1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 24 Mayıs 2012 Perşembe 09:10
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Diyet, genleri değiştiriyor - Taraf - 15.11.2010

Diyet, genleri değiştiriyor   Diyetisyen Murat Gökçen’e göre, doğru ve iyi beslenme ve iyi bir yaşam tarzıyla genlerinizi olumlu etkileyebilsiniz

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

“Hiçbir yiyecek yasaklanamaz. 80 yaşına kadar her gün bir yumurta yiyebilirsiniz. Diyette ekmeği kesmek yanlış. Ekmek her gün yenmeli. Ondaki vitamin kişiyi daha sakin yapar.”

 

“Doğru beslenme, çocuğun zekâsını yüzde 90-95 etkiliyor. Normal zekâlı bir çocuk, altı yaşına dek doğru beslenirse, üst düzeyde bir zekâya sahip olabilir.”

 

“Bizde en iyi alışkanlık etli ve kıymalı fasulye! Çünkü eti en iyi yeme şekli, sebzenin içinde pişirmektir. Izgara veya kızartırsanız, eti yakarsınız. Yanmış her şey kanser yapıcıdır.”

 

* * *

 

NEDEN MURAT GÖKÇEN

Günümüzde insanların en çok merak ettikleri konuların başında sağlıklı beslenme ve zayıflama geliyor. Televizyon programlarında, dergi ve gazetelerin sayfalarında her gün yeni bir zayıflama ve sağlıklı beslenme haberi yayınlanıyor. Bazı yiyecekler çok tehlikeli ilan ediliyor, sonra birden bunların tehlikeli olmadığı, aksine çok faydalı olduğu söyleniyor. Hangi sporun ne kadar sürede kaç kalori verdirdiği açıklanıyor, türlü isimler altında zayıflama diyetleri duyuruluyor. İnsanlara, günün hangi saatinde hangi gıdadan kaç gram yiyecekleri öğretiliyor, her gün kaç adım atacakları söyleniyor. Kısacası insanlar sağlıklı beslenmeye ve zayıflamaya çılgınca bir ilgi gösteriyorlar. Eskiden de insanlar zayıflamaya çalışırlardı ama bunu güzel görünmek için yaparlardı. Şimdi ise daha çok sağlık için yaptıklarını söylüyorlar. Acaba zayıflık sağlık için daha mı iyi? Biraz toplu olmak sağlık için çok mu kötü? Daha doğuştan genleri nedeniyle daha iştahlı ve daha şişman olan insanlar, bu genetik yapıyı diyetle aşabilirler mi? Kişinin ileride şişmanlık sorunu yaşayacağı çocuklukta belli olur mu? Normal insan ya da ideal insan diye bir ölçü var mı? Zayıflamak ve zayıf kalmak için nasıl bir diyet uygulamalıyız? Bizim ülkemizdeki insanlar için en iyi diyet ne? Asla yemememiz gereken yiyecekler var mı? Bir insanın her gün yemesi gereken besin nedir? Gece yatmadan önce yemek yemek şişmanlatır mı? Spor mu daha çok zayıflatır yoksa az yemek mi? Bütün bu soruları, sağlıklı beslenme ve diyet konularında kitaplar yazmış olan sektörün en eskilerinden diyetisyen Murat Gökçen’e sorduk ve çok net cevaplar aldık.

* * *

İnsanlar sürekli zayıflamaya çalışıyorlar. Bunu sağlık için mi, güzellik için mi yapıyorlar?


Eskiden insanlar güzelleşmek için zayıflıyorlardı. Şimdi ise daha çok sağlık için zayıflıyorlar. Ama gene de kişinin zayıflama çabasının arkasında dış dünyaya güzel görünme isteği daima vardır. Mesela diyetisyen olarak iş yerimi 1985’te açtım ben. Sağlık için zayıflamak isteyenlerin sayısı her gün daha da arttı ve artmakta.


Zayıflık, sağlık için daha mı iyi?


Kesinlikle daha iyi. Zayıf olduğunuz zaman kalbiniz, ciğeriniz, böbreğiniz, bağırsaklarınız, her tarafınız daha iyi çalışır. Çünkü üzerinde yük yoktur.


Biraz toplu biri olmak çok mu sağlıksız?


Hayır. Biraz kilolu olmak gayet tabii ki sağlıksız değil. Fakat bana en sağlıklısı hangisi diye sorarsanız, size, “en sağlıklısı, en zayıf olandır” derim.


Zayıf olmayı nasıl tanımlıyorsunuz? Bir ölçüsü var mıdır zayıflığın?


Bir standardı var. Sizin kilo açısından alt sınırınız 50 kilo, üst sınırınız ise 60 kilo diyelim. Bu durumda sizin 50 ile 60 kilo arasında bir yerde olmanız gerekiyor. Burada en sağlıklı nokta ikisinin ortası değildir. Yani 55 kilo değildir.En sağlıklı kilo, en alt sınırdır, yani 50-52 arasında bir kilodur. Çünkü bu kiloda artık sıfır yük söz konusudur. Bir arabada dört kişi yerine bir kişi gidiyorsun demektir bu. Araba bu kadar yükten çok az zarar görür. Hele bir de yol iyiyse... Yani siz bir de iyi besleniyorsanız, bu durumda ne kadar zayıfsanız sağlığınız için o kadar iyidir. Zaten çevrenize bakın... Çok zayıf insanlar kolay kolay hastalanmazlar. Bunlar her zaman dinç ve diridirler. Ama çok kilolu insanlar öyle mi? Aksırmaktan perişan olurlar, yataktan çıkamazlar.


Bir de sıfır bedenler var. Bunlar çok zayıflar. Sıfır bedenler sağlıklı mı sizce?


O tür zayıflık, alt sınırın da altıdır ve alt sınırın altı her zaman için kötüdür. Onlar da aynı fazla kilolu insanlar gibi çok sağlıksızlardır. Kilo almaları ve derhal standart içine girmeleri gerekir.


Standart kiloyu nasıl hesaplıyorsunuz?


Pratik hesapları var bunun. Mesela ortalama Türk kadınının boyu için 157 santimetre diyelim. 157 rakamından 105 rakamını çıkarıyorsunuz. 52 ediyor. 157 santimetre boyundaki bir kadının ideal kilosu 52 demektir bu. Sonra elde ettiğiniz ideal kilo rakamını 10’a bölüyorsunuz. Yani bu örnekte, 52’yi 10’a bölüyorsunuz. 5,2 ediyor. Bu 5,2’yi ideal kilo olan 52’ye ekliyorsunuz. 57,2 kilo ediyor. İşte bu 57,2 rakamı, 157 santimetre boyundaki birinin kilo açısından üst sınırıdır. 52’den, 5,2’yi çıkarıyorsunuz. 47 kilo ediyor. 47 kilo da 1.57 boyundaki kadının en alt sınırıdır. Demek ki bu kişinin standartları, 47 ile 52 kilo arasındadır. 47 kilonun altı, kesinlikle sağlıksızdır. Bu kişide 47 kilonun altı raşitik olur.


Peki, erkek için ideal kilo hesabı nasıl yapılıyor?


Bu pratik hesapta kadın-erkek ayırımı yok. Boyu 160 santimetreye kadar olan kadın ve erkeklerde, kilodan 105 sabit rakamını çıkarıyorsunuz. Boyu 160 santimetreden uzun olan kadın ve erkeklerde de kilodan 107 sabit rakamını çıkarıyorsunuz. Ve biraz önce anlattığım hesaplamayı her ikisine de aynen uyguluyorsunuz. Bu pratik bir hesap! İdeal kilonun tabii ki kişiden kişiye değişen çok ince hesaplamaları var. Sordunuz ve ben size hemen en pratik olanı söyledim.


Sizin sağlık için tercihiniz kişinin en alt sınırdaki kiloda olması mı?


En alt sınıra ne kadar yakınsa, sağlık açısından o kadar iyidir. Dediğim gibi yük binmez ve bütün organlar daha iyi çalışır. Bir de tabii kişinin yeterli ve dengeli beslenmesi çok önemli. Sağlıklı olmak için ölçü sadece kilo değil. Mesela kişi çok zayıftır ama sadece meyve yiyerek yaşıyordur. O kişi zayıf olsa bile sağlıklı değildir. Çünkü doğru beslenmiyor. Yani arabada tek başına ama sürekli kasisli yoldan gidiyor ve arabaya zarar veriyor. Ama yeterli ve dengeli beslenirse, yani düzgün bir asfalt yolda giderse, organlar da, araba da zarar görmez. Yeterli ve dengeli beslenen iki kişiyi ele alırsak ve bunları kıyaslarsak, kilosu standardın alt sınırında olan, kilosu standardın üst sınırında olandan kesinlikle daha sağlıklıdır.


Biraz toplu biri olmak çok mu sağlıksız diye sormuştum?


Sağlıksız değil tabii ki. Eğer normal günlük fonksiyonlarını yerine getiriyorsa, uyku sorunu çekmiyorsa, bağırsak sindirim sistemi sorunları yaşamıyorsa, iyi besleniyorsa ve etraftan da olumsuz tepkiler almıyorsa, toplu biri sağlıksız değildir.


Etraftan olumsuz tepkiler almakla sağlık arasındaki ilişki nedir?


“Çok kilolusun... Artık zayıflasan” gibi iğneleyici laflar insanın psikolojisini çok bozuyor. Duygusal denge çok önemlidir. Çünkü sadece midemizin değil, ruhumuzun da doyması gerekiyor. Sağlıklı olmak için tam doyum şart. Beğenilmemek kadını da, erkeği de ruhen sağlıksız yapıyor. Beğenilmemek sağlığa çok zarar veriyor.


Bildiğim kadarıyla eskiden ne sağlık için ne de güzellik için kimse zayıflamaya çalışmıyordu. Ne zaman başladı insanlarda zayıflama isteği?


Zayıf kişiler, karşı cins tarafından tercih edilmeye başladığı andan itibaren başladı bu zayıflama isteği büyük ihtimalle. İnsanlar baktılar ki, zayıf olanlar karşı cins tarafından daha çok tercih ediliyor, onlar da zayıflamak için çaba sarf etmeye başladılar. Yani zayıflama isteği ilk başta güzelleşmek içindi. Ama sonra hastalıklar patladı ve şişmanlığın bu hastalıkların en büyük nedeni olduğu anlaşıldı. İşte o zaman da insanlar, “Benim zayıflamam lazım. Yoksa tansiyonum hiçbir zaman düşmeyecek, böbreklerim beni rahat bırakmayacak veya ciğerim yağ toplayıp görevini yapamayacak. Fazla kilolarım yüzünden hastalanmaya başlayacağım” demeye başladılar.

Haberin devamını okumak için tıklayın.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Yaşam Haberleri:
 BİR DE TERSİ KUTLANABİLSE
 Bakışları herkesin üzerinde
 Aung San Suu Kyi Bu çiçekler sana
 Türkiye sınırında Asılı hayatlar
 Sektörünün dinamik medya ajansı Zenİstanbul “Yuvarlak Masa” toplantılarına devam ediyor!
 Kendi ‘psikopat’ınızı bulun
 Köpekler yarıştı Ödülü sahipleri aldı
 ‘Tek gözü kalmış canavar’ yine arenada

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Diyet, genleri değiştiriyor
24.05.2012 09:10:41