|
|
İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen ‘Hekate’nin Şarkısı’nın yönetmeni Engin Alkan, Shakespeare’in cadısı Hekate’nin aslında tanrıça olduğunu söylüyor.
|
William Shakespeare’in ölümsüzlük mertebesine erişen oyunlarından biri olan Macbeth’te, ilk olarak cadılar çıkar sahneye.
Hepsi de birbirinden çirkin üç cadı, savaştan dönen İskoçyalı komutan Macbeth’in yolunu kesip ona kral olacağı kehanetinde bulunurlar. Cadıların sözlerini duyduktan sonra, Macbeth’in boynuna kara bir yılan gibi dolanır iktidar hırsı. Cadıların kehaneti gerçekleşsin diye defalarca cinayet işlemekten geri durmaz.
İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali’nin açılış oyunu olan ve adını Macbeth’teki cadıların liderinden alan Hekate’nin Şarkısı, iktidarı temsil eden Macbeth’le Hekate’nin mücadelesi üzerine kurulu. Ancak bu kez, alışık olduğumuzdan farklı bir Hekate görüyoruz karşımızda. Hekate’nin Şarkısı, 28 ve 29 mayısta, Caddebostan Kültür Merkezi’nde, festival kapsamında sahnelenecek. Ayça Varlıer, Emre Çelik, Banu Kunt, Begüm Günceler ve Bülent Tekakpınar’ın oynadığı oyunu Engin Alkan sahneye koydu. Müzikleri Selim Atakan’ın imzasını taşıyan oyunda üç tane cadı var. Ancak bunlar Macbeth’teki cadılar gibi kötülüğü simgelemiyorlar.
Engin Alkan’la oyun ve yeni projeleri hakkında konuştuk.
Oyuna adını veren Hekate, Shakespeare’in Macbeth tragedyasında, baş cadı olarak geçiyor. Ancak sizin oyununuzdaki Hekate, Macbeth’inkine hiç benzemiyor.
Aslında Hekate’nin kökeni, Anadolu’daki anatanrıça inancına dayanıyor. Hıristiyanlıkla birlikte anatanrıçanın yerini Meryem Ana almış. Hıristiyanlık, ataerkil bir inanç olduğu için dişiliği simgeleyen Tanrıça Hekate’nin adı büyücülükle birlikte anılır olmuş.
Shakespeare de Hekate’den yola çıkarak cadı karakterleri yaratıyor ve bildiğiniz gibi onun cadıları kötü güçleri simgeliyor. Biz, bereket ve kadınlığın sembolü olan Hekate’yi erillik, iktidar ve gücü simgeleyen Macbeth’le karşı karşıya getirdik.
Haberin devamını okumak için tıklayın.