|
|
11. Uluslararası İstanbul Bienali ile eş zamanlı gerçekleşen ve özel hayatın deşifre edilmesini sorgulayan Where Is My Privacy adlı sergi, Casa Dell’Arte Galeri’de sanatseverleri bekliyor
|
İstanbul Bienali, şimdiye dek düzenlenenlerin en serti olarak izleyicilere kapılarını açtı. Başından beri politik olacağını kapitalizmi eleştiren Brecht dizeleriyle yoğun bir biçimde hissettirmişti. Bienal dili böyle olunca haliyle eş zamanlı sergiler de programlarını politik içerikle hazırladılar. Bu önemli sanat olayının nabzını tutmaya devam edeceğiz; bienal mekânlarından izlenimleri, sergilenen işleri, sanatçı söyleşilerini ve etkinlik ve sergileri bienal süresince aktarmaya çalışacağım. 11. İstanbul Bienali ile eş zamanlı sergiler programında Casa Dell’Arte Galeri ve CDA PROJECTS’te açılan Where Is My Privacy adlı sergi, “özel hayatın” kutsanmış ya da gözler önüne serilmiş iki ironik halini izleyiciye açıklamaya çalışıyor. Öyle ki izleyiciyi aynı zaman da gizlice gözleyen ve gözlenen konumuna sokarak, farkındalık yaratmaya çalışılıyor. Galeri ya da müzelerin sessiz ve domestik ortamında eserleri incelerken yalnız olduğunuzu düşünürsünüz, gerçekte yalnız değilsinizdir, üzerinize çevrilmiş birkaç göz, ne yaptığınızı kameralardan takip etmektedir. Esasında bu takip sizin varlık ya da varolma durumunuzla ilişkili değildir, amaç oldukça açık ve nettir, değer verilen birilerinin varlıklı olma nedeni eserleri korumaktan ibarettir. Sokakta da durum pek farklı değildir, her yönden ve her yerden üzerinize doğrultulmuş kameralar sayesinde sokakta, parkta ya da herhangi bir yerde sisteminde güvenliği sağlanmıştır artık. Bir kamera önünde durup kendi özel durumunuzu, rahatsızsanız rahatsızlığınızı anlatmanızın hiçbir önemi yoktur, önemli olan sistemin ya da güç ve iktidarı elinde bulunduranların güvenliği ve istekleri için sizin takip edilmenizdir.
İşte bütün bu tanrısal gözlemi sağlayan ve sağlattıran teknoloji, artık hayatımızı dilediği gibi şekillendirip yönetmekte, kutsamaya çalışılan bütün değerleri, gizemi, sırrı genel olarak özel hayatımıza dair ne varsa herşeyi gözler önüne sermekten yana bir gelişim sergilemekte. Görselin iktidar olduğu dönemde, dönemine uygun bir tanımlamanın karşılığını sunmakta bizlere. Görsel İdeoloji. Casa Dell’Arte Galeri’de açılan Where Is My Privacy adlı sergi gerek özel hayatın deşifre edilmesine gerekse görsel ideolojinin sorgulanabilmesine yönelik işlerle izleyiciyi çeşitli sorgulama evrelerine sürüklemekte. Lale Altunel’in devasa kulaklar ve ses düzenlemesi ile yer aldığı enstalasyonu, kulağınızda çınlayan “yerin kulağı var” deyişi ile suskunluğu ve dil üzerine düşünmeyi sağlarken, masalsı bir algıdan gerçekliğe sürüklemekte. Sergiye Fransa’dan katılan Lionel Loetscher, yemek masası etrafında toplanmış ailenin belden aşağısı ile oluşturmuş yerleştirmesini. Özgür Korkmazgil “cunta” adlı işinde, 12 Eylül darbecilerinin darbe sonrası keyifli hallerini resmederek, aslında onca kıyım ve işkenceyi yaşatanların şizofren durumlarını gözler önüne sermekte. Resim, fotoğraf, enstalasyon gibi çeşitli teknik ve alanlardan işlerin sergilendiği görülmesi gereken bu önemli sergiye Yunanistan’dan Anna Maria Pinaka, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Bader Al Awadhi, Fransa’dan Herve Szydlowski, Jacques Crenn, Joachim Seinfeld, Johanna Helard, Lionel Loetscher, Özbekistan’dan Ernest Kurtveliev, Kanada’dan Lorraine Field, İtalya’dan Paolomaria, Almanya’dan Miriam Reer, Kai Bornhoft ve Trükiye’den Yıldız Yüksel, Yıldız Doyuran, Yavuz Tanyeli, Mustafa Horasan, Lale Altunel, Özgür Kormazgil, Resul Aytemur, Tomur Atagök, Selahattin Yıldırım, Pet05 street projects, Orhan Tekin, Lebriz Rona, Ceren Selmanpakoğlu katılıyor.
Casa Dell’ Arte Galeri, İstiklal Cad. No:163 Mısır Apt. Kat:3 D:10, Beyoğlu, İstanbul.