|
|
PROF. DR. AHMET ÖZER * / AK Parti sorunun parçası olan aktörleri dışlayarak sorunu çözemez
|
Kürt meselesi geldiği noktada gene karşılıklı çatışma ve inatlaşma ile kilitlendi. Büyük can ve mal kayıplarına neden olan bu durumun en görünür nedeni hem iktidarın hem de örgütün çözüm konusunda yanlış hesap yapması. Bugün Türkiye’de bir iktidar sorunu yaşanıyor. Bu iktidar eksikliğinden değil, aksine iktidar fazlalığından kaynaklanıyor. Ünlü bir söz var: “İktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar.” AK Parti hükümeti de üçüncü döneminde iyice bozulmaya; kendini mutlak iktidar gibi görmeye, daha da tehlikelisi uygulamalarını buna göre yapmaya başladı. Öyle ki birçok önemli konuda meclise bile ihtiyaç duymadan Kanun Hükmünde Kararnamelerle ülkeyi yönetmeye başladı. Sadece bu da değil, yargıyı istediği yönde karar almaya, medyayı istediği biçimde yönlendirmeye, sermayeyi ise adeta müşteri ilişkisi içinde hapsetmeyi başarmış durumda.
Bu neden böyle oldu? Kanımca en bariz iki nedeni şöyle dile getirilebilir: Biri, Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki çok partili koalisyonlarının aşırı istikrarsızlığının oluşturduğu negatif algının etkisiyle aşırı istikrara tapınma derecesinde yönelmek. Çünkü mevcut iktidar, geçmiş yıllardaki istikrarsızlığı bahane ederek ve bu konuda epey hoşnutsuz olan kamuoyunu da kullanarak 2011’in Türkiye’sinde istikrar adına aşırı bir güç yoğunlaştırmıştır. Ademi merkeziyetçilik adına yola çıkanlar adeta katı merkeziyetçiliğin durağında takılıp kalmıştır. Türkiye için ikisi de iyi olmayan istikrarsızlıktan aşırı istikrara, diğer bir deyişle bir uçtan öbür uca bir savrulma sözkonusu. Fuat Keyman’ın (27.11.2011-Radikal 2) belirttiği gibi, 1990’lı yıllar demokrasinin araçsallaştığı ve içinin boşaltıldığı yıllardı, 2010’lu yıllar ise demokrasinin ekonomik istikrar adına içinin boşaltıldığı yıllar olabilir.
Dolayısıyla AK Parti bugün için ‘güç bende istediğimi istediğim biçimde yaparım’ havasında. Bunda önemli rol oynayan ikinci unsur ise AKP’yi dizginleyecek güçlü bir muhalafetin olmaması. CHP iç sorunlarıyla didişmekten ve geleneksel politikaların donuk alanına hapsolmaktan iktidarı düzgün biçimde denetlemeye zaman bulamıyor.
Haberin devamını okumak için tıklayın.