|
|
KIVANÇ ÖZCAN * / Bu yakıcı sorunu statükocuların jargonuyla sadece terör sorunu olarak tanımlayanlara yüz vermemeliyiz. Bu yakıcı sorunun adı: Kürt sorunu. Nokta.
|
Bu topraklarda yakıcılığını neredeyse bir asırdır devam ettiren Kürt meselesi son aylarda AKP hükümetinin geniş adıyla demokratikleşme, dolaşımdaki adıyla Kürt açılımı politikasıyla yeni bir dönemece girdi. Bir ucu şiddete açılan sorunlarda kamuoyunu yönlendirecek gücü elinde bulunduran taraf sorunu ‘bilimsel’ bir kesinlikle tanımlayarak çatışmaya dahil olan diğer unsurları dışlama ve sorunun kapsamını bilinçli olarak daraltma eğilimindedir. Kürt meselesini terör sorunu, sorunun yaşandığı bölgeyi de kalkınmada öncelikli bölgeler ilan etmek bu şekilde açıklanabilir. Fakat lafı dolandıranlara ve bu yakıcı sorunu statükocuların jargonuyla sadece terör sorunu olarak tanımlayanlara yüz vermemeliyiz. Bu yakıcı sorunun adı: Kürt sorunu. Nokta. Devlete hükmeden zihniyet yıllar boyunca olmadığını savunduğu Kürt sorunuyla her türlü militer aracı kullanarak mücadele etti. Bizim gibi fanilere düşen ise Kürt sorunu yerine mürteciler, eşkıyalar, ağalar ve şeyhlerin kışkırttığı bir sorunun varlığına inanmaktı. Ama epeydir, ağaların ve şeyhlerin devlete hakim zihniyetle nasıl işbirliği yaptığını, parlamentoya taşındıklarını, sistemin feodaliteyi kaldıracağı yerde onunla işbirliğine gittiğini gören gözlerimiz bizi sağlam bir itiraza ve yeni çözümlere çağırıyor. İzninizle. Sorunu güvenlikleştiren anlayış yaklaşık 30 sınır ötesi harekât yaptı. Sonuç Sönmez Köksal’ın Devrim Sevimay’a verdiği yanıtta gizli: “Siz dışarıda bomba yağdırıyorsunuz, onlar 20 metre yerin altındaki mağarada saz çalıp türkü söylüyor.” (Ekim 2007, Milliyet). Sorunu seçim rüşvetleriyle halletmeye çalışan anlayış da ömrünü başarısızlıkla tamamladı. Bunun için Tunceli köylülerine kulak verelim: “Su olmadıktan sonra çamaşır makinesini ne yapalım.” (7 Şubat, 2009, Radikal).
AKP hükümeti, anayasal güvence altında eşit vatandaşlığa dayanan bir çözüm için ne kadar baskı altına alınıp, çerçevesi demokratik ve kültürel haklarla çizilmiş bir çözüm zeminine çekilirse sorun bir halkı açık bir şekilde aşağılayan kısa vadeli palyatif tedbirlerin uzun vadeli yıkıcılığından kurtulacak ve barış bir o kadar yakın olacaktır. Atılması gereken kalıcı somut adımlar arasında akla ilk gelenler şunlardır: koruculuk sisteminin kaldırılmasının takvime bağlanması, köye dönenlerin güvenliğine yönelik önlemler alınması ve bunların kamuoyuyla paylaşılması, dil vs.
Haberin devamını okumak için tıklayın.