Gazeteci
ahenkg@yahoo.com
“Zülfü Bey’in yaptığı çağını kapatmış, yalan ve efsaneyle örülmüş bir hikâyeyi canlandırma çabasından ibarettir. Elbette yönetmen bir hikâyeyi istediği gibi yorumlayabilir ama Livaneli’nin yaptığı akıntıya kürek çekmekten ibarettir, haybeye bir uğraştır”. Bu sözler, Sevan Nişanyan’a ait. Star gazetesi, Zülfü Livaneli’nin Veda filmi hakkında ne düşündüğünü sormuş, Nişanyan da bu cevabı vermiş. Can Ataklı’nın 11 Mart’ta, Vatan gazetesinde yayımlanan köşesinden öğrendim.
Ataklı, “Kızsam Irkçı Diyecekler’’ adını verdiği kısa yazısında, Nişanyan’ın sözlerine duyduğu öfkeyi dile getirmiş: “Şu işe bakın ki bir Ermeni vatandaş Atatürk’e, Cumhuriyet’e, kuruluş ilkelerine her fırsatta saldıracak ama örneğin ben çıkıp da ‘Git işine be’ dersem ‘vay ırkçı’ diye üzerime saldıracaklar.”
Hiç sanmam.
Doğrusu hiç kimsenin, “Git işine be!” dedi diye Ataklı’yı ırkçılıkla suçlayacağına ihtimal vermiyorum. Benim dikkatimi cezbeden daha ziyade şu ‘’bir Ermeni vatandaş’’ vurgusu.
Can Ataklı, Sevanyan’a ‘Git işine be!’ diyebilir. Hatta dilerse daha sert şeyler de söyleyebilir. Sevanyan’ın fikirlerine hürmet etme mecburiyeti yok. Ama bir görüşe karşı çıkarken, bunu, o görüşü dile getiren kişinin ırkına dikkat çekerek yapıyorsa…
Nişanyan’ın “bir Ermeni” olduğunu, iki paragraflık yazıda, iki defa hatırlatma gereği duyuyorsa… Hatta lafı, ırkçı bir cinayete kurban gitmiş bir Ermeni’ye getirip bağlıyorsa… O başka.
Haberin devamını okumak için tıklayın.