|
|
Ergenekon sanığı Atilla Uğur, Balbay, Uzan ve Karamehmet görüşmelerini ‘Eruygur’un emriyle kaydettim’ dedi. Örtülü ödenek ile ilgili soruları ‘devlet sırrı’ diyerek yanıtlamadı
|
İkinci Ergenekon davasının dünkü duruşmasında çapraz sorguya alınan emekli Albay Hasan Atilla Uğur, telefon dinlemelerinden, örtülü ödeneğe kadar birçok konuda ilginç bilgiler verdi. Jandarma Genel Komutanlığı’nın (JGK) emriyle Mustafa Balbay, Mehmet Emin Karamehmet ve Cem Uzan gibi isimlerle Jandarma İstihbarat Daire Başkanı Levent Ersöz’ün odasında görüştüğünü söyleyen Uğur, bu görüşmeleri kayda almış.
Görüşmelerde konuşulacak konuların da JGK tarafından bildirildiğini söyleyen Albay Uğur, mevki olarak görüşmelerde seçim yapma hakkının olmadığını belirterek ses kayıtlarının da JGK emriyle yapıldığını ifade etti.
Darbe öyle olmaz
Ayışığı ve Sarıkız gibi darbe planlarından Nokta dergisinde yayımlandıktan sonra haberi olduğunu anlatan Albay Uğur, “Darbe planı yapılsaydı askeri formata uygun olurdu. Askeri formata uymayacak şekilde darbe yapmak mümkün değildir. Ben 1980’de askeriyedeydim. Darbe planlarını deli saçması olarak nitelendiriyorum” diye konuştu.
Örtülü ödenek
Emekli Albay Uğur, istihbari çalışmalarda kullandıkları haber alma ödeneğinin kullanılmasının JGK denetiminde olduğunu, bu ödeneğin istihbarat birimlerince kullanılması için devlet tarafından verildiğini söyledi. Bu ödeneğin nerelerde kullanıldığının sorulmasının devlet sırrı olan konuların açıklanması olacağını savunan Uğur, istihbari çalışmalar sonucunda banka kanalıyla yapılan ödemelerin gizli hizmet gideri olduğunu ve örtülü ödenekten yapıldığı için belgelerin imha edildiğini söyledi.
Uğur, Batı Çalışma Grubu’nun adını da 1996 ve 1997 yıllarında basından ‘orduda emir komuta zinciri içerisinde oluşturulmuş bir grup’ olarak duyduğunu belirtti. İllegal dinlemelerin Türkiye’de yapıldığının açık bir şekilde ortada olduğunu söyleyen Atilla Uğur, ancak böyle bir şeyi görmediğini kaydetti.
Kod adım ‘Kürşat’
Görevdeyken çok gizli ve nitelikli işler yapan bir istihbarat görevlisi olduğunu söyleyen Uğur, “Kod isim kullanmam görevim gereğidir. İmralı’ya gidip Abdullah Öcalan’ı Atilla Uğur olarak mı sorgulayacaktım? Kürşat kod adını Öcalan’ı sorguladıktan sonra kullanmaya başladım” dedi.