|
|
Peter van Buren, geçen haftaya kadar, 24 yıllık tecrübesi ile Amerikan Dışişleri’nin kıdemli bir diplomatıydı
|
Peter van Buren, geçen haftaya kadar, 24 yıllık tecrübesi ile Amerikan Dışişleri’nin kıdemli bir diplomatıydı. Çarşamba günü işine son verilen van Buren ile ilgili ABD Dışişleri’nden yapılan açıklamada emektar diplomatın, kendi blogunda WikiLeaks belgelerine referans yapmak, kitabında gizli bilgileri sızdırmak, Dışişleri güvenlik görevlilerinin soruşturmalarında tarafsızlığını koruyamamak gibi en az 8 konuda mevzuata aykırı hareket ettiği ifade edildi.
Van Buren ise Washington Post gazetesine yaptığı açıklamada, “Dışişlerinin pisliklerini açığa çıkardığı için saf dışı bırakıldığını söyledi: “24 yıl önce girdiğim Dışişleri Bakanlığı’nda yeminimi anayasa üzerine etmiştim, Hillary Clinton, Barack Obama ya da herhangi başka birisi için değil.”
Van Buren, 2009 ve 2010 yıllarında Irak’taki ‘yeniden yapılandırma çalışmalarında’ görev yapmıştı. 104 dönüm arazi üzerine kurulu ve kendi ifadesiyle, “Çin Seddi’nden sonra uzaydan çıplak gözle görülebilen tek yapı” olan Bağdat’taki Amerikan Büyükelçiliği’ndeki trajikomik anılarını kitaplaştırmasının ardından ise Dışişleri ile sıkıntılar yaşamaya başlamıştı. Altı aydır süren soruşturma sonunda ise Dışişleri’ndeki görevine son verildi. 2011 tarihli We Meant Well (Niyetimiz Kötü Değildi) adlı kitabında van Buren, Amerikan diplomasisinin Irak’ta nasıl çöktüğünü şöyle anlatıyordu: “Irak’ın ya da doğasının ne istediği önemli değildi, Amerikan Elçiliği çölde yeşil alan yaratmak için varını yoğunu harcadı. Bir önceki büyükelçi Kuveyt’ten 2 milyon dolara çim tohumu getirtip çölün ortasında yeşil alan oluşturmaya çalıştı, olmadı, sonra da 5 milyon dolara kamyonlar dolusu çim getirtti ve o çimleri yeşil tutacağım diye Irak halkı susuzluktan kırılırken Dicle nehrinden milyonlarca ton su taşıyabilmek için altyapı kurdu... Yine halka ulaşmak için ‘spor diplomasisi’ diye bir şey ortaya atıp binlerce futbol topu getirtilip çocuklara dağıtıldı ancak topların üzerinde farklı ülkelerin bayrakları bulunuyordu bunlardan birisi de üzerinde Kuran ayeti bulunan Suudi Arabistan bayrağıydı ve Kur’an’a ayak basılamayacağı için kimse toplarla oynamadı.”