|
|
‘Önderlik’ kelimesini kullandıkları için tutuklanmaları istenen beş kişiyi DTP lideri ikna etti... DTP ve İçişleri’nin mutabakata vardığı ifade metnini tekrarlayan 29 kişi hemen serbest bırakıldı. Ancak Kandil’den üç, Mahmur’dan da iki kişi, bu mutabakatın dışına çıkıp ‘önderlik’ sözünü kullandı. Savcı beş kişiyi tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edince kriz yaşandı. İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Osman Güneş ile görüşen DTP lideri Türk “15 yıldır dağdalar. Bu psikolojiyi gözetin” dedi. Metin “Öcalan’ın çağrısı var. Barışçıl çözüme katkı için kendi irademle geldim” olarak değiştirildi. Türk, beş kişiyi metin için ikna edince kriz çözüldü
|
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile İçişleri Bakanı Beşir Atalay arasında iki gün önce 10 saate yayılan görüşme trafiğinin ardından atlatılan 221. madde krizine önceki gece çok daha kritik bir ‘kriz’ eklendi. Mahmur ve Kandil’den gelen 34 kişilik grubun içinden beş isim, DTP ve İçişleri Bakanlığı arasında ‘mutabakata varılan’ ifade metninin dışına çıkmıştı. Kandil’den gelen Elif Uludağ, Hidayet Yakut, Hüseyin İpek ile Mahmur’dan gelen Nurettin Turgut ve Musa Tomak, savcılara diğerlerinden ‘farklı’ ifade verdi. Savcıların tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk etmelerine neden olan o ifadeler dört kelimeden oluşuyordu: “Türkiye’ye önderliğin çağrısıyla geldim.”
Farklı ifade sorun oldu
“Denizden geçip derede boğulma” deyimini anımsatan bu gelişme son günlerde doruğa ulaşan barış ümitlerinin bir çırpıda sönmesine yol açabilirdi. Ahmet Türk, bu gelişmeden haberdar olduğunda saatler gece yarısını biraz geçiyordu. Bir grup milletvekiliyle Habur Sınır Kapısı’na giden Türk, krizin ayrıntılarını öğrendi. Kandil’den üç, Mahmur’dan iki olmak üzere beş kişi, diğerlerinden farklı ifade vermişti. Diğer 29 kişi, daha önce anlaşılan ortak metni tekrarlamıştı: “Öcalan’ın ‘gelin’ çağrısı vardı. Türkiye’de ise demokratik açılım süreci başlamıştı. Bu sürece katkı sunmak ve 25 yıldır süren savaşı sona erdirmek için Türkiye geldik.”
Kriz nasıl aşıldı
Haklarında tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilen beş kişi ise sadece “Ben Önderliğin çağrısı üzerine geldim” demekle yetinmişti. Bundan dolayı savcılar, bu kişilerin tutuklanmasını talep etmişti. İfadelerin alındığı Habur Sınır Kapısı’ndan bir saat olsun ayrılmayan İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Osman Güneş, karşısında duran Ahmet Türk ve üç milletvekiline ilk söylediği sözler şunlar oldu: “Bu beş kişinin ifadesi yasalarımıza göre suç. Bizim de hukukumuz var, savcılarımız bağımsız.” O saatten itibaren sabah 04.00’a kadar Türk ve yanındakiler ile Güneş arasında ‘diplomatik’ pazarlıklar başladı. Türk’ün ilk tepkisi, “Onlar 10-15 yıldır dağdadır, Öcalan’a bağlılıkları biliniyor. Geliş amaçları da belli. Diğerleriyle ifadelerinde büyük farklılıklar yok. Savcıların amaçları ne anlayamadım. Tüm süreç boşa çıkacak. Bundan çıkış yolu olmalı. Asla tutuklanmamalılar” sözleri oldu.
Haberin devamını okumak için tıklayın.