1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 24 Mayıs 2012 Perşembe 09:35
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

FAİLİ MEÇHULLER MEÇHUL KALMASIN-1 - BURHAN EKİNCİ - 20.08.2010

FAİLİ MEÇHULLER MEÇHUL KALMASIN-1   BURHAN EKİNCİ - Otuz yıllık savaşın kurbanı onlar. Kimi evinden götürüldü, kimi yolda yürürken alındı. Geri dönmediler. Binlerce insan...

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

“Savaş bir gün biterse kendimize şunu sormalıyız; Peki ölüleri ne yapacağız, neden öldüler?” Cesare Pavese.

“Kayıp”, “yargısız infaz”, “faili meçhul” cinayetler... “...evinden çıkarken vurmuşlar”, “...kaçırmışlar”, “Beyaz telsizli Toros marka araçlar var ya onlara dikkat etmek gerek”, “...cesedi falanca yerde bulunmuş...” 1990’lı yıllarda Güneydoğu’da en çok duyduğumuz kelimeler oldu bunlar... Birileri kaçırılıyor, gözaltına alınanların birçoğundan bir daha haber alınamıyordu. Köprü altlarında, dere yataklarında, yol kenarlarında, kimsesizler mezarlıklarından cesetler çıkıyordu. Bazılarından ise aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ haber alınmıyor.

Düşünün ki, sevdiğiniz bir insan aniden kayboluyor. Başvurduğunuz tüm resmi kurumlar size yardımcı olmuyor. Hatta “artık arama” diyor ve tüm başvurularınız sonuçsuz kalıyor. “O kayıp” deyip de artık unutmaya mı çalışırsınız? Bir güven sorunu, yitirilmiş adalet duygusunu yaşamaz mısınız? Sevdiğiniz, kaybedilmiştir, öldürülmüştür, cesedini bulamamışsınızdır, ya da parçalanmış cansız bedenini almışsınızdır, ancak yine de faillerininin yargılanmasıyla adaletin yerini bulmasının yaratacağı rahatlama duygusunu yaşamak istemez misiniz? Kim, sevdiği insanın mezarına gidip bir dua okumak, bir çiçek bırakmak, sadece kemikleri kalmış olsa da ruhu şad olsun diye mezarına bir ağaç dikmek istemez ki?..


Her cumartesi aynı yerde

Bu ülkede bunu yaşayamayan yüzlerce insan var. Ve bu özlemle verdikleri hukuk mücadelesinden bir sonuç elde edemedikleri için yıllardır seslerinin duyulmasını istiyor. İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünde ve Diyarbakır’da Koşuyolu Parkı önünde her cumartesi günü biraraya gelerek, yıllardır ses oluyorlar. Sevdiklerinin kendilerine verilmesini, faillerin bulunarak cezalandırılmasını istiyor. Asıl çoğunluk ise susarak, yaşadıkları acıları içlerine gömerek yaşıyor.

Bu yazı dizimizde, çıkarabildiğimiz kayıp ve yargısız infaz, faili meçhul cinayetlere kurban gidenlerin kısa öykülerini okuyacaksınız. İçlerinde, gazeteci, yazar, doktor, eczacı, sağlıkçı, sendikacı, çiftçi, köylü, çoban, üniversiteli, yaşlı, genç, erkek, kadın ve küçük çocuklar var. Yediden yetmişe, her meslekten birileri kaçırılmıştı. Dikkat çeken bir özellik, birçoğunun hikâyesinin aynı olması. Ya telsizli kişiler, ya operasyon esnasında güvenlik güçleri tarafından ya da maskeli kişilerce alıkonuluyorlardı. Gözaltı resmî olmadığı için ilgili makamlar hep inkâr ediyordu.


Başvurular sonuçsuz

Bu öyküleri yazarken, anladım ki acının ne rengi ne de ırkı vardı. Bu acı herkese bulaşmıştı. Bu acıların dindirilmesi için adalet de gereğini yapmamıştı. Bazı dosyalarda soruşturmalar başlatılsa, davalar açılsa da etkili bir yargılama yapılmamıştı. Hiçbir fail yargılanmamış, dosyalar tozlu raflara terk edilmişti. Faillerin kim oldukları bir türlü açıklanmadı. Ailelerin yaşadıkları da benzerdi. Kaçırılmadan sonra en yakın karakollara, savcılıklara koşmuşlar, Valiliklere, Başbakanlığa, Cumhurbaşkanlığı’na başvurmuşlar. Kendi oylarıyla seçilen milletvekillerine sormuşlar. Ancak verilen cevaplar hep aynı olunca aileler soluğu AİHM’de almış. Sonuç: Mahkûmiyet.


Faili meçhuller ‘Diyar’ı

Kısa öykülerini vererek anlatmaya çalıştığımız bu acıların, rakamlara yansıması da en az sözler kadar korkutucu, can yakıcı.

Haberin devamını okumak için tıklayın.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Yazı Dizisi Haberleri:
 Paşa hayatlardan sivil izlenimler
 Aziz’in evinde buluşalım
 Seyid Rıza’nın kızına öğrenci genç bakıyor
 Katliamı yaşayan tanıklar anlatıyor-2
 KATLİAMI YAŞAYAN TANIKLAR ANLATIYOR-1
 TOKİ depremzedelere dört bin konut yapacak
 Birlikte ama ‘ayrı’ yaşadık
 Türkleri daha hâlâ misafir sanıyorlar

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: FAİLİ MEÇHULLER MEÇHUL KALMASIN-1
24.05.2012 09:35:18