|
|
Başbakan Erdoğan, 22 Temmuz 2007 ve 12 Eylül 2010’da olduğu gibi yine balkondaydı: Türkün de, Kürdün de, azınlıkların da anayasasını yapacağız
|
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, beklendiği gibi seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından “üçüncü balkon konuşması’’ ile vatandaşlara seslendi.
Tüm İslam ve Türk coğrafyasına selam yollayarak konuşmasına başlayan Erdoğan, şunları söyledi:
12 Haziran seçim sonuçları tüm milletimize tüm dünyaya hayırlı olsun. Bu sonuçlar inşallah barışa adalete huzur ve istikrara katkı sağlasın diyorum. Bütün milletimi bugün katılım noktasında gösterdikleri özellikle cesaret ve ciddiyet noktasında sandığa giden ve oy kullanan tüm vatandaşlarıma yürekten şükranlarımı sunuyorum.
Biz vurmaya değil sevmeye geldik. Karşılık bulduğumuzda aynen bu yola devam ederiz. Karşılığı bulmadığımızda da sadece cevabını verir geçeriz. 22 Temmuz’da 2007 16 milyon kişinin oyuna mazhar olmuşken, bugün oyumuzu 5 milyon artırarak 21 milyon seçmenin oyunu almış olmanın bahtiyarlığı içindeyiz.
Seçimin galibi Türkiye’dir
Şunu buradan tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum. Ak Parti’ye oy vermiş olsun ya da olmasın, tüm milletimize şunu tüm içtenliğimle söylüyorum. 12 Haziran 2011 seçimlerinin galibi hiç ama hiç şüphesiz Türkiye’dir. Bugün bir kez daha demokrasi kazanmıştır. Bugün bir kez daha milli irade kazanmıştır. Topyekün millet kazanmıştır.
Bugün millet sandığa gitmiştir. Mührü eline almış ve son sözü söylemiş, son kararı vermiştir. Millet bütün tartışmalara bütün soru işaretlerine bütün tereddütlere gerginliklere net olarak son noktayı koymuştur.
Bugün benim Türk kardeşim, Kürt kardeşim, Zaza, Arap, Laz Gürcü tüm kardeşlerim 74 milyon kazanmıştır. Yoksul kardeşim, kimsesiz kardeşim kazanmıştır. Bugün küresel ölçekte mazlumların mağdurların umudu kazanmıştır. İnanın bugün İstanbul kadar, Saraybosna kazanmıştır. İzmir kadar Beyrut kazanmıştır. Ankara kadar Şam kazanmıştır. Diyarbakır kadar Ramallah, Batı Şeria, Kudüs, Gazze kazanmıştır.
Bugün Türkiye kadar Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar, Avrupa kazanmıştır. Bugün demokrasi kadar, özgürlük kadar, barış, adalet, istikrar kazanmıştır. Bu milletin bir evladı olarak şunu da büyük bir gururla ifade etmek durumundayım. Türkiye artık bölgesine ve dünyaya örnek teşkil edecek bir demokratik özgürlüğe ulaşmıştır.
Allah onlardan razı olmuştur, mekanları cennet olsun. Adnan Menderes’in, Hasan Polatkan’ın canlarını feda ettikleri demokrasi bu ülkede sarsılmaz bir güce ulaşıyor.
Merhum Turgut Özal’ın hayalleri, özlemleri artık yerini bulmuştur. Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş felsefesine uygun şekilde, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmıştır. Acılar dolu demokrasi tarihimiz bugün artık farklı bir konuma ulaşmış, yaşanan tüm acılar, canlarını yitiren tüm kardeşlerimizin ruhu bir nebze olsun şad olmuştur.
Hukuk dışılık kaybetmiştir
Kardeşler benim milletim tartışmasız şekilde kazanmıştır. Milli irade üzerindeki vesayet, hukuk dışılık yine tartışmasız şekilde kaybetmiştir. Türkiye’nin önüne yeni, yepyeni bir tertemiz sayfa açılmıştır. Şundan herkesin emin olmasını istiyorum. Önceki Ak Parti hükümetlerinde olduğu gibi, yeni Ak Parti hükümeti de Ak Parti’ye oy verenlerin değil tüm Türkiye’nin 74 milyonun hükümeti olacaktır.
Kardeşlerim Türkiye’nin 780 bin kilometrekaresinde dikkat edin yine Ak Parti var. Batı’da da var, Doğu’da da var. Kuzey’de de var, Güney’de de var. Yedi bölgenin tamamında Ak Parti birinci parti. Neden? Çünkü biz kimseyi dışlamadık. Kimseyi ayırmadık. Herkesi kucakladık. Yaratılanı yaratandan ötürü sevdik. Canlar arasında milletin fertleri arasında hiçbir ayrım yapmadık. Samimi şekilde, demokrasinin standartlarını yükseltmenin gayreti içinde olduk. 74 milyonun beraber yaşayacağı Türkiye inşa etmenin yoğun çabası içinde olduk. Bir nebze olsun bundan sonra geriye gidiş olmayacaktır.
74 milyonun her bir ferdinin yaşam tarzı, inancı, değerleri bizim üzerimizde emanettir. Bize oy verenlerinde, vermeyenlerinde yaşam tarzını inanç ve değerlerini onurumuz namusumuz şerefimiz olarak göreceğimizden, hiç kimsenin kuşkusu ve şüphesi olmasın.
Milletimizden aldığımız güçle, yetkiyle demokrasi daha ileri standartlara taşınacaktır. Bütün kardeşlerimin 74 milyonun böyle bir gönül huzuru içinde olmasını temenni ediyorum.
Zira bugün sorumluluğumuz daha da artmıştır. Üçüncü dönemde bu oranda bir teveccüh gören bir sorumluluk kadar hassasiyeti de kat kat artmıştır. Biz üzerimizde zaten büyük bir emanet taşıyorduk. Bu emanetin ağırlığı bugün çok daha artmıştır. Kibirden zaten sakınıyorduk. Gururu böbürlenmeyi hiçbir zaman kapımızdan içeri almadık, bundan sonra da bu konuda daha hassas olacağız.
Sandıktan çıkan sonucu, sandığın verdiği mesajı en doğru şekilde okumanın çabası içerisinde olacağız. Aziz milletimiz bize sadece hükümet etme yetkisi vermedi, yeni anayasa için bize bir görev tevdii etti. Milletimiz bu yeni anayasayı uzlaşmayla, müzakereyle yapma mesajını bize verdi.
Herkesin anayasası olacak
Muhalefet partilerinin de bu noktada, meydandaki vaatlerini, sevindirici umut verici bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. 330’un altında milletvekili çıkarıyoruz diye biz kapımızı kapamayacağız. Ana muhalefet ve muhalefete gideceğiz kabul ederlerse, kabul buyururlarsa oturup uzlaşmayla parlamento dışındaki partiler, STK’larla, medyayla tüm akademisyenlerle bu alanda sözü olanlara, en geniş anlamda istişare ve uzlaşma arayışı içinde olacağımızı daha bu akşamdan ifade ediyorum.
Meydanlarda ifade ettiğimiz gibi sivil, katılımcı, özgürlükçü bir anayasa’yı hep birlikte yapacağız. Bu anayasada herkes kendisini bulacak. Doğu kendisini bulacak, batı kendisini bulacak, kuzey bulacak, güney bulacak. Velhasıl milletim işte bu benim anayasam diyecek.
Bu anayasa Türkiye’nin her zerresine milletimin her ferdine hitap edecek. Yeni anayasa milletin her bir ferdini birinci sınıf olarak görecek. Her kimlik, her değer, herkesin özgürlük demokrasi barış ve adalet talebine bu anayasa karşılık verecek. Bu anayasa Türk’ün, Kürt’ün, Zaza’nın, Arap’ın Çerkez’in, Roman’ın, Alevi’nin Sünni’nin, azınlıkların yani 74 milyonun anayasası olacak.
Demokratik açılım sürecek
Milli birlik ve kardeşlik sürecine hız verecek annelerin gözyaşlarını durdurmak için çok daha büyük bir gayretle çalışacağız. Ret politikalarını, inkar politikalarını biz bitirdik. Barışın tesisi için daha büyük çaba harcayacağız.