|
|
Durumu her geçen gün ağırlaşan kanser hastası hükümlü Güler Zere’nin son anlarını ailesiyle birlikte geçirmesi için gereken Adlî Tıp raporu hâlâ çıkmadı
|
Cezaevinde yakalandığı kanserle boğuşan Güler Zere’nin sağlık durumu her geçen gün ağırlaşıyor. Adlî Tıp Kurumu da, sadece serumla beslenebilen ve kan oranları iyice düşen Zere’nin son günlerini ailesiyle birlikte geçirebilmesinin yolunu açacak olan raporu dört ay geçmesine rağmen hâlâ tamamlamadı. İnsan hakları savunucuları Zere’nin tahliye edilerek son günlerini ailesiyle birlikte geçirmesine izin verilmesini isterken, Adana Balcalı Hastanesi’nde tedavisiyle ilgilenen doktorlar da sağlık durumuyla ilgili yeni bir rapor hazırlıyor.
Öte yandan son anlarında kızının yanında olmak için 110 gündür hastane bahçesinde oturma eylemi yapan Zere’nin annesi, kızının son durumunu görünce baygınlık geçirdi.
Bürokrasi engelliyor
Üçüncü ameliyattan sonra sağlığı hızla kötüleşmeye başlayan Zere’nin, şu an vitamin alamadığı, ağızdan beslenemediği ve artık kan verilmeye başlanacağı öğrenildi. Kan değerleri gittikçe düştüğü için kemoterapi tedavisine yakın zamanda başlanamayacak olan Zere’nin tahliyesi ya da affedilmesi için beklenilen rapor ise bürokratik engellerden dolayı bir türlü çıkmıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Güler Zere’ye af yetkisini kullanabilmesi ve ceza infazının ertelenmesini için Adlî Tıp Genel Kurulu ve 3. İhtisas Kurulu’nda iki ayrı dosya bulunuyor.
Evraklar tamam karar yok
Taraf’a konuşan avukat Oya Aslan, Adlî Tıp Genel Kurulu’na Zere’nin trajik durumu anlatan raporlar sunmalarına rağmen, kendilerine vücudun radyoterapi tedavisine yanıt verip vermediğini gösteren PED raporlarının sunulmasından sonra kararlarını açıklayacaklarını aktardıklarını söyledi. Bu raporunun ise Zere’nin yeni ameliyat olması nedeniyle iki ay sonraya ertelendiğine dikkat çeken Aslan “Adlî Tıp Genel Kurulu tarafından incelenen dosya Zere’nin yaşama ihtimalini yükseltmek amacıyla yapılmış bir başvuruydu. Oysa kurum karar vermek için adeta Zere’nin yaşama ihtimalinin azalmasını bekliyor. Bunun yanında 3. İhtisas Kurulu Zere’nin durumunu Cumhurbaşkanı affı yönünden incelemektedir. Tüm evrakların tamam olduğu söylendiği halde dosya sonuca bağlanamamıştır” dedi. Yaklaşık dört aydır kurumun vereceği kararı beklediklerini hatırlatan Aslan, “Önceleri onu yaşatabilme ihtimalimizi yükseltmek istiyorduk. Şimdi ise iyileştirme şansımız yoksa da ona huzur ve sevdiklerinin ilgisini hissedebileceği son bir ortam sunmak istiyoruz” diye konuştu.
İdareciler zan altında
Hazırladıkları raporu Cumhurbaşkanlığı’na sunduklarını hatırlatan Türk Tabipleri Birliği Başkanı Gençay Gürsoy da, “Zere yaşamının son aşamasına ulaştı. İnsani değerleri dikkate alarak bu insanın son günlerini ailesiyle yanında geçirmesi gerekir. Bu vicdani bir sorumluluktur” dedi.
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise raporun hâlâ çıkmamasını eleştirerek şunları söyledi: “Her türlü hukuksal mevzuatın ötesinde vicdanları gerçekten yaralayan bir durumdur. Zere ölmek üzere olan bir insandır. Ölümü adeta seyrediliyor. Hukuksal mevzuat formaliteler bir insanın yaşamı kadar önemli olamaz. Yetkili makamlar bunu bir türlü anlamıyor. Zere son dönemlerini yaşıyor. İdareciler bu insanların ölümlerini seyrederek zan altındadırlar.”
Kızını görünce dayanamadı
Hastane bahçesinde kızlarının serbest kalacağı günü bekleyen anne Güllü ve baba Haydar Zere’nin ümidi her geçen gün biraz daha azalıyor. Güler Zere’nin serbest bırakılması için 110 gündür hastane bahçesinde oturma eylemi yapan annesi Güllü Zere, kızının son durumunu görünce baygınlık geçirdi. Önceden ismi bildirilen sadece bir kişi haftada bir Zere’yi görebildiği için annesi ve babası kızlarını 15 günde ya da ayda bir görebiliyor. Anne Güllü Zere, kızıyla görüştükten sonra mikrofonlara konuşurken “Kızım” dedikten sonra baygınlık geçirdi. Eşinin fenalaştığını gören Haydar Zere, onu sakinleştirmeye çalıştı. Zere, kızının durumunun çok kötü olduğunu, sürekli kustuğunu, ishal olduğunu ve çok zayıfladığını söyledi.
Ameliyattan sonra zincirliyorlar
İstanbul Adlî Tıp Kurumu’nun 28 ağustosta vermesi gereken rapor hâlâ hazırlamadığını belirten Haydar Zere, “Kızımı bilerek bana vermiyorlar. İçeride eriyip gidiyor. Serbest bıraksalar ben tedavi ettireceğim. Onun en çok ihtiyacı olduğu şey moral. Ama onu ameliyata aldıktan sonra yoğun bakıma götürürken ayağına ve eline kelepçe vuruyorlar. Kızımın morali hiç düzgün değil. Bu nedenle tedavi de olamıyor. Kızımı vermemek için bizi oyalıyorlar. Sanırım kızımı öldürüp onun cenazesini verecekler bana” diye konuştu.