|
|
Lars von Trier’nin klasik olmaya aday filmleri Dogville ve Manderlay tiyatroya uyarlandı ve Münih’teki Metropol Theater’da Jochen Schölch yönetmenliğinde tiyatroseverlerle buluştu
|
Lars von Trier’nin epik tiyatro formunu beyazperdeye uyguladığı Dogville ile Manderlay’i bu kez Münih’te tiyatro sahnesinde seyircisiyle buluşuyor. Jochen Schölch’ün Metropol Theater’da sahnelediği Dogville bol ödüllü, eleştirmenlerden övgüler almış bir yapım:
“Senaryo sanki Münih’li yönetmenler içinde en fantazi dolu, yaratıcı yönetmen Schölch için yazılmış gibi... Dogville mükemmel bir şekilde uyumlu bir mücevher kutusu. Sahneleme müthiş bir konsantrasyonla seyirciyi avucunun içine alıyor.”
Aslında Trier’nin Brecht’e selam gönderdiği, teatral çağrışımlarla yüklü filminin sahneye nasıl uyarlandığını bir yandan merak ederken, bir yandan da ister istemez önyargılıydım. Öyle ya, bir tiyatro akımının sinema dilinde karşılığını bulmaya çalışan bir filmi, etkilendiği tiyatro sahnesine yeniden çevirme düşüncesi biraz şüphe uyandırsa da, büyük bir merakla salondaki yerimi aldım.
Brecht’e saygı duruşu
Genç bir izleyici topluluğuyla seyrettiğim Dogville, başarılı bir reji ve ekip oyunculuğuyla kotarılmış, yaratıcı sahne tasarımı ve maskelerle görsel anlamda da etkileyici iki saatlik bir tiyatro şöleniydi. Oyun, peşindeki adamlardan kaçıp Dogville kasabasına sığınan Grace’in, bu ücra kasabayı canlandırma çabalarını ve iktidarın karşı konulmaz etkilerini anlatıyor.
Dogville ahşap masa ve sehpa gibi yalın dekor parçalarından oluşan, bu parçaların her sahnede başka bir mekânı yarattığı göstermeci bir tavırla sahneye taşınıyor. Ahşap sehpaların arka arkaya dizilip otomobili simgelediğini, arabada oturan oyuncuların önünde duran oyuncak otomobilden anlıyoruz.
Haberin devamını okumak için tıklayın.