|
|
RAFFI KHATCHADOURIAN * / Gerçek şu ki ‘Yarının Dünyası’ (The World Tomorrow) adı verilen program Julian Assange’a iyi gelebilir
|
Her şey planlandığı gibi yürürse, WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange bu pazar The Simpsons çizgi dizisinde küçük bir rol için kamera karşısına çıkacak, kısa bir süre sonra ise RT adındaki Rus devlet yayın kuruluşunda da bir televizyon şovu sunmaya başlayacak. Her iki projeye dahil olmasında hem bir ihtiyaç hem de gülünç bir durum görmek mümkün. Assange’ın The Simpsons’da rol alması sadece programın reytinglerini yukarı çekmekle kalmayacak, maaşlı yorumcuların Assange’ın darağacında sallandırılarak infaz edilmesi, ya da “o... çocuğunun yasalara aykırı bir şekilde vurulması” şeklinde seslendiği yayıncı Rupert Murdoch’ın cebine de para koyacak. Kremlin’e gelince, orası da hükümet şeffaflığının pek de kalesi sayılmaz. Son on yılda Rusya’da 40 gazeteci öldürülürken, bu vakaların çoğunda kimse soruşturulmadı. Assange bir keresinde bizzat bana, onaylayıcı bir tavırla, WikiLeaks’i barındıran İsveç internet sunucusunun aynı zamanda “Rusya’nın diplomatik baskısı sonucu iki kez kapatılan” ve o dönemde hâlâ düzenli olarak siber saldırılar düzenleyen Çeçen yanlısı ayrılıkçı bir internet sitesini de barındırdığını söylemişti.
Ancak WikiLeaks için tuhaf ve zor bir dönemden geçiyoruz. Daha öncesinde kum tanesi kadar dokunulmaz bütçesinden gücünü alan internet sitesi, şimdilerde ise ekonomik bir “kuşatma” yüzünden unutulmanın eşiğine varan bir zarara uğratıldığı konusunda ısrarcı. Assange 400 günü aşkın bir süredir ev hapsinde ve bu sayı her geçen gün artıyor. Fiziksel hareketleri gibi WikiLeaks’i geliştirme imkânı da kısıtlanmış görünüyor. Peki, şimdi 40 yaşındaki bir aktivist için kendini paraya satmanın zamanı mı?
Assange’ın kendini satması için önce elbette ideallerini çiğnemesi gerekir. Bunu yaptı diyebiliriz belki, ancak Assange’ın sıkı bir bağlılıkla herhangi bir ideolojiyle veya sarsılmaz bir idealle dünyaya sarıldığı gibisinden romantik bir görüşü işin içine karıştırmak yanlış olur. O zaten çelişkilerini -en başta WikiLeaks’in manifestosu olmak üzere- adeta sihirli bir şekilde birarada tutabildiği için karizmatik biri: Yalnızca kendisiyle meşgul olma huyunun daha soyut, ancak her şeye rağmen samimi bir şekilde hissettiği, adalet arayışıyla dengelenmesi; deneyimsizliği veya saflığının, kendini eğiterek geliştirdiği zekâsının maskesinin altında sık sık örtülmesi; ütopyacılığının her türlü mücadeleye “gerekeni yapmalısın” diye yaklaşmasıyla törpülenmesi; saklı gerçeklerin peşindeki arayışının bizzat kendi gizliliği ve herkesi yanıltma, hatta aldatma isteğinin arkasına sığınması. İki yıl önce o ve WikiLeaks hakkında bir portrenin yayınlandığı “No Secrets” (Sır yok) köşesini hazırlarken Assange bana şunu söylemişti: “Eğer birlikte takıldığın insanlardan daha zekiysen, ki ergenlik çağımdayken ben böyleydim, iki şey olur. Öncellikle çok büyük bir ego geliştirirsin. İkinci olarak ise her şeyin, üzerinde biraz kafa yorarak çözülebileceğini düşünürsün -ancak ideolojiler her şeyin nasıl işlediğini anlamak için fazla basittir.”
WikiLeaks destekçileri Kremlin’in safına katılmanın pragmatizmin fazla ileri gideni olup olmadığına kendileri karar verecek. Ancak bir gerçek de şu ki, Yarının Dünyası (The World Tomorrow) adı verilen program Assange’a iyi gelebilir. Assange projenin “yeni bir tarzda bir programla konuklarının bakış açılarını, onların felsefelerini ve çabalarını irdeleyerek tartışmak için heyecan verici bir fırsat” olduğunu söyledi.
Haberin devamını okumak için tıklayın.