1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 08 Şubat 2012 Çarşamba 19:02
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Hepimiz ‘erdemli vatandaşlar' mıyız - Taraf/herTaraf - Istanbul - 13.06.2009

Hepimiz ‘erdemli vatandaşlar’ mıyız   K. MEHMET KENTEL* / Benzer kitleler ve tek bir siyasi temsiliyet. Ortak payda, eğer Keyman'ı takip edeceksek, "erdemli vatandaş" olmak. Peki bu ne demek? Türkan Saylan için sokaklara dökülenler ne için orada olduklarını biliyorlardır elbette, onlar adına konuşamam; ama Hrant Dink için sokakta olmuş birisi olarak, ben "erdemli vatandaş Hrant" için mi yürüdüm? Öyle olmadığını sanıyorum ve umuyorum. Dahası Keyman'ın

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült


Fuat Keyman, 24.05.2009 tarihli Radikal İki' de yayınlanan "Erdemli Vatandaşlar Ölmez" yazısında, Türkan Saylan'a neden sahip çıkmak gerektiğini, kitlelerin (kendisine göre) Hrant Dink'e sahip çıkma gerekçeleriyle örtüştürerek anlatıyor. Keyman'a göre, Saylan da, tıpkı Dink gibi "erdemli vatandaş"ı temsil ettiği için sevildi, sahiplenildi ve cenazesi onbinlerce kişinin katıldığı bir politik harekete dönüştü. Benzer bir açıklamayı, cenazeye katıldığı sırada televizyonlara demeç veren Ufuk Uras'tan da dinlemiştik. Uras, Dink cenazesine katılan insanlarla Saylan cenazesine katılan insanları bir nevi eşlemiş ve cenazelerde bir araya gelen "bu" kitlenin siyasi temsiliyetinin sağlanması gerektiğini söylemişti.

 Benzer kitleler ve tek bir siyasi temsiliyet. Ortak payda, eğer Keyman'ı takip edeceksek, "erdemli vatandaş" olmak. Peki bu ne demek? Türkan Saylan için sokaklara dökülenler ne için orada olduklarını biliyorlardır elbette, onlar adına konuşamam; ama Hrant Dink için sokakta olmuş birisi olarak, ben "erdemli vatandaş Hrant" için mi yürüdüm? Öyle olmadığını sanıyorum ve umuyorum. Dahası Keyman'ın ve Uras'ın bu yorumlarının, Dink cinayeti sonrası örgütlenen muhalefetin kısırlığıyla direkt alakalı olduğunu düşünüyorum.

DİNK, RESMÎ İDEOLOJİNİN ANTİTEZİYDİ


Hrant Dink, Türkiye politik alanının ve resmi ideolojinin "öteki"sinin vücut bulmuş haliydi. Saldırılması meşru, Agamben'den alırsak "öldürülen ama kurban olarak kabul edilmeyecek olan kutsal insan" olarak, mütemadiyen saldırıldı kendisine. Çağrıldığı televizyon programlarında karşısına çıktığı insanlar, Dink üzerinden temsil ettiği her şeye olan nefretlerini gösterdiler, kendi ötekileriyle hesaplaşmaları her zaman küfür dolu oldu. Mahkemeler, Dink'ın temsil ettiği "içimizdeki öteki" haliyle mütemadiyen hesaplaşmaya çalıştı, yargı ve "sivil" toplum, el ele bir linç faaliyeti yürüttüler. Burada savaşılan, Hrant'ın "erdemli vatandaş" olma kimliği değildi, tam tersine, bu ülkenin kurucu kodlarında belirtilen "erdem" ve "vatandaşlık" hallerinin Dink'e asla uymuyor oluşuydu. O, Türkiye'de tanımlanan haliyle vatandaşlığın bir tür antiteziydi. Sürekli gözümüzün önündeki varlığı, reddettiğimiz ötekinin aslında bir zamanlar gerçekten burada olduğunu, kendisine ait bir sözünün olduğunu, bu sözün bizim sözlerimizi birçok yerinden kestiğini ve aslında cumhuriyetin kodladığı "biz" varlığının, tek başına hiçbir anlamı olmadığını gösteriyordu. O, kendimizi inşa ederken ötekiyle karşılaşmak, kendi içimizdeki ötekiyi görmek ve öteki olmak için kendimizi reddetmek süreçlerinde Türkiye'de birçoklarına kendini yeniden tanımlama gerekliliğini, başka birçoklarına da bu toplumsal yeniden tanımlama süreciyle savaşma mecburiyetini gösterdi. Bunu, "erdem"iyle değil, varlığı ve konuşuyor olmasıyla, bunlar için ettiği mücadeleyle, sadece hareket halinde olmasıyla yaptı.

Bu anlamda Dink'in öldürülmesinin ardından toplanan kalabalık, “Hepimiz Ermeniyiz" sloganının, hareketin odak noktası olması ve daha sonra buna karşı geliştirilen tepkiler, ne birbirleriyle ne de Dink'in yaşadığı zamanlarla çelişen olaylardı.

Haberin devamını okumak için tıklayın.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Her Taraf Haberleri:
 Yeni Anayasa yapılabilir mi
 DKAB derslerinin AİHS’ne aykırılığı ve ‘dindar nesil’ meselesi
 Hey gidi Sanasaryan Han!
 İç sesim bana hesaplaş dedi
 Yüzü kara olanın eli kara çalar
 Ulus, liberalizm ve Kürt sorunu
 STATÜ MESELESİ
 Kürt meselesinde inadın bedeli

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 08.02.2012
Ortadoğu
YA DA
Yasemin Çongar - 08.02.2012
Suriye’de Rus planı ve askerî seçenek
PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel - 08.02.2012
Taha Akyol: Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 08.02.2012
En samimiyetsiz iddia : ‘yersiz’ ve ‘zamansız’
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 08.02.2012
-
AÇILIM
Emre Uslu - 08.02.2012
-
MEO VOTO
Mithat Sancar - 08.02.2012
AKP: Hangi tarz-ı siyaset
SOLDUYU
Roni Margulies - 08.02.2012
Yehova ve Enkidu
TELESİYEJ
Telesiyej - 08.02.2012
Kapalı kapılar ardında konuşmayın sakın ve yaşasın tam demokratik Türk aileleri!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 08.02.2012
Hiç play-off’a girenle girmeyen bir olur mu!
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 08.02.2012
Piyasalar hâlâ ‘Ocak’ havasında
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 08.02.2012
Ali Artun’un Sanat Tarihi başöğretmeni olarak portresi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 08.02.2012
Sürecin asıl kaybedeni Bursaspor ve Anadolu futboludur!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 08.02.2012
Biip RTÜK!..
İMZA
Kerem Altan - 08.02.2012
Etkisiz tepki
ŞARZÖR
Ayça Şen - 08.02.2012
Tin ve tiner işleri
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Hepimiz ‘erdemli vatandaşlar' mıyız
08.02.2012 19:02:34