|
|
PROF. DR. MUSTAFA ERDOĞAN * / Eksik ve gedikleri, isabetsiz yanlarına rağmen referandumda oylanacak olan bu değişiklikler, yine de mevcut duruma göre Türkiye toplumunun özgürleşmesi yolunda ciddi bir ilerlemeyi temsil etmektedir.
|
Önümüzdeki 12 Eylül’de halk tarafından oylanacak olan anayasa değişiklikleri başlıca iki kısımdan oluşuyor. Birinci grubu temel hak ve özgürlüklerle ilgili değişiklikler oluşturmaktadır. Genel olarak özgürlükleri, eşitliği, çalışanların iş hayatına katılımını ve hukuk devletini takviye edici nitelikte olan bu haklar şunlardır: Çocuklar, yaşlılar, “özürlüler”, şehitlerin dul ve yetimleri, malul ve gazilerin korunması için ek tedbirler alınabilecek (m. 10): kişisel verilere erişim ve bunların korunması hakkı (m. 20): yurtdışına çıkma özgürlüğü ancak suç kovuşturması nedeniyle ve hâkim kararıyla sınırlanabilir (m. 23): çocukların korunması güçlendiriliyor (m. 41): aynı işkolunda birden fazla sendikaya üyelik yasağı kalkıyor (m. 51): kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınıyor (m. 53, 128): grev esnasında işçilerin ve sendikanın verdiği maddi zarardan artık sendika sorumlu değil; siyasi ve dayanışma amaçlı grev ve lokavt yasağı kalkıyor (m. 54): kamu denetçisine (ombudsman’a) başvurma hakkı getiriliyor (m. 74): parti kapatmada milletvekilliğinin düşmesi kalkıyor (m. 84): Yüksek Askerî Şûra’nın “ilişik kesme” kararlarına karşı yargı yolu açılıyor, yargı mercilerine yerindelik denetimi yapma yasağı geliyor (m. 125): kamu görevlilerine verilen “uyarma” ve “kınama” cezaları yargı denetimine açılıyor (m. 126): Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı tanınıyor, Yüce Divan kararlarına karşı “yeniden inceleme” imkânı getiriliyor (m. 148): HSYK’nın meslekten çıkarma kararları yargı denetimine açılıyor (m. 159).
Özgürleşme ve demokratikleşme arayışındaki bir toplum için bunlar şüphesiz ciddi kazanımlardır. Ama bu paketin bir de “yargı reformu” kısmı var. Anayasa değişikliği bir yandan Anayasa Mahkemesi’nin ve HSYK’nın üye kaynağını çeşitlendiriyor ve bunları kısmen de olsa demokratik meşruluğa kavuşturuyor, öbür yandan askerî yargının görev alanı daraltarak hukuk devletine aykırı yönlerini de kısmen buduyor. Yeni düzenlemeye göre (m. 146-149), Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısı 17’ye çıkarılarak, 2 daire ve genel kurul halinde çalışması öngörülüyor. Üyelerin görev süresi bir defalık olmak üzere 12 yılla sınırlanıyor. Mahkemeye TBMM de dolaylı olarak 3 üye seçebilecek. Geri kalan 14 üyeden 7’sini yüksek yargının, 3’ünü YÖK’ün gösterecekleri adaylar arasından ve 4’ünü bürokratlar, avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından olmak üzere doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı seçip atayacak.
Haberin devamını okumak için tıklayın.