|
|
Marmara Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Büşra Beste Önder, geçen yıl KCK’dan tutuklandı. Hocası Prof. Büşra Ersanlı ile aynı koğuşta yatıyor. Önder “Suçsuzum, okula gitmek istiyorum” diyor
|
Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu Yönetimi Bölümü’nde okuyan 21 yaşındaki Büşra Beste Önder, geçen yıl KCK operasyonlarında tutuklandı. Çevresinde “aktivist” olarak tanınan ve okuduğu bölümün birincisi olan Büşra, cezaevinde hocası Büşra Ersanlı ile aynı koğuşta kalıyor. Kaldığı koğuşun küçük Büşra’sının hayat hikâyesi ise bir hayli ilginç...
Aynı zamanda Tunus vatandaşı olan Büşra’nın annesi Türk Sanat Müziği sanatçısı Hande Özsoylu. Babası ise 80’lerin sonlarında Türkiye’de meşhur olan Tunuslu Udi Mohsen... Büşra, Belçika’da yaşayan babası Mohsen ile tutuklanmasından kısa süre önce tanışmış. Daha sonra ise Tunus’a kuzenlerinin yanına gitmiş. Türkiye’ye geldiğinde başlayan KCK operasyonlarında dizi oyuncusu olan teyzesinin evinde gözaltına alınmış, sonra Bakırköy Tutukevi’nin koğuşunda bulmuş kendisini...
Rüyalarımda da cezaevindeyim
Hikâyenin geri kalan kısmını ise yazdığı mektuplarda anlatıyor küçük Büşra: “Cezaevinde ilk zamanlar günlerim çok zor geçiyordu. Burada mazgal ve anons sesleri içeride hayat olduğunun en önemli belirtisi... Haftasonları bu sesleri duymadığımda kendimi çok kötü hissediyordum. Sonradan sessizliğe ve yalnızlığa alıştım. İlk günler sabahları uyandığımda nerede olduğumu algılamakta zorlanıyordum, kabuslarla uyanıyordum. İlk üç ay rüyalarımda kendimi hep dışarıda görüyordum. Beni gözaltına alan polisler tek tek gözümün önünden geçiyordu. Sonra rüyalarım değişti... Artık kendimi cezaevinin içinde görmeye başladım. Artık benim için hayat dört duvardan ibaretti... Ben artık buradan çıkmak ve okuluma gitmek istiyorum. Tutuklanmadan önce seçim döneminde BDP’nin basın işlerinde çalıştım. Daha sonra bu görevden ayrıldım. İddianamede hakkımda bir tek siyaset akademisinde ders verdiğimin delilleri var. Ben bu yaşımda akademide nasıl ders verebilirim. Yani suçların hepsi uydurma. 2 temmuz günü ilk defa mahkeme karşısına çıkacağız. Artık özgürlük istiyorum...”
Barışa katkıda bulunmak istedi
Anne Hande Özsoylu ise kızının seçim döneminde BDP İstanbul İl Basın Komisyonu’nda, operasyondan sekiz ay öncesine kadar görevinden ayrıldığını söyledi. Özsoylu, Taraf ’a şunları anlattı: “Kızım babasıyla tanıştıktan sonra tutuklandığı için bir daha görüşemediler. Kızım cezaevinde zor şartlarda kalıyor ve eğitimi çok aksıyor. Fransızca okuduğu için kızımın arkadaşları ders notlarını içeri sokmakta zorlanıyor. Çünkü cezaevinde Fransızca tercüman olmadığı için ders notları haftalar sonra kendisine ulaştırılıyor. Bu süre içinde ise sınavlara çalışmakta zorlanıyor. Kızımın tek amacı barışa katkıda bulunmaktı. Bana partide neler yaptığını hep anlatırdı. Zaten operasyondan sekiz ay öncesine kadar da partiyle irtibatı yoktu. Neden gözaltına alındığını anlayamıyoruz. Kızım aynı zamanda Tunus vatandaşı olduğu için Ankara’daki Tunus Büyükelçiliği’ne yazı yazdık. Fransa’da bulunan sivil toplum örgütleri ise bizimle irtibata geçti. Kızımın avukatlık masraflarını onlar karşılıyor. Ben artık kızımın serbest bırakılmasını istiyorum.”