TRT, Yapımcı
Namus-töre cinayetleri gibi açık bir yara olan kadın intiharları, en son, çocuk gelinlerin canlarına kıydıkları haberleriyle kanadı. Aslında intihar eden ya da öldürülen kadın haberleri her gün var gazetelerde. Bazıları, bitenin kocaman bir hayat olması gerçeğine karşın sadece küçük haber -çünkü o kadar sıradan olay-; bazılarındaysa, Medine’nin diri diri gömülmesinde olduğu gibi, şiddet öyle biçimlerde uygulanmış ki hiç bir yabancılaşma, dehşeti görmezden gelemiyor.
Her intihar bir cinayettir de
Her intiharın içinde bir-birkaçbinlerce cinayet vardır aslında. Hayatını sonlandıranın, kişinin kendisi olması çemberi tamamlar yalnızca. İnsan olmanın, varlığı sürdürmeye programlı bir yaşam formu olduğu hatırlandığında, gerçek katilin o’nun dışındaki herkes ve her şey olduğu, bunun kurulu düzene razı olma/olmama sorunu olduğu daha iyi anlaşılabilir. Çocuk yaştaki gelinlerin intihar etmesi, bu evliliklere yasal onay veren “rıza” koşulunun gerçek yaşamda karşılığının olmadığını herkesin yüzüne vurdu mu acaba. Erginlik (rüşt) yaşı 18 olmasına rağmen, Medeni Yasa’ya göre gençler 17 yaşında veli/vasi izniyle, 16 yaşında hâkim izniyle evlendirilebiliyor. Bu durumda, evlenme beyannamesinin arkasındaki “rıza belgesi”nin doldurulması gerekiyor. Temelinde ekonomik kaygılar olmak üzere, töre kültürlenmesi içinde zorla nişanlandırılan, hatta çok daha erken yaşlarda kaçak evlendirilen çocuklar, bu yaşlarda ailelerine, özellikle de ailenin erkek figürlerine karşı gelebilirler mi? Güçlü bir hayır diyebilirler mi? Kaldı ki rıza olsa bile, burada, ruhsal erginliğe ulaşmadan, çocuk bedeniyle çocuk doğurmanın söz konusu olduğu moral açıdan incitici bir cinsel ilişkiden söz ediyoruz. Çünkü insanın büyüme çağı (adolesence) fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak 20’li yaşlara kadar sürer. UNESCO çocukluk ile yetişkinlik arasında kalan 12-25 yaş arası dönemi “genç, öğrenim yapan, hayatını kazanmak için çalışmayan, kendisine ait konutu olmayan insan” olarak tanımlar. Türk Ceza Yasası’na göre, erken evlenmeye zorlanan kız çocuk “mağdur”, annebaba ve damat ise “şüpheli”dir.
Haberin devamını okumak için tıklayın.