1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 08 Şubat 2012 Çarşamba 07:34
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Dostoyevski'yi çok kıskanmış... - Taraf/JANET BARIŞ - Istanbul - 06.11.2009

Dostoyevski’yi çok kıskanmış...   Nahit Sıktı Örik’in Kıskanmak adlı romanını beyazperdeye uyarlayan Zeki Demirkubuz: Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler’inden etkilendim

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Bu yılki Altın Portakal Film Festivali’nde görücüye çıkan, bugün de vizyona giren Kıskanmak’ı, yönetmeni Zeki Demirkubuz’la konuştuk.

Yazgı’da Camus’nün Yabancı’sından etkilenmişliğinizi saymazsak ilk defa uyarlama yapıyorsunuz, bu Demirkubuz sinemasının herhangi bir yöne evrildiğini gösteriyor mu?
Öyle bir şeyin hesabı çok kolay yapılamaz. Bu içiçe geçmiş, karmaşık bir süreçtir. Kendini bir proje olarak görmeyen, kendini özel bir yere koyup da “Benden ne beklenir acaba” diye hareket etmeyen bir yönetmen bunu düşünmez. Bu kendiliğinden gelen bir süreçtir. Bu bugün böyledir, yarın araya başka bir şey girer, ya da üstüste edebiyat uyarlamaları da olabilir. Bir kere en son filmim, bu yüzden en sona koyulabilir. Ama şöyle bir anlamı olduğu söylenebilir, daha önceki yedi filmin tecrübelerini doğru olarak yansıttığım bir film. Teknik olarak da farklı, daha önceki filmlerimin gerektirmediği bir prodüksiyon gerektirdi. Mesela sanat yönetmenliği denen kurumla ilk defa ciddi anlamda bu filmle tanıştım, bu daha önceki filmlerden farklı bir sorumluluk gerektiriyor. Bir de ilk defa prodüksiyon ortaklığı yaptık. Bu da bir tecrübe oldu benim için.

Filmde genel bir kıskançlık duygusu yansıtılıyor, oysa romanda Seniha’nın ağabeyine olan kıskançlığı üzerinde durulmuş, romanı okumayan bir seyirci farklı kıskançlık hallerinin anlatıldığını düşünebilir.
Bir defa isimle ilgili bir şey var, “kıskanmak” kelimesi insanı belli bir beklentiye sokuyor. İsim aslında son ana kadar tartıştığım, emin olmadığım, hatta bir ay öncesine kadar değiştirmek istediğim bir isimdi. Nahit Sırrı Örik’e duyduğum saygı yüzünden, başından beri Kıskanmak diye duyulduğu ve filmin ismi de bir tür iletişim aracı olduğu için böyle oldu, bunu değiştirmekte geç kaldık. Fakat ben bunu filmin başında sorun etmiş olsaydım kıskanmak ismini koymazdım.

Kıskanmak durumu romanda ve filmde farklı şekillerde beliriyor diyebiliriz.
Kendi yazdığım sahnelerle ortaya koymak istediğim şey şu aslında. “Kıskanmak” bir duygudur ve bir filmde bu duygunun kendisi de anlatılabilir. Ama her insanın bilebileceği ve her insanda doğası gereği var olan bir duyguyu yeniden anlatmaya gerek görmedim. O yüzden ben kıskanmanın tezahürleri, bu duygunun yaratabileceği trajedilerle ilgili bir film düşündüm. Bu duyguyu taşıyıp, buna hâkim olamamanın sonuçları ile ilgili bir film yapmak istedim. Böyle olunca da romanda uzun uzun anlatılan şeylere çok ilgi göstermedim ve bunun doğru olduğunu da düşünüyorum.

Haberin devamını okumak için tıklayın.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Kültür ve Sanat Haberleri:
 Dickens hâlâ en büyük yazar
 Sanatçı dostları Baykal Kent’i yalnız bırakmadı
 20’nci yüzyıl soyut sanatın öncüsüydü
 Britanya Michael Fassbender dedi
 19 yıl sonra İstanbul’a geliyor
 Youd, bu harap dünyaya veda etti
 İran, hemşire göndermeyecek
 Ayşe Hür’den başka bir tarih

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 08.02.2012
Ortadoğu
YA DA
Yasemin Çongar - 08.02.2012
Suriye’de Rus planı ve askerî seçenek
PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel - 08.02.2012
Taha Akyol: Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 08.02.2012
En samimiyetsiz iddia : ‘yersiz’ ve ‘zamansız’
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 08.02.2012
-
AÇILIM
Emre Uslu - 08.02.2012
-
MEO VOTO
Mithat Sancar - 08.02.2012
AKP: Hangi tarz-ı siyaset
SOLDUYU
Roni Margulies - 08.02.2012
Yehova ve Enkidu
TELESİYEJ
Telesiyej - 08.02.2012
Kapalı kapılar ardında konuşmayın sakın ve yaşasın tam demokratik Türk aileleri!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 08.02.2012
Hiç play-off’a girenle girmeyen bir olur mu!
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 08.02.2012
Piyasalar hâlâ ‘Ocak’ havasında
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 08.02.2012
Ali Artun’un Sanat Tarihi başöğretmeni olarak portresi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 08.02.2012
Sürecin asıl kaybedeni Bursaspor ve Anadolu futboludur!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 08.02.2012
Biip RTÜK!..
İMZA
Kerem Altan - 08.02.2012
Etkisiz tepki
ŞARZÖR
Ayça Şen - 08.02.2012
Tin ve tiner işleri
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Dostoyevski'yi çok kıskanmış...
08.02.2012 07:34:15