüyor. Almanya doğumlu Murat Ham, anadili olarak Almanca’yı görüyor. “Benim ve burada yaşayanlar için en önemli şey Almanca” diyen Murat Ham, yaygın dil olması nedeniyle kitabını İngilizce yazmış.

Murat Ham, Almanya’ya yeterince ‘entegre’ olduğu görüşünde. Irkçı söylemlerin git gide arttığını söyleyen Murat Ham, tüm yaşananlar için şu cümleyi bize söylüyor: “İlkokulda öğretmenim ‘Annen ne kadar dayak yiyor’ sorusunu soruyordu. Daha çocukken böyle sorularla karşı karşıya kalıyorsunuz.”

Kitabının satışlarının iyi olacağından umutlu olan Murat Ham, ikinci nesilden. Braunschweig (Almanya) doğumlu Ham, Siyaset Bilimi okumuş.

Özdemir’den Erdoğan’a...

Cem Özdemir, Almanya’da ve Türkiye’de de çok bilinenisimler arasında. Yeşiller Partisi eşbaşkanı Cem Özdemir, Almanya’nın entegrasyon probleminde din-etnik köken sorunu olmadığını, ana faktörün sosyal faktör olduğunu söylüyor.

Özdemir, işçi kökenli Türk ailelerin çocuklarının entegrasyon sorunu yaşadığını, eğitimsizlik ve yoksul nedeniyle bu sorunun belirgin bir şekilde ortaya çıktığını söylüyor. Özdemir, Almanya’daki eğitim sistemine anne-babanın dahil olduğunu ve okuldaki sorunlardan ailelerin sorumlu tutulduğunu vurguluyor.

Özdemir ayrıca, Erdoğan’ın asimilasyon ile ilgili laflarının buradaki politikacıları çok kızdırdığını, artık burada Erdoğan’ın söyleyeceği en güzel sözlerin bile kuşkuyla karşılanacağını, kısaca ağzıyla kuş tutsa bile Alman hükümetine yaranamayacağını da ifade ediyor.

Cemaatler ve tarikatlar çok zarar verdi

Bize verilen brifingde çok karşımıza çıkan konu Müslümanlık oluyor. Din etrafında dönen söylemler ve tesbitlerin, eleştirilerin çoğu Müslüman olan göçmenler üzerine yapılıyor. Entegrasyon sürecinde aktif bir şekilde yer alan yetkililer, “Uyumu sağlamak için şiddete başvurmayan cemaatlerle işbirliği içinde çalışmak zorundayız. Entegrasyon çalışmalarında özellikle eğitim alanında Milli Görüş ile birlikte hareket ediyoruz “ diyor.

Almanya’da cemaatlerin etkinliğini Almanya’daki Türklerin ekonomideki yerini sormak için gittiğimiz MÜSİAD Berlin Genel Sekreteri Veli Karakaya’ya sorduk.

Haberin devamını okumak için tıklayın.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Yazı Dizisi Haberleri:
 Paşa hayatlardan sivil izlenimler
 Aziz’in evinde buluşalım
 Seyid Rıza’nın kızına öğrenci genç bakıyor
 Katliamı yaşayan tanıklar anlatıyor-2
 KATLİAMI YAŞAYAN TANIKLAR ANLATIYOR-1
 TOKİ depremzedelere dört bin konut yapacak
 Birlikte ama ‘ayrı’ yaşadık
 Türkleri daha hâlâ misafir sanıyorlar

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Birlikte ama ‘ayrı’ yaşadık
24.05.2012 04:28:51