1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:20
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  

Karadeniz'de rock çağı - Taraf/EVRİM KEPENEK - Istanbul - 01.06.2009

Karadeniz’de rock çağı   Karadeniz müziğini rock’la harmanlayan Marsis’in ilk albümü Kalan Müzik etiketiyle yayınlandı. Grup bu albümde hem etnik ayrımcılığı protesto ediyor hem de Çernobil Faciası’na gönderme yapıyor

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Adını Kaçkarlar’ın yedinci zirvesinden alan Marsis, Kalan Müzik etiketli ilk albümleri ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Grup, Lazca, Hemşince, Gürcüce şarkıları ile ötelerin sesini duyurmanın yanında “Dikkat bu grup yüksek oranda radyasyon içerir” diyerek Çernobil faciasına da gönderme yapıyor.  Marsis’in üyeleri arasında Karadeniz’de büyüyenler de yer alıyor.
Onlar adını aldıkları dağın heybetine yakışırcasına savaşa, ayrımcılığa, küresel ısınmaya, darbelere, nükleer santrallere karşı çıkıyor. Şarkılarında, Karadeniz’in coşkulu ve hüzünlü ikilisi tulum ve kemençenin yanında Batı kaynaklı sazları da kullanan Marsis ile yeni çıkan albümleri ve müziğe yaptıkları katkılar üzerine konuştuk.

Siz yaptığınız müziğe ne isim veriyorsunuz?

Biz yaptığımız müziğe Karadeniz rock diyoruz. Çünkü yaptığımız müzik hem Karadeniz’i hem de rock’ı yansıtıyor. Rock müziğin felsefesi muhalif olmak, eleştirmek ve her türlü saçmalığa karşı gelmek... Aynen bizim yaptığımız gibi.

Tulum ve kemençenin yanında Batı sazlarını duyunca Karadenizliler ne tepki veriyor?
Karadenizli bir teyzeyi bizim konsere getirsek belki de bize kızar, çünkü tulum kemençenin yanındaki diğer enstrümanları görünce ona anlamsız gelebilir. Tam tersi rock müziği dinleyen birini çağırsak da aynı şeyi yaşarız. Bakar ki bir yanda tulum-kemençe var ama diğer yanda şarkıların alt yapıları rock... Biz yaptığımız müzikte aslında Karadeniz’in içinden gelenleri ve Batı enstrümanlarıyla birleştiriyoruz. 

Peki sizce Karadeniz ve rock’ı biraraya getiren öğeler neler?
Karadenizliler tutkulu, hırçın, asi, kıpır kıpır, sözünü esirgemeyen bir mizaca sahip. Böyle insanların ürettikleri müzik de aynı özellikleri taşıyor. Hareketli ya da yavaş, tüm şarkılar bu tutkuyu, sözünü esirgemeyen dobra yapıyı yansıtır. Sevdasını da direkt söyler öfkesini de... Diğer müzik türleri içerisinde de bu bahsettiğimiz özellikleri taşıyan melodiler vardır muhakkak ama en çok rock müzik yapısı bu öğeleri taşır.

Solistiniz Korhan Özyıldız’ı Kazım Koyuncu’yu taklit etmekle eleştiriyorlar. Bir de sizi müziği yozlaştırıyor diyerek eleştirenler var. Bu eleştirilere bir cevabınız var mı?
Kazım Koyuncu Karadeniz müziğinde devrim yapmış bir müzisyendir. Onun o devrimi yapmasına zemin hazırlayan Birol Topaloğlu, Volkan Konak, Fuat Saka, Erkan Ocaklı, Helimişi Hasan gibi çok değerli ağabeylerimiz var. Hepsini severek dinliyoruz. Benzetilme konusuna gelince bizim benzemek ya da benzememek gibi bir çabamız yok.  Eğer başka birini taklit ediyorsanız siz bir şey üretemezsiniz. Müziği yozlaştırma konusunda ise biz ne yaptığımızın farkındayız. Müthiş önyargılar var onları kıracağız. Bizi eleştirenler gelsinler yüzümüze söylesinler ve oturalım müziği hep birlikte konuşalım. 

“Dikkat bu grup yüksek oranda radyasyon içerir” göndermesi var aynı zamanda...
Karadeniz’de yaşayan her insan Çernobil Faciası’ndan etkilendi. Karadeniz kanserden ölüyor. Her evde en az iki tane kanser hastası var. Yörenin yaşadığı psikolojik travmayı düşünebiliyor musunuz? O dönemi hatırlarsanız bu ülkenin başbakanı gözümüzün içine baka baka yalan söyledi. Çernobil’in etkilerini hep gündemde tutmak istiyoruz. Bu anlamda nükleer santrallere karşı olan bütün etkinliklerde kimi zaman aktivist, kimi zaman müzisyen, kimi zaman da sahneyi düzenleyenler olarak yer alıyoruz. Ama şunun farkındayız, bir grup kurduk diye hiçbir şey değişmeyecek biliyoruz bunun farkındayız...

Marsis’in sonraki hedefleri nelerdir?

Marsis’in hedefi daha fazla evrensel olabilmek. Yunan kemençeçi ile İskoçya’dan gayda çalan biriyle ortak bir şeyler yapabilmek. Onlar, Türkiye’ye gelse biz yurtdışına çıksak kültürümüzü evrenselde de yaşayabilsek.

Share/Save/Bookmark Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült

Diğer haberler:
 
Diğer Kültür ve Sanat Haberleri:
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek
  Blues ney ile nefes buldu
  Sarhoşken 1.3 milyon dolar kaybeden adam
  Londra Filarmoni’den hapse giden yol
  Binoche ve Depardieu birbirine girdi
  Kimse duymazken Bono duymuştu...

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Haber: Karadeniz'de rock çağı
03.09.2010 05:20:04