|
|
CEZMİ YALÇINKAYA * / Tatvan’da, gözaltına alınan, işkence gören çocuklardan biri, avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyordu. Polisin biri küfrederek “Kürtçe ağlama lan!” demişti
|
Sayın Ahmet Altan’a...
Ezeni de, ezileni de yaratan korkudur aslında. Ezen kurtluğunu, ezilen de koyunluğunu kaybetmekten korkar. Oysa ki kurt koyun olmasa kurt olmaz, koyun da kurt olmazsa koyun olmaz. Veysel’in dediği gibi “koyun kurt ile gezerdi, fikir başka başka olmasa...”
30/12/2011 tarihli yazınızda “Niye Öldürüldü Bu Çocuklar?” diyorsunuz, Kürt oldukları için.” Sınırda Katliam” başlığı atmışsınız; yanlış diyorum.” Kürt’e katliam” olmalıydı...” Yanlış istihbarat MİT’ten. Niye çünkü sorun Kürtler... Çocuğu ölen Kürt ana: “Asker görürsen korkma!” demiş oğluna. Hey!..kurban olduğum kadın!.. anam, bacım, sen nerde içtin, nerde yedin nerde büyüdün de oğluna asker görürsen korkma diyorsun. Yanlış yapıyorsun anam,yanlış!.. Şimdi git oğlunun mezarına, şu türkünün sözlerini değiştirerek oku ona: “Ay balam.. harda bir asker görürsen, harda bir polis görürsen, harda bir özel tim görürsen kork balam kork!..”
Gerillalara erzak getirip götüren bir eşeğin hikâyesini anlatayım size: Devletin ya da devletlerin insansız heronları ya da uçakları varsa Kürt’lerin de insansız eşeği vardır. Ama bizim eşek, yanlışlıkla askere erzak götürmez. Ne hikmetse uçaklar yanlışlıkla Kürt kaçakçıları vurmuş. (Külahımı evde unutmuşum!..) Hikâyeye gelelim, eşek erzakları yerine teslim edip köye doğru döndüğünde askerlerin onu takip ettiğini fark eder. Eşek akıllı ya, köy meydanına geldiğinde durur. Çünkü sahibini yakalatmak istemez. Askerler beklemekten yorulunca, köylüleri meydana toplayıp dayak ve işkenceden geçirirler.
Haberin devamını okumak için tıklayın.