1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2013 Cumartesi 17:24
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Bunun için ölüyoruz - Taraf - 23.08.2008

Bunun için ölüyoruz   Ciğerleri parçalanan ‘kot taşlama işçisi’ Abdülhalim Demir aynı kaderi paylaştığı binlerce kurban adına böyle feryat etti. İstanbul’ da bir kot taşlama atölyesinde altı ay çalışıp Bingöl’e dönen ve iki kardeşiyle birlikte akciğer hastalığı “silikozis”e yakalanan Abdülhalim Demir ölüm çaresizliğiyle, kamuoyuna bu açık mektubu yazdı: “Leyleğin Atılmış Yavruları...

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Kot taşlama atelyelerinde çalışanlar korkunç bir hastalığa yakalanıyorlar. Köylüleriyle birlikte İstanbul’da bu atölyelerden birinde çalışan Abdülhalim Demir işçilerin başına neler geldiğini kamuoyuna hitaben yazdığı mektupta anlattı. Mektup ntvmsnbc.com’da Yasemin Arpa’nın haberleri arasında yayınlandı. 

"KAMUOYUNA" LEYLEĞİN ATILMIŞ YAVRULARI • Leyleklerin yuvada besleyebileceğinden çok yavrusu olunca, yetiştirebileceği kadar yavruyu yuvada bırakıp, fazla olanları yuvadan atar. Bizler Bingöl' ün Karlıova ilçesi Taşlıçay köyünde doğduk. 1990'lı yıllara kadar hayvancılıkla olan geçimimiz iyi safhadaydı. Köyümüzün toplam 32 bin küçükbaş hayvanı vardı. Herkesin hayatı güllük gülistanlık iken köyümüze koruculuk getirildi. Köyümüz için pek de hayırlı olmayan günler de böylece başlamış oldu.
Köyden 86 insan korucu seçildi. 2 bin 100 nüfuslu bir köyde 86 kişinin, bu kişilerin ailelerini de 10 kişiden sayarsak, yalnızca 860 kişinin istihdamı sağlandı. Herkes yaylaya çıkamadığı için hayvanlarını satmak zorunda kaldı. Geri kalanların göç etmekten, gençlerin gurbete çıkıp çalışmaktan başka çareleri kalmadı.
Gurbete gelenlerden biri de bendim. Maddi imkansızlıklar yüzünden okulu bırakıp İstanbul'a geldim. Çocuk yaşta olduğum için iş bulmakta zorlandım epey. Önceleri bulduğum iş yerlerinde, yatma yeri vermedikleri için çalışamadım. Sonra İstanbul'a daha önce gelmiş arkadaşlarımızın çalıştığı kumlama atölyelerinde çalışmaya başladım.

CAZİP OLAN YATACAK YERİN DE OLMASIYDI • Bu atölyelerde yatma yeri veriyorlardı. Normal diğer iş yerlerinde çalışan kişilerle maaşlarımız aynıydı. Bize cazip gelişi sadece yatacak yer verdiklerindendi. Kumlama, Türkiye'ye yeni geldiği için fazla gelişmemişti. Karanlık bir odada deniz kumuyla kot beyazlatılıyordu. Kum fazla harcanmasın diye de odalara ufak fan takılıyordu. Bu işlerde çalışanlar ya bizim gibi yatma yeri sıkıntısı çekenler ya da yabancı uyruklu işçilerdi. 1999 yılında rodeo (kumlama) çok aşırı parladı. Neredeyse piyasaya sürülen bütün kotlara beyazlatma yapılıyordu. Bir anda aldığımız maaşlar piyasanın iki üç katına çıktı. Herkes köydeki veya çevredeki eşine dostuna bu işi tavsiye etti. Burada başka işlerde çalışan arkadaşlar dahil işlerini bırakıp kumlama işine girdiler.

KELEPİR BİR BODRUM BİR DE İŞÇİ GEREKLİYDİ • İstanbul'da iki elin parmaklarıyla sayılacak kadar kumlama atölyesi varken bu sayı yüzlere kadar çıktı. Hiç kumlama nedir bilmeyen sermayedarlar bir kumlama ustasına 3 kuruş fazla verip himayesinde rodeo kurdular. Rodeo açmak için bir kompresör, bir hava tankı, birkaç püskürtme tabancasından başka sermaye gerekmiyordu. Unutmadan, kelepir bir bodrum bir de çalışacak işçi gerekliydi. Bizler İstanbul'a gelip 1 sene 10 ay çalışıp, köyümüze 15 gün dinlenmeye giderdik.

SİGORTA NEDİR DUYMUŞTUK AMA... • Sigorta nedir duymuştuk ama ne için gerekli olduğunu anlatmamışlardı. Bizim gözümüzde sigorta 20 yıl aynı iş yerinde çalışanı emekli etmekti. Oysa sigorta hayatı garanti etmekmiş. Hadi bizler bilmiyorduk, peki devlet neredeydi; çalışan işyerleri vergiye tabiydi. Elektrik faturası ödüyorlardı, vergi ödüyorlardı. Peki merak etmiyorlar mıydı, bu iş yerinde ne üretiliyor, kimler çalışıyor. Sonuç itibariyle; senin belli iş yasaların ve bunun denetimi için kurumların var. Sen buraya elektrik, su verip vergi alıyorsan, merak edip denetleyeceksin; şartlara uygun, koyduğun yasaya uygunsa çalışma ruhsatı vereceksin.
Ve şu an hepimiz hastayız, hem de tedavisi olmayan bir hastalık. Sadece köyümüzde resmi olan hasta sayısı 187. Doktora gitmeyenlerle beraber 300 kişi hasta ve çaresiz ölümü bekliyoruz.
Türkiye'nin birçok bölgesinde bu işten hastalalnmış işçiler var. Bizim hikayemiz böyleydi; onlarınki kimbilir nasıl?

ATILMIŞ YAVRULAR BİZ MİYİZ? • Şimdiye kadar üç arkadaşımızı kaybettik ve yatağa mahkum dört arkadaşımız var; yaşamları oksijen tüpüne bağlı. Aslında hepimiz perişanız çünkü çalışamıyoruz, yürümekte bile zorluk çekiyoruz. Geçimi bize bağlı ailelerimiz var, onlara bakamıyoruz. Bu bize hastalıktan da çok koyuyor. Bizi bu hallere düşüren iş sahipleri kadar devlet de suçludur. Bize sahip çıkmalıdır; bizi iyileştiremezse bile en azından bundan sonraki yaşamımızı garanti altına almalıdır.
Şimdi merak ediyorum yazımı okuyup bize sahip çıkacaklar mı? Yoksa bu leylek hikayesine gerçekten inanacağım... Acaba atılmış yavrular biz miyiz?

Abdulhalim Demir

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Yaşam Haberleri:
 Tatil köyü gibi cezaevi
 Bu kez Scotty’yi ışınladılar
 Böbrek taşı için gitti, kadın çıktı
 BİR DE TERSİ KUTLANABİLSE
 Bakışları herkesin üzerinde
 Aung San Suu Kyi Bu çiçekler sana
 Türkiye sınırında Asılı hayatlar
 Sektörünün dinamik medya ajansı Zenİstanbul “Yuvarlak Masa” toplantılarına devam ediyor!

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 25.05.2013
Enternasyonal yollarında CHP
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 25.05.2013
Gökten üç kaya
KÖŞE TAŞI
Akın Özçer - 25.05.2013
Özür
MODERN ZAMANLAR
Hadi Uluengin - 25.05.2013
Londra’da satır, Batı’da İslamofobya
Strateji
Erol Koç - 25.05.2013
Kararda keyfiyet...
Seyir Defteri
Vecdi Sayar - 25.05.2013
Kültür mü, ticaret mi
OYUN BOZAN
Haluk Çetin - 25.05.2013
Sporda şiddet, nefret ve kavga biter mi
AGORA
Yüksel Taşkın - 25.05.2013
Ulusalcılık neden yükseliyor
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Bunun için ölüyoruz
25.05.2013 17:24:34