1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 04 Şubat 2012 Cumartesi 05:54
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

‘Evet’ demek mi zor ‘hayır’ demek mi daha kolay - Taraf - Istanbul - 17.07.2010

‘Evet’ demek mi zor ‘hayır’ demek mi daha kolay   CAFER SOLGUN * / Cunta anayasasına “evet” diyen, meydanlarda Evren’in konuşmalarına “As! As!” diye tempo tutarak karşılık veren halkım... Bu utançtan silkinip kurtulmanın zamanı bir başka 12 Eylül gününe denk geldi.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

“Evet” demek mi zor; “hayır” demek mi daha kolay? Anayasa değişikliği paketinin, kendisini rejimin “yüksek senatosu” olarak konumlandırdığı anlaşılan Anayasa Mahkemesi’nden “kısmi müdahale” ile kurtulmasının ardından referanduma gidecek olması, en az bu cümle kadar “tuhaf” bir durumu ortaya çıkardı. Tek kanallı televizyon yıllarımızda Erkan Yolaç’ın sunduğu bir “evet-hayır” isimli yarışma programı vardı. Bu programda yarışmacılar, Yolaç’ın şaşırtmacalı sorularına “evet” ya da “hayır” sözcüklerini kullanmadan yanıt vermek durumundaydılar. Ve pek az yarışmacı bunu başarabiliyor, sonuçta “evet” ya da “hayır” sözcüklerini kullandıkları için yarışmayı yitirmiş oluyorlardı. Bu yarışmayı hatırlamamın ve hatırlatmamın nedeni, bir süredir kendimi o yarışmacıların psikolojisi içerisinde görüyor olmam. Zira “evet” demek için de, “hayır” demek için de, hatta “boykot etmek” için de herkesin kendince nedenleri var.

5 Nisan 2010 günü bu sayfada yayımlanan yazımda, 12 Eylül darbe anayasasının Türkiye’nin temel problemi olan demokratikleşme önündeki en büyük “yasal engel” olduğunu belirtmiş ve bu anayasanın inkârcı, yasakçı ideolojisine, ruhuna sinmiş olan “İstiklal Mahkemeleri” mantığına dikkat çekmiştim. Aynı yazımda bu darbe anayasasını kitlesel olarak değiştirme talebini dillendiren Kürtlerin ve Alevilerin istemlerinin dikkate alınmamasını da eleştirerek, “kozmik odalara girilebilen, ‘Balyoz’ planları soruşturulan bir Türkiye’nin anayasası, öngörülen bu anayasadan daha iyi ve ileri olmak zorundadır” demiştim.

 

Kutuplaşmalar siyasi

Ancak daha çok yargı ile ilgili düzenlemeler içeren 26 maddelik anayasa değişikliği paketi, sonuçta, 12 Eylül 2010 günü referandum sandığıyla birlikte halkın önüne bu haliyle gelecek. Değişiklik paketiyle birlikte baş gösteren “evet” ve “hayır” tartışmalarının yol açtığı ayrışma, bugünlerde daha da netleşti ve önümüzdeki günlerde bu ayrışmanın apaçık bir kutuplaşmaya dönüşeceğini kestirmek zor değil. Ne ki bu ayrışma ya da kutuplaşma, tartışma konusu olan değişikliklerin ne getirip ne götüreceğinden çok, siyasal bir nitelik taşıyor. Nitekim CHP ve MHP, niyetini gizlemiyor ve referandumu “AKP’ye hayır” kampanyasına dönüştürmeye hazırlanıyor. Bu ulusalcı, statükocu koalisyon ile aynı cephede yer almanın izah edilmesi güç ağırlığı nedeniyle BDP de “boykot” kararı almış durumda. AKP de muhtemelen statükoculuğa vurgu yapan bir kampanya yürütecek.

Bu tablo içerisinde “keşke” demenin bir anlamı ve değeri yok; ama yine de 12 Eylül darbe anayasasının tümüyle tarihin çöplüğüne gönderileceği bir yeni ve sivil anayasa 12 Eylül’de referandum konusu olsaydı, darbecilerle darbesevicilerin yıllarca “bu anayasa yüzde 92 ile kabul edildi” maskaralığına ve darbe anayasasıyla yönetiliyor olmak utancına son verilmiş olacaktı.

Haberin devamını okumak için tıklayın.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Her Taraf Haberleri:
 Hey gidi Sanasaryan Han!
 İç sesim bana hesaplaş dedi
 Yüzü kara olanın eli kara çalar
 Ulus, liberalizm ve Kürt sorunu
 STATÜ MESELESİ
 Kürt meselesinde inadın bedeli
 Soldaki tartışmalar üzerine...
 Belge ve Berktay tartışmasının düşündürdükleri

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 04.02.2012
Dindar gençlik yetiştirmek
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 04.02.2012
Kemalist bir başbakan
YA DA
Yasemin Çongar - 04.02.2012
Lekeli zihinlerimize günışığı değince…
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 04.02.2012
Bir Nabi Yağcı özeti
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 04.02.2012
‘Hangi din, hangi dindar gençlik’
VAZİYET
Demiray Oral - 04.02.2012
Ya sev ya gelme Paul Auster
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 04.02.2012
Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne!
AÇILIM
Emre Uslu - 04.02.2012
Öcalansız PKK ne yapar
AÇIN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ
Ümit Kıvanç - 04.02.2012
Liberalin de raconu var sanıyorduk
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 04.02.2012
Kimlik siyasetine devam
YERİN YEDİ KAT ALTI
Ferhat Kentel - 04.02.2012
‘Dindar nesiller’
SOLDUYU
Roni Margulies - 04.02.2012
AKP’ye nasıl muhalefet edilmez
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 04.02.2012
Galatasaray gerçekten temiz futboldan yana mı
OYUN BOZAN
Haluk Çetin - 04.02.2012
İstifa yeter mi
KÖŞE TAŞI
Akın Özçer - 04.02.2012
Anayasa Konseyi’ne başvuru
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: ‘Evet’ demek mi zor ‘hayır’ demek mi daha kolay
04.02.2012 05:54:21