1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 24 Mayıs 2012 Perşembe 10:32
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

İstihbaratı hesap verebilir duruma getirmek... - Taraf - 20.02.2012

İstihbaratı hesap verebilir duruma getirmek...   ÜMİT KARDAŞ * / Dünyada birçok ülke güvenlik ve istihbarat servislerine ilişkin reformlarını 1980’lerde tamamladı

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Demokratik gözetimin bel kemiği sayılan açıklık ve şeffaflık kavramlarının aksine, istihbarat servisleri genelde gizlilik içinde faaliyet gösterirler. Gizlilik, servislerin operasyonlarına karşı kamudan gelecek sorular karşısında bir engel oluşturacağından, parlamentonun ve özellikle yürütmenin operasyonları yakından takip etmesi önemlidir. İstihbarat servislerinin özel hayat veya haberleşmeye müdahale edebilmek gibi özel yetkileri bulunmaktadır. Bu yetkilerin insan haklarını kısıtlayabileceği açıktır ve bu nedenle belirlenmiş gözetim kurullarınca izlenmeleri gerekir. Avrupa Birliği Parlamenterler Meclisi 1402 sayılı tavsiye kararında iç güvenlik servisleri sıklıkla yeterince kontrol altında tutulmadığından, kanuni ve anayasal güvenceler sağlanmadığı sürece insan hakları ihlalleri ve yetkilerin kötüye kullanılması riskinin yüksek olduğunu belirtmektedir. İstihbarat servisleri, değişime karşı içten gelen bir direnç gösteren ve belirli bir ölçüde bürokratik atıllığa sahip geniş devlet bürokrasileridirler. Bu nedenle yürütme ve parlamento gibi dış kurumlar arzulanan değişimlerin verimli bir biçimde gerçekleştirilmesini sağlama almak zorundadırlar.

İstihbarat servisleri, olası tehdit değerlendirmesi yapmakla görevlidir. Devletin asker, polis, sınır polisi gibi güvenlik görevlileri için bu değerlendirme bir hareket noktası oluşturduğundan, bu tehdit değerlendirmelerinin demokrasinin rehberliğinde yapılması önemlidir. Çünkü söz konusu değerlendirmeler genelde ciddi siyasi içerikleri bulunan tehditlere öncelik verilmesini ima eder. Otoriter rejimden demokrasiye tam olarak geçememiş ülkelerin güvenlik ve istihbarat servislerinin başlıca görevi otoriter yapıyı baskıcı bir işlevle korumaktır. Bu nedenle eski güvenlik ve istihbarat servislerini reformdan geçirilip demokratik servislere dönüştürmek bir baskı aracı olmaktan çıkarıp, güvenlik politikasının modern bir aracına dönüşecekleri bir reformdan geçirmek yürütme ve parlamentonun izleme işlevini özenle yerine getirmesine bağlıdır.

Hukukun üstünlüğü, demokrasinin temel ve ayrılmaz bir unsurudur. İstihbarat servisleri ancak hukuki biçimde kurulup, yetkilerini hukuki düzenlemelerden aldıkları sürece meşru kabul edilebilirler. Bu tür bir çerçevenin olmadığı yerde devlet adına yürütülen eylemlerle, teröristler de dahil olmak üzere kanuna karşı gelenlerin eylemlerini birbirinden ayırma imkanı kalmaz. Ulusal güvenlik, en olağanüstü durumda bile, hukukun üstünlüğü ilkesinin ve dolayısıyla demokrasinin terk edilmesi için bir mazeret olamaz. Aksine, istihbarat servislerinin istisnai yetkileri hukuki bir çerçeve ve yasal denetim sistemi içine oturtulmalıdır. Bu yaklaşım söz konusu teşkilatların meşruiyetini sağlar.

Özel yetkiler hukuka dayanmalıdır

Hukukilik, istihbarat servislerinin iç hukukta yer alan yetkilerini aşan hareketlerde bulunmamasını gerektirir. İstihbarat servislerinin, Avrupa Sözleşmesi ile güvence altına alınmış insan haklarına müdahalesi ancak Sözleşme anlamında meşru görülebilir. Mesela AİHM, Yunanistan Ulusal İstihbarat Servisi'nin Yehova Şahitlerini yetkisi dışında gözetlemesini, herkesin özel hayatına saygı gösterilmesini güvenceye alan AİHS 8. maddesinin ihlali olarak kabul etmiştir. (AİHM, 1999, "Tsavachadis Yunanistana Karşı"). Hukukun üstünlüğü göstermelik bir hukukilikten daha fazlasını ister. Burada yasanın niteliği önem kazanmaktadır. Yasanın niteliği yasal rejimin net, öngörülebilir ve erişilebilir olmasını gerektirir. Yine AİHM, Rotaru/Romanya davasında yasanın, dosyaların yaşına ve ne şekilde fayda sunabileceklerine ilişkin prosedürleri ortaya koymadığı ve bu prosedürlerin izlenmesi yolunda herhangi bir mekanizma oluşturmadığı için dayanak ve prosedürler bakımından yeterince açık olmadığına hükmetmiştir.

Haberin devamını okumak için tıklayın.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Her Taraf Haberleri:
 Ya Arafat ya mahşer
 Gerçek, yalnızca gerçek...
 Silivri Cezaevi’nde oynanan tiyatro
 Sol içi şiddeti konuşalım mı
 Hocam hakkımız ne
 “Aydın düşmanlığı”na vacip olan yorum
 Deniz ve Başbakan...
 Roboskî ne tarafa düşer usta

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: İstihbaratı hesap verebilir duruma getirmek...
24.05.2012 10:32:27