|
|
Oğlunun tahliye haberiyle sevincini paylaşmak için yanına kardeşi ve dayısını alarak Bitlis’ten, Mardin Kızıltepe Cezaevi’ne gitti. Oğlunu teslim aldı ancak dönüş yolunda dördü de sırra kadem bastı
|
Bugünkü bölümde, cezaevinden çıkan oğlunu almaya giden Mutki Nüfus Müdürü Abdulbaki Birlik’in ailesiyle birlikte kaybedilişini, itirafçı akrabaları tarafından kandırılan baba ile oğulun kaçırılmalarını, AİHM’in mahkûm ettiği Bolu Tugay Komutanlığı tarafından gözaltına alındığı iddia edilen iki kardeşin akıbetini okuyacaksınız. Yazar Tarık Ziya Ekinci kaçırıldıktan sonra öldürülen kardeşi Yusuf Ekinci’yi anlattı. Hukuk bölümü konuğumuz ise insan hakları savuncusu avukat Eren Keskin...
KEMAL BİRLİK-ABDULBAKİ BİRLİKZÜBEYİR BİRLİK- ZEKİ ABALIK / MARDİN/1995
Birlik ailesi Bitlis Mutki’de yaşıyorlardı. Mutki Nüfus Müdürü olan Abdulbaki Birlik’in oğlu Kemal “örgüte yardım ve yataklık” iddiasıyla tutuklandı. Kızıltepe Yarı Açık Cezaevi’nden 29 mayısta tahliye edildi. Oğlunun tahliye sevincini yaşayan baba Abdulbaki, yanına Mutki Tapu Müdürü olan ağabeyi Zübeyir ile dayısı Zeki Abalık’ı alarak Kızıltepe’ye gitti. Oradan Kemal’i yanlarına alan Birlik ailesi Mutki’ye doğru yola çıktı. Bir aile Kızıltepe-Bitlis karayolunda sırra kadem bastı. Bu kişilerin gözaltına alındığına inanan aile fertleri, önce Kızıltepe Cumhuriyet Savcılığı, ardından da Diyarbakır DGM’ye başvurdu. Ancak tüm girişimler sonuçsuz kaldı. Aradan 15 yıl geçti, hâlâ bir haber yok. Birlik ailesi, Kemal, Abdulbaki ve Zübeyir Birlik ile Zeki Abalık’ın akibetinden güvenlik güçlerini sorumlu tutuyor.
YUSUF EKİNCİ / ANKARA/1994
Öyküsünü ağabeyi yazar Tarık Ziya Ekinci’den dinliyoruz: “24 Şubat 1994’te saat 18:00 sıralarında özel arabasıyla Oran Sitesi’ndeki evine giderken, katil ya da katillerce kaçırılmış ve ertesi günü Konya yolu üzerinde Gölbaşı mevkiinde kurşunlanmış cesedi bulunmuştur. Kardeşim Yusuf Ekinci, polititakyal ilgilenmeyen salt mesleği ile uğraşan bir kişiydi....Onu tanımadığı katillerin hedefi yapan tek özelliği, Liceli Kürt kökenli tanınmış bir aydın olmasıydı. Kardeşim, Yusuf Ekinci, sözde ‘devleti koruma görevi’ üstlenen ‘Türk İntikam Tugayı’, ‘Kontrgerilla’ ya da ‘Türk gladyösü’ olarak adlandırılan devletin içinde yuvalanmış gizil örgütlerden birinin Kürt aydınları arasında korku ve panik yaratmak için seçerek öldürdüğü bir kurban oldu. Katillerin bulunması için başta Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere, yetkili mercilerin tümüne yaptığımız başvurular, bugüne kadar yanıtsız kaldı. Failleri bulunmayan ya da bulunmak istemeyen kardeşim Yusuf’un cinayeti de faili meçhul olarak kapatıldı. Biz de AİHM’e gittik. AİHM, Türkiye’yi mahk�m etti. Daha sonra bazı gelişmeler yaşandı. Cinayette Özel Harekât Başkanvekili İbrahim Şahin’in parmağı olduğunu öğrendik. İbrahim Şahin, Ergenekon davası kapsamında tutuklanınca cinayete ilişkin sorgulanması için savcılara dilekçe verdik. Ancak bir netice alamadık. Davaya müdahil olmak istedik. Oradan da bir sonuç çıkmadı” . Gerekli soruşturmayı yapmadı.
SADIK ULUMASKAN- SEYİTHAN ULUMASKAN-İLYAS EREN / DİYARBAKIR/1997
İddialara göre, Şanlıurfa Viranşehir’de yaşayan 70 yaşındaki Sadık’ı 4 Aralık 1997’de akrabaları PKK itirafçısı Aziz Büyükmaskan aradı. Kendisini Diyarbakır’da bir çay bahçesinde buluşmaya çağırdı. Yaşlı adam, 28 yaşındaki oğlu Seyithan ile birlikte Diyarbakır’a gitti.
Haberin devamını okumak için tıklayın.