|
|
|
|
|
|
Ergenekon'da “hakiki” dalya -
Taraf
- Istanbul -
11.06.2009
|
|
|
AralarInda emekli paşalar, eski askerler, profesör ve rektörlerle gazetecilerin bulunduğu 46’sı tutuklu 86 sanıklı Ergenekon Davası’nda bugün 100. duruşma yapılacak
|
Aralarında emekli paşalar, eski askerler, profesör ve rektörler, gazeteciler, sağcılar, solcular, çaycılar, mahalle kabadayıları ve mafya babalarının bulunduğu 46’sı tutuklu 86 sanıklı Ergenekon Davası’nda bugün 100’üncü duruşma yapılacak. İlk duruşması yedi buçuk ay önce başlayan “asrın davası”na ilk günkü ilgiden neredeyse eser kalmadı. Boş koltuk sayısı her geçen gün daha da artan duruşma salonu, artık hararetli tartışma ve heyecanlı konuşmalara sahne olmuyor.
Gece yarısı gelen telefon ihbarı... Birçok sanığın “darbe” suçlamasıyla yargılandığı davanın soruşturmasını gizemli bir telefon ihbarı başlatmıştı. Adı gizli tutulan bir şahıs, iki yıl önce 156 Jandarma İmdat’ı arayarak Ümraniye Çakmak Mahallesi’ndeki bir gecekonduda bomba bulunduğu bilgisini verdi. 12 Haziran 2007’de, eve yapılan baskında üzeri siyah naylonla örtülmüş ahşap bir sandıkta 27 adet savunma ve taarruz tipi el bombası ve TNT kalıpları ile fünyeler ele geçirildi. Bu baskından 16 ay sonra, 20 Ekim 2008’de İstanbul Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde Ergenekon Davası’nın ilk duruşması başladı.
Son duruşmada koltuklar boştu İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin asıl heyeti sadece bu davaya bakmakla görevlendirildi. İlk duruşmada 60 avukat, 88 sanık ve 79 izleyici koltuğu bulunan salonun küçük olması nedeniyle izdiham yaşanmıştı. 99’uncu duruşma yapılırken izleyici ve avukat sandalyeleri neredeyse bomboştu. Sayıları yüzlerden onlara düşmüş gazeteciler yandaki salondan “son dakika” geçme telaşından çok uzak bir şekilde davayı izliyordu. Öğleden sonra ise yarısı boş sanık koltuklarında öndeki sandalyenin üstüne kapanıp ellerini yastık yapmış uyuyanlar vardı. Dava açıldığında sayıları 46 olan tutuklu sanıkların kimlik tesbitleri ikinci duruşmada, 40 tutuksuz sanıktan duruşmaya katılan 29’unun kimlik tesbiti ise üçüncü duruşmada yapıldı.
İddianame 40 saatte okundu Davanın üçüncü duruşmasında başlanan iddianamenin okunması, Cumhuriyet savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından dokuz duruşma ve toplam 40 saatte tamamlandı. Sanıkların savunmalarının alınmasına ise 12. duruşmanın yapıldığı 11 Kasım 2008’de başlandı. İddianamedeki sıraya göre ilk savunmayı tutuklu sanık Oktay Yıldırım yaptı.
‘Paşa paşa yatıyoruz’ Emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün savunması ise 26. duruşmanın yapıldığı 15 Aralık 2008’de alındı. Küçük, duruşmalarla ilgili ruh halini “Paşa paşa yatıyoruz” yanıtı vererek açıklamıştı. İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek ise 22 Ocak 2009’da başladığı savunmasını, toplam 18,5 saatte tamamladı.
Savunma rekoru Kerinçsiz’de Şimdilik en uzun savunma rekoru 12 duruşmada 60 saat konuşan Kemal Kerinçsiz’in elinde. İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun bir günlük ifadesinin ardından, Metin Çetinbaş’ın beş duruşmadır sürdürdüğü savunmasının daha da devam etmesi bekleniyor. Tutuklu sanıklarla birlikte ifadeleri alınan Ali Yiğit ve Semih Tufan Gülaltay dışındaki tutuksuz sanıklardan, aralarında Sedat Peker ve Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun da olduğu 33 sanığın savunması ise 94’üncü duruşmada sona erdi. Avukatı Metin Çetinbaş’ın yazılı olarak hazırladığı savunmasını tamamlamasının ardından, davanın tutuksuz sanıkları İlhan Selçuk, Ferit İlsever ve avukat Fuat Turgut ile haklarında yakalama kararı bulunan iki sanığın ifadelerinin alınmasına geçilecek.
‘Beş dakikası bir kontör...’ Sanıkların hemen hepsi kendilerini vatansever olarak tanımlayıp, iddia edilen suçları kabul etmezken, bazı ilginç savunmalar da salondakileri gülümsetiyor: İddianamede yer alan telefon görüşmelerinin kayıtlarına göre Orhan Pamuk’a suikast planında gözetleyici olarak görevlendirilen Ayhan Çelik, bu diyaloglar için “Beş dakikası bir kontör. Zaman da boldu. Boş boş konuşulmuş sözler bunlar” dedi. “Vurma-kırma, öldürme” konuşmaları içinse “Mizacımız böyle” şeklinde açıklama yaptı.
İlk tahliye 15. celsede Egenekon davasında ilk tahliye kararı, 15. celsenin yapıldığı 18 Kasım 2008 tarihinde verildi. Mahkeme, Mahmut Öztürk’ün serbest bırakılmasını kararlaştırdı. Tutuklu sanıklardan Gazi Güder 25. celsede, Muammer Karabulut, Vedat Yenerer ve Orhan Tunç 41. celsede, Sami Hoştan, Serhan Bolluk ve Abdulmuttalip Tonçer 53. celsede, Vatan Bölükbaşoğlu ve Hüseyin Gazi Oğuz 65. celsede, Bekir Öztürk, Abdullah Arapoğulları, Rasim Görüm, Oğuz Alparslan Abdülkadir ve Halil Behiç Gürcihan ise 83. celsede tahliye edildi. Tutuklu iş adamı Kuddusi Okkır, 3 Temmuz 2008’de tutuklu bulunduğu Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nden Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılmış ve 6 temmuzda aynı hastanede hayatını kaybetmişti.
Paşalara sağlık olsun Sağlık sorunları nedeniyle tutuklu sanıklardan Ayşe Asuman Özdemir 17 Temmuz 2008, Ferit İlsever de 29 Ağustos 2008 tarihinde tahliye edilmişti. Soruşturma kapsamında tutuklanarak Kocaeli F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne konulan ve burada geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastanede tedavi altına alınan emekli Orgeneral Şener Eruygur da 21 Eylül 2008’de salıverilmişti. Emekli Orgeneral Hurşit Tolon ise rahatsızlığı nedeniyle tutuklu bulunduğu Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nden GATA Haydarpaşa Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alınmış ve 6 Şubat 2009’da tahliyesine karar verilmişti. Prof. Dr. Erol Manisalı da soruşturma kapsamında 17 Nisan 2009 tarihinde tutuklandıktan sonra cezaevinde rahatsızlanmış ve kaldırıldığı Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat olmuş, avukatının talebi üzerine sağlık durumu nedeniyle tahliyesi kararlaştırılmıştı.
Danıştay mahkûmları da Silivri’ye geliyor Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararı doğrultusunda Danıştay’a saldırı davasının Ergenekon davasıyla birleştirilmesine karar vererek, dosyayı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Dava dosyasının delil klasörleri arasında bulunan ve mahkemenin isteği üzerine de Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından “çok gizli’’ ibareli olarak gönderilen bu belgelerin orijinal haliyle açıklanmamasına karar verdi. Yine MİT’e bir ihbar mektubuyla gönderilen, MİT’in de mahkemenin talebi doğrultusunda gönderdiği 6 adet CD içinde de Tuncay Güney’in ses CD’si yer aldı. Mahkeme heyeti, bu CD’de Güney’e işkence yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle ifadeyi alan görevliler hakkında suç duyurusunda bulundu.
|
|
Diğer haberler:
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|