|
|
Hint Kumaşı albümüyle hayatında yeni sayfa açtığını söyleyen Asena, evleneceği erkeği tarif etti: Benim önümde olmalı. Kılıbık erkekleri sevmiyorum. Beni karşısına alıp konuşmalı, güzel şeyler anlatmalı, bana akıllar vermeli. Erkeğin bir ağırlığı olmalı.
|
5 Ocak 2003... Tarihi mıh gibi aklında tutuyor, “Unutur muyum?” diyor. “Yıldönümünde poligona gidip, atış yapıyorum” diye devam ediyor. Sonra Allah’tan ‘şaka şaka’ diyor da yüreklere su serpiyor.
Bacağından vurulduğu gün arkadaşlarının getirdiği oyuncaklar söyleşiyi yaparken Asena’nın yanıbaşında duruyordu. İlk albümü 2002’de ‘malum şahıs’ İbrahim Tatlıses tarafından çıkarılan Asena yeni albümü Hint Kumaşı’yla hayatında yeni bir dönem başlatmak istiyor. Geçen yıl açtığı dans okulunda dersler veren ünlü dansöz, bir yandan “Biz kadınlar olarak her şeyin üstesinden geliyoruz” diyor. Öte yandan “Kocam benim önümde olmalı” demekten geri durmuyor.
Dansöz olarak Türkiye’de en tepelerdesiniz. Şarkıcı olarak aynı başarıyı yakalayamazsam, diye korkmadınız mı?
Hiç o şıkkı düşünmedim. Başarısız olmayacağım. Bunu kesinlikle biliyorum. Şarkıcılık olarak, ses olarak demiyorum ama benim sahnede yuttuğum toz büyük bir toz.
Sahne tozu önemli ama şarkıcılıkta ses de lazım.
E tabii ki. Benim sesim zaten buna yeterli. Sonuçta bir Abacı olmayı hedeflemiyorum ama kötü bir ses olmayı da hedeflemiyorum. Benim amacım insanlarla mutlu bir şekilde şarkı söyleyebilmek ve şarkı söylediğimde kimseyi rahatsız etmemek. Bu yeter zaten. Şovla da bunu bütünleştirmek.
Türkiye’de çok iyi ses dediğimiz 10 parmağı geçmez. Ama biliyorsunuz ki şu an ünlü olmuş milyonlarca insan var şarkıcılıkta. Bunların ünlü olmasının ilk sebeplerinden biri şarkının tutmasıdır. İyi bir şarkı tutturduğun zaman kral sensin.
Ama ben sesime güveniyorum. Şu anda mesela konuşma tonum nasıl geliyor?
... Güzeeel...
Güzel bir sesim var. En azından öyle söylüyorlar. Yok yok... Güzel.
Örnek aldığım kişi Sibel Can demişsiniz...
Örnek aldığım, Sibel Can’ın geldiği nokta. Onun yaptığı mücadele sonucunda kazandığı o güzel etiket. Onun dışında her zaman kendimi örnek alıyorum.
Daha önce dansözlerin afişlerde assolistin altında olmasından bahsetmişsiniz. Şimdi assolist olduğunuz vakit afişin en üstüne yazdıracaksınız isminizi.
En tepeye dansözü yazdıracağım. Dansöz olarak bu piyasada tanındım. Ben şimdi o dansözlüğü yukarı çekiyorum. Solistliğin yanına koyacağım dansözlüğü.
Yani ‘Dansöz ve Assolist Asena’ ...
Aynen.
Albüm çıkarma düşüncesi nasıl doğdu?
Zaten herkes albüm çıkarmamı istiyordu benim...
Herkes, derken?
Etrafım, seyircilerim, ailem, arkadaşlarım. Benim çok iyi bir sahnem olduğunu söylüyorlar. 16 yıldır dansın dışında sahneye bir hâkimiyetim var. İnsanların eğitim alarak bile yapamadığı, bende doğuştan olan bir şey bu. O ışık... İnsanların benle, benim insanlarla daha fazla vakit geçirmem açısından böyle bir şey yapmam gerekiyordu. Albümsüz sahnede bir dansçı ne kadar kalabilir ki. Ama albüm olunca... En başta sahne performansım için bunu istedim.
Haberin devamını okumak için tıklayın.