1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 23 Mayıs 2013 Perşembe 08:15
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Hayalden gerçeğe bir belgesel - SİBEL ORAL - 11.05.2012

Hayalden gerçeğe bir belgesel   Yıllardır TRT’de sanat programları yapan Demet Haselçin, 13 yıl önce Orhan Pamuk’la birlikte ‘gerçekle hayalin arasında bir yerde’ duran, metruk Bruknel Apartmanı’nın kapısından içeri girdi ve...

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült


Yıl 1999. Orhan Pamuk henüz Nobel Edebiyat Ödülü’nü almamış, Masumiyet Müzesi romanını yazmamış. Yıllardır TRT’de yaptığı program ve belgesellerden tanıdığımız Demet Haselçin’in bir gün telefonu çalıyor. Arayan Orhan Pamuk. Daha önce Benim Adım Kırmızı için bir belgesel çekmişler. “Sizinle bir şey konuşmak istiyorum, görüşebilir miyiz” diyor. Görüşüyorlar ve Demet Haselçin daha yazılmamış ve hatta adı bile belli olmayan romana ilham verecek olan müzenin belgeselini çekmeyi kabul ediyor.

Yıl 2012. Bir cuma sabahı TRT İstanbul binasında Demet Haselçin’in küçük odasında karşılıklı oturup kahvelerimizi içiyoruz. İçimden diyorum “Bu kadın çok acayip ve muazzam bir iş yaptı” Belgeseli ve süreci anlatırken gözleri parlıyor. Ben de saf saf soruyorum; kaç kişilik ekip ve nasıl bir ekipman? Onun parıldayan gözlerine karşın şaşkınlıktan büyüyor gözlerim. Küçücük bir ekiple yaptığını söylüyor. Öyle feci paralar, prodüksiyonlar filan yok. “Nasıl oldu peki” diyorum, “İstedim, çalıştım” diyor. Eminim batılı televizyoncular böyle bir proje için delirirdi. Bu ne sakinlik... Kahvemizi içiyoruz, o da bu arada gala için son hazırlıkları yapıyor. Ben bu arada Milliyet Sanat nisan sayısına yazdığı yazıya bakıyorum, kendini şöyle anlatıyor: “Doğduğumda evinde tek kitap olmayan, okumayı öğrendikten sonra, küçük şehrin (Muğla) tek kırtasiyecisinde, bulabildiği bütün kitapları alan, İl Halk Kütüphanesi’nin müdavimi, hep yazarların dünyasını merak eden, onları tanımak isteyen bir çocuktum.”

Bir metruk bina Brukner Apartmanı

İşte o çocuk büyüdü, birçok iyi işe imza attı ve tam 13 yıl Masumiyet Müzesi Belgeseli’ni çekeceğine inandı. Üstelik yıllarca bunu çekim ekibinden başka kimseler bilmedi. Daha ortada hiçbir şey yok. Sadece Çukurcuma’nın kıvrıla kıvrıla ilerleyen sokaklarının birinde yıkık dökük ve hatta olabildiğince metruk Brukner Apartmanı var. Masumiyet Müzesi Belgeseli de işte şimdilerde metrukluğunun esamisi okunmayan, tüm dünya kültür gazetecilerinin ilgi odağı haline gelen yapıda başlıyor. Küflenmiş kırık dökük duvarlarda erimiş duvar kağıtları, paslı demirler, çürümüş ahşap merdivenler, kolu kanadı kırık pencereler... Belgeseli izlemeden hayal bile edemeyeceğiniz kadar yıkık dökük olan Brukner Apartmanı’nın 13 yıllık mazisini izliyoruz... Pamuk, belgeselin yapımcısı ve yönetmeni Haselçin’e olacakları anlatıyor, planları gösteriyor. Bu sırada sokaktan geçen bir satıcı “Domatiis, patatees” diye bağırıyor. Her şey o kadar doğal ki... Bir süre sonra mimarlar, ustalar, işçiler anlatıyor. Bazıları tarihe geçecek olan ne denli önemli bir projenin içinde olduklarını bilmiyor belli ki...

Bina yıkılıyor, roman yazılıyor

Tarih 20 Kasım 2000. Orhan Pamuk yıkık Brukner Apartmanı’nın içinde “Ne olacağını bilmiyorum, korkutucu bir yanı da var. Binanın pislik ve döküntü halini seviyorum. Hikâye kafamda bütünleşti” diyor... Tarih 23 Temmuz 2002. İşçiler çalışıyor. Binanın içi boşalmaya Orhan Pamuk da romanının sayfalarını doldurmaya başlamış. Henüz 40. sayfada.

Pamuk “Bina yavaş yavaş küçük gelmeye başlıyor” diyor. Yıllar geçiyor, binanın içi de dışı da yavaş yavaş değişiyor. İzlerken bile heyecan verici ve inanılmaz bir hayal olduğunu hissediyorsunuz. Ama yine de insan şaşırmadan edemiyor. Hem Orhan Pamuk’a hem de Demet Haselçin’e... Sabırlarına, inanmalarına, titizliklerine... Demet Haselçin çok acayip bir işe girişmiş aslında. Daha ortada roman yok, yazılmamış... Adı yok... Tek bildiği bir müze olacak ve Pamuk da dört yıl gibi bir süreçte sözkonusu romanı yazacak. Bir gün Orhan Pamuk, Haselçin’e romanın adını söylüyor; Masumiyet Müzesi. “Daha ortada hiçbir şey yokken adına bile vurulmuştum” diyor Haselçin.

Bu arada yıllar geçiyor. Pamuk’un siyasî davaları patlak veriyor, Columbia Üniversitesi’nde ders vermeye başlıyor ve Nobel Edebiyat Ödülü’nü alıyor. Haselçin doğal olarak gururlanıyor. Bu arada Masumiyet Müzesi romanı yayımlanıyor. Neredeyse uykusuz, soluk soluğa okuyor Haselçin romanı. “Taşlar yerine oturmuştu” diyor. 2010 yılında tekrar çekimler başlıyor. Mimar değişiyor, “Brukner Apartmanı içi boş bir kabuk gibiydi” diyor. Gerçekle hayalin arasında bir yerde duruyor... Gerçeğinin adı Bruknel Apartmanı, hayalinin adı Masumiyet Müzesi... Ya da artık gerçeği Masumiyet Müzesi, hayaleti Bruknel Apartmanı...

Teşekkürler

60 dakikalık Masumiyet Müzesi Belgeseli’nin galası Orhan Pamuk ve TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in katılımıyla dün gece gerçekleşti. Bundan sonra sanırız tüm dünya medyası bu belgeselin peşinden koşacak... Muğla’daki evinde tek bir kitap bile yokken edebiyata tutulan o küçük kız, Demet Haselçin’e ve ekibine teşekkür etmek düşer bize de...

 

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Kültür ve Sanat Haberleri:
 Nobel bu yıl kime yâr olacak...
 Derrida üzerinden Deleuze’ü anlayın
 Ne telifi Eminem, o şarkı Jackson’ın
 Mastersinger geliyor
 Ve Harry Potter hâlâ para basıyor
 Filmin ve festivalin “kısa”sı başlıyor
 İstanbul Film Festivali de Cannes’daydı
 Kadınlar dram, erkekler aksiyoncu

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 23.05.2013
Avustralya: inadına ‘çokkültürlü’
-
Dengir Mir Mehmet Fırat - 23.05.2013
Düne bakarak bugünü anlamak (1)
SÜREÇ
Enver Sezgin - 23.05.2013
Eşit olmaya hazır mıyız
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 23.05.2013
Ferit Edgü ve Yaralı Zaman...
ARAF'TAN
Amberin Zaman - 23.05.2013
Tek bir PKK’lı bile gelmedi
ÖZTÜRK’ÇE
Nurullah Öztürk - 23.05.2013
Kaos ve terörün kaynağı: adalet
AÇIK KAPI
Ümit Kardaş - 23.05.2013
Kanayan yara: vicdani ret hakkı
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Hayalden gerçeğe bir belgesel
23.05.2013 08:15:49