|
|
ZEYNEP BAYRAMOĞLU * / Küçücüktüm miniciktim... Babam elinde bir taş plakla çıkageldi. "Bak kızım" dedi, "Bu üstadın şiirlerinin olduğu plak, kendi sesinden hem de. İçinde bir şiir var, "Sakarya Türküsü", ezberlemeni arzu ediyorum"
|
Küçücüktüm miniciktim... Babam elinde bir taş plakla çıkageldi. "Bak kızım" dedi, "Bu üstadın şiirlerinin olduğu plak, kendi sesinden hem de. İçinde bir şiir var, "Sakarya Türküsü", ezberlemeni arzu ediyorum".
İşte böyle başladı benim siyasi hayatım... Sabah akşam, üstadın sesinden dinledim Sakarya Türküsü'nü... "İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya, bir yandan akan benim, öbür yandan Sakarya..." dedim oyuncak bebeklerimle oynarken.
Onun vurguları ile ezberledim şiiri. Bilumum parti faaliyeti öncesi, kalabalığı duygusal olarak hazırlamak için okuturlardı şiiri bana. İşin kötüsü beş kuruş para vermediler. Özellikle "Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya" kısmını öyle bir okurdum ki, kalabalık coşardı, ağlayanlar olurdu. Anlayacağınız, vakti zamanında çok kullandılar beni... Acıların çocuğuyum.(...)
Rahmetli Erbakan yaşadığımız şehre geldiğinde bizim evimizde kalırdı. "Hoca dede" derdim ben ona. Bir kupası vardı, meyve suyunu illa ki o kupadan içmek isterdi. Ziyaretlerinden birinde kayısı suyu rica etmiş annemden, çok kibar bir adamdı hoca dede... Annem çağırdı beni mutfağa, tutuşturdu elime parayı, fırla dedi. Fırladım koştum bakkala. Kayısı suyu koltuğumun altında sallana sallana döndüm apartmanın kapısına.
O vakitler hoca dedenin yanından ayrılmayan sakallı ağabeyler vardı. Sakaryalılar denirdi onlara. Uzun boylu, yakışıklı delikanlılardan müteşekkil bu minik ordu apartmanımızın girişine kamp kurmuştu. Canları sıkılmış olacak ki, bir oyun oynadılar bana.
Tam kapının önüne gelmiştim ki, içlerinden biri "duuuur" dedi. "Kimliğini göster bana". Kayısı suyunu daha bir sıkıştırdım kolumla belimin arasına. Gözlerimi kocaman kocaman açıp, "ama kimliğim yok ki benim" dedim. "O zaman giremezsin" dedi. Annemin geç kalmam karşısında beni haşlama ihtimaline mi, kimliğim olmamasına mı daha çok üzüldüm bilemiyorum.
Haberin devamını okumak için tıklayın.