|
|
Eski bir Çin bedduası imiş “İnşallah ilginç zamanlarda yaşayasın”. İşte biz o ilginç zamanların çocuk şahitleriyiz. Biz, YAŞ’ın ihraç ettiği subay ve astsubayların çocuklarıyız
|
Eski bir Çin bedduası imiş “İnşallah ilginç zamanlarda yaşayasın!”... İskender Pala, TSK anılarını anlattığı kitabı “İki Darbe Arasında”da, “Türkiye’mizin son yıllarına damgasını vuran 28 Şubat diye bir kesit var ki, -görmek istemesek, öğrenmekten kaçınsak da- bazıları için ‘ilginçlik’ bedduasına uğrayarak yaşanmış, takvime yargısız infazlar yazılmış bir dönemdir....” diyor. İşte biz o dönemin, o ilginç zamanların çocuk şahitleriyiz. Biz, YAŞ’ın ordudan ihraç ettiği subay ve astsubayların çocuklarıyız.
O “ilginç zamanlar”da, anne ve babamızın çehrelerine sinmiş olan kaygı ve çaresizlik, çocuk dünyamıza kat kat aksediyordu. Onların içinde bulundukları baskı ve tahakküm ortamı nedeniyle bitmek bilmeyen sıkıntılarından biz de nasibimizi alıyorduk. Her YAŞ toplantısında endişeyle beklenen son bizi de buldu sonunda ve yaşamlarımız alt üst oldu. İşsiz, evsiz, parasız kaldık. Sivil kimliklerimize yeni bir hane açılmıştı adeta: Ordudan atılmış, sakıncalı... Ailelerimiz bir yandan bu damganın yol açtığı haksızlıklarla boğuşurken, bir yandan bize bir gelecek kurmaya çabaladı. Ve büyüdük... Türkiye’nin dört bir tarafına dağıldık. Farklı meslekler edindik, aile kurduk. Kimimiz hâlâ eğitimini sürdürüyor. Kimimiz hâlâ mücadele ediyor yasak ve baskılarla. Ancak ülkemizde demokrasinin kesintiye uğradığı “ilginç zamanlar”ın kararttığı çocuk dünyamızda yaşadıklarımızı, şahit olduklarımızı unutmadık.
Özgürlük ve demokrasinin özlemini bizim kadar çeken yoktur herhalde.
Haberin devamını okumak için tıklayın.