|
|
Gelen haberler, ölüm nedenleri arasında ilk iki sırayı başkalarına kaptırmayan kalp-damar hastalıkları ile kanserlerin tedavisinde sonuca çok yaklaşıldığını ortaya koyuyor
|
Tıpkı Ortaçağ’da dünyayı kırıp geçiren veba, ya da yirminci yüzyılda hâlâ korkutuculuğunu yitirmemiş olan cüzzam hastalıklarının bugün tamamen ortadan kalkmış olması gibi, çok yakın bir gelecekte kanser ve hatta kalp-damar hastalıkları da tarihe karışacak gibi görünüyor. Bu umudu yaratansa, yirminci yüzyılın son çeyreğinde iyon mikroskoplarının keşfiyle ivme kazanan Genetik bilimindeki gelişmeler.
Herşey Nükleik Asitlerin keşfiyle başladı
Canlıların yapı taşı olan proteinleri oluşturan Nükleik Asitlerin keşfi bu alandaki hayati ilk basamaklardan biri idi. Bu keşfin ardından, tıbbî araştırmalar, DNA ve RNA olarak anılan nükleik asitlerin yapıları, fonksiyonları ve hastalık yaratma mekanizmalarına odaklandı. Son otuz yıllık süreçte sayıları giderek artan hayati bulgularsa, insan bedeninde bir anda atağa geçen kanserli hücrelerle yine bir anda tekleyen kalp-damar sistemlerine dur diyecek tedavi yöntemlerinin yaygınlaşmasına ramak kaldığına işaret ediyor.
Hastalıkların nedeni hücredeki iletişim kazaları
Başta kanser türleri olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasının nedeni, doku ve hücreler seviyesinde ortaya çıkan iletişim kazaları. Zira canlı yapılardaki her türlü faaliyet, hücre içindeki birimlerin birbirleriyle iletişimi sonucunda ortaya çıkıyor.
Haberin devamını okumak için tıklayın.