1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 17:34
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Hayali Mehmetler ve Mahsun Toplum Mühendisleri - Taraf - Istanbul - 07.03.2010

Hayali Mehmetler ve Mahsun Toplum Mühendisleri   RÜYA GÖKHAN KOÇER * / Hayali Mehmetler ve Mahsun Toplum Mühendisleri

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

RÜYA GÖKHAN KOÇER

Araştırma ve Öğretim Görevlisi

Amsterdam Üniversitesi

Türkiye’de şimdiye kadar, bireyleri kitleye, kitleyi halka, halkı da millete eşitleyerek oluşturulan “biz” denkleminin “sabitlerinden” kabul edilen, her an her yerde olup ‘bazı geceler ansızın gelebilen’ milliyetçi ‘güruh’ ortaya çıkmıyor artık. İsminin sonuna bir ‘cik’ eklenmesine tav olarak ölmek ve öldürmek istemesi beklenen binlerce ‘Mehmet’ ortada yok. Bu yüzden ölümün ve şiddetin toplum refahı için kaçınılmazlığına gönülden inanmış ulusalcılar nefret sloganlarını haykırmaya ve küçük çaplı şiddet oyunlarını gösterime sunmaya devam ederlerken sahnede tek başlarınalar. Kimse figuran rolünü üstlenmiyor. Bu ne demektir? Yavaş yavaş muktedirliklerini yitiren ulusalcı toplum mühendisleri bir ‘Mehmet’ler güruhu tarafından niçin kurtarılmıyorlar? Ulusalcı ontolojinin lineer toplum modelindeki milliyetçi sabit neden etkisini göstermiyor?

Pratiği olmayan bir teori

Bu soruları yanıtlamak için şu saptamayı yapmak zorundayız: “Milliyetçilik sabiti”, dikte edenin, yani ulusalcı toplum mühendisinin, dikte ettirdiğini sandıklarını, yani aslında tek tek bireyler olan ama tekil bir aktör gibi algılanan insanlar topluluğunu, küçümsemekten fark edemediği garip bir yanılgıdır aslında. Çünkü bu ilişkide “ulus” söylemi “patriotism” ile etkileşmektedir. Bu etkileşim içerisinde uhrevi, kadim, dolayısıyla soyut ve dikte edenin algısında ancak tek tanımlılıkla var olan “ulus” ile dünyevi, her bireyin yaşadığı süre kadar geçmişi olan, dolayısıyla somuta dair ve her zihinde durmadan farklılaşan, kaçınılmaz biçimde çok tanımlı “patriotism” arasındaki fark dikte ettirenin gözünden kaçarak derin bir yanılgıya yol açar: Pratiği olmayan bir teorinin teorisyeni olan ulusalcı mühendis, teorisi olmayan bir pratiğin sahipsizliğini keşfettiğini ve dahası bunu fethedebileceğini sanır. Sınırsız ukalalığı ile bu pratiği kendi teorisin empirik karşılığı olarak kullanabileceğine inanır. Böylece “ulusalcı” teori pratiğini “patriotism”de bulduğu yanılgısına düşer. İşte bu yanılgı ile tarihe bakan ulusalcı toplum mühendisi ‘patriotism’in ele geçmez dinamiği ile yakından ilintili, son derece karmaşık ve çizgisel olmayan bir olaylar dizgesini kendi ontolojisinin doğruluğunun yadsınamaz ispatları olarak görmeye başlar. Örneğin, bir savaşı bir olaylar silsilesi olarak algılayıp gerçek (etten ve kemikten) aktörlerden başlayan bir çözümleme yaparak, kaçınılmazlık ve eğretilik arasında durmadan gidip gelen gerçekliğin bütünsellik izlenimini ortaya çıkaran tek parçalılıklarını kendine özgü anlamları ile yeniden yakalamaya çalışmak yerine, bu olaylar silsilesini tekil bir varlığın başka bir tekil varlıkla mücadelesinin basit hikâyesine indirger ve çizdiği bu soyut resimde milliyetçi teorinin pratik bir izdüşümünü gördüğünü sanmaya başlar. Bu yüzden, ulusalcı toplum mühendisi son derece karmaşık bir olaylar silsilesini kapsayan bir savaşın başına sonradan eklediği bir sıfatın (örneğin “kurtuluş”) olan biteni tümüyle açıkladığına inanır.

Haberin devamını okumak için tıklayın.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Her Taraf Haberleri:
 Yeni Anayasa yapılabilir mi
 DKAB derslerinin AİHS’ne aykırılığı ve ‘dindar nesil’ meselesi
 Hey gidi Sanasaryan Han!
 İç sesim bana hesaplaş dedi
 Yüzü kara olanın eli kara çalar
 Ulus, liberalizm ve Kürt sorunu
 STATÜ MESELESİ
 Kürt meselesinde inadın bedeli

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Hayali Mehmetler ve Mahsun Toplum Mühendisleri
09.02.2012 17:34:31