|
|
YASEMİN YÜCE TAR * / Öyle zor zamanlara geldik ki fil olmamız lazım. Bu kötü zamanların geçmesini bekleyecek kadar ne arkada ideolojik sermayemiz ne kitabımız, ne de yazarımız kaldı.
|
Bıçak kemiğe dayanmamış gibi yapıyoruz. Dayandı mı diye gözümüzümü açıp bakabilmemiz için elimizden tutan bir büyüğümüz yok. Bir yol bulalım, fil olalım.
Kocaman olalım, kulaklarımız da kocaman olsun. Her şeyi duyalım, bilelimher şeyi. Yanımızda yürürken herkes heybetimizin verdiği huzurla sevsin bizi. Ayaklarımız kocaman olsun, bastığımız yerleri içimize çekelim, ya da yer bizi içine çeksin. Hembüyük olalım, hemkorkusuz, hemde korkutmayalımkimseyi. Karıncalar bilsin artniyetsiz olduğumuzu. Yavru filler bizi bize tekrar hatırlatsın. Sevelimkendimizi.
Filler gibi sürü halinde yaşayalım. Birlik olmaktan, yanyana durmaktan kaynaklı bazı rahatsızlıklarımız var, içimizde bir sıkılma, sıkışma oluyor bize birileri “örgüt” deyince, “birlikte hareket etmek” deyince. Ama hastalığın panzehirinin hastalığı ortaya çıkaran durumolduğunu bilmeden aslanların kucağına koşan ve hızlanarak tekrar koşan birer ceylan yavrusuna dönüşüyoruz. Oysa bizimfil olmamız lazım.
Birlikte, yan yana emin adımlarla yürümeli. Arkada kalanı beklemeli, önde gideni kollamalıyız. Aynı yere yürümeli, çocuklarımıza göstermeliyiz beraber olmaktan aldığımız gücünmukayesesinin olmadığını.
Haberin devamını okumak için tıklayın.