|
|
TUĞBA TEKEREK - Kayıtlara ilk 1988’de düştü öldürülen bir çocuğun ismi. Her yıl yenileri eklendi bu listeye. Sayıları bugün 500’e ulaştı. Onların hikâyeleri bu kirli savaşın nelere mal olduğunu göstermeye yetiyor.
|
Günlerdir bu kısa yazı dizisi için “terörle mücadele”de ya da “özgürlük yolu”nda öldürülmüş çocukların hikayelerini araştırıyorum. “Sarılı mavili elbise”yle “panzer”i aynı cümlede okuyorum; “kafasının bir kısmı yoktu”yla “bisiklete biniyordu” sözlerini aynı metin içinde geçiriyorum. Sözün hakikaten bittiği yerdeyim, her bir kelime tonlarca ağırlığa dönüşüyor.
Ama yazmak gerekiyor yazıyorum: “İki terörist ölü olarak ele geçirildi” diyordu resmi açıklama ve bu açıklamayı takiben bazı haberler. “Ama onlardan biri 12 yaşında çocuk!” denmesi zaman aldı. 2004’te 13 kurşunla babasıyla birlikte öldürülen Uğur Kaymaz’la ilgili ilk açıklama da böyleydi: “İki terörist ölü olarak ele geçirildi”.
Çocuklar yıllar boyunca “ölü ele geçirilen terörist” haberlerinin içinde kaybolup gittiler. Ya da “vatan hainleri bir aylık bebeği de ateşe attılar” türünden haberlerin malzemesi oldular. Sanki bu haberlerde mühim olan “bebek”ten çok “bebek katili” demenin yolunu açabilmekti. Öldükleri yazıldıysa bile çoğu durumda isimleri, yaşları yazılmadı. Kayıtları tutulmadı.
Çocukların bir mesele olmaya başlaması 2000’leri hatta 2000’lerin ikinci yarısını buldu. Bu dönemde, öldürülen çocuklarla ilgili listeler oluşturulmaya başlandı.
Bu listelerden en önemlisi İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi tarafından hazırlanan 18 yaş ve altı 417 çocuğun isimlerinin yer aldığı liste oldu. Bu listeye Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından tutulmuş kayıtları eklediğinizde, bir de küçük çaplı bir medya taraması yaparak büyük PKK saldırılarında hayatını kaybetmiş çocukların isimlerini kattığınızda bir çırpıda yaklaşık 500 kişilik bir listeye ulaşıyorsunuz.
Bu 500 kişilik listede çocukları öldürenlerin kim olduğu çoğu durumda belli değil. Çocukları öldüren mayınlara ve ortada bırakılan bombalara kimse sahip çıkmıyor, ayrıca 80’lerin ve 90’ların dezenformasyon döneminde “PKK yaptı” denilen bazı eylemlerin iç yüzünün çok farklı olabileceğini bugünlerde öğreniyoruz. Sonuçta kimin öldürdüğü hiç önemli değil, bunları konuşmak bile utanç verici. Ortada öldürülmüş 500 çocuk ve genç var. Elinde silah olmayan, bisiklete binmek üzere evden çıkmış ya da tatilini geçirmek üzere Türkiye’ye gelmiş, ama Türk-Kürt çatışması nedeniyle bu dünyadan kopartılmış en büyüğü 18 yaşında olan 500 insan. 500 tane Ceylan, Uğur, Enes...
Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı çocukların öldürülmesi için “Bu anlaşılabilir bir şey değil” diyor. “Üzücü olan başka bir şey toplumun böyle bir konuda ilgisiz olması. Duyarsızlık, bu tip olayların engellenememesinde de etkili oluyor, kolluk kuvvetlerinin daha rahat davranmasına neden oluyor.”
Kayıtlara geçen güvenlik güçleri tarafından “yanlışlıkla” öldürülen ilk çocuk, Meclis’te de gündeme taşındığı için, Ramazan Dağ. Ramazan, 1988 yılında Hakkari’de öldürülmüştü. “Yanlışlıkla” öldürülen son çocuk haberi ise maalesef geçen ay Şırnak’tan geldi. 10 yaşındaki Diren Basan bir polis panzerinin çapması sonucu hayatını kaybetti.
Ramazan’dan Diren’e listede yer alan, hayatlarına ve ölümlerine dair bilgilere ulaşabildiğimiz çocukları iki gün boyunca bu sayfalarda anlatmaya çalışacağız. Bu hikâyelerin hiçbirisini anlatmak kolay değil ama belki hepsini yan yana koyunca, bu sayfaların içinden bakan çocukların gözüne, hepsine birden bakınca belki savaşa da başka türlü bakılabilir.
İlk ‘yanlışlık’
» Ramazan Dağ (13) Hakkari Uludere 1988
‘Dur ihtarına uymadığı için güvenlik güçleri tarafından öldürüldü’. Bu açıklama şimdi 22 yaşını doldurdu. O zaman daha 13 yaşını doldurmamış Ramazan Dağ için yapılmıştı. Ramazan Hakkari’nin Uludere Köyü yakınlarında 30 Haziran 1993 öldürüldü. Saat 11.30 sularıydı, hava aydınlık, güneş tepeye varmak üzereydi. Dönemin İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli, SHP milletvekili tarafından verilen soru önergesini yanıtlarken 30 haziranda gerçekleşen olayda Ramazan’ın yanlışlıkla öldürüldüğünü kabul etti. Bakanın açıklamasına göre güvenlik güçleri saklanarak PKK’lıların geçmesini bekliyorlardı. Ramazan dur ihtarına uymayıp koşmaya başlayınca vurularak öldürüldü.
Abide öldürüldü, kardeşleri dövüldü köyü boşaltıldı
» Abide Ekin (3), Ali Yıldırım (6) Şırnak-Güçlükonak, 1993
Babası, önce gözaltına alınmış, sonra bir gece vakti bir grup adam tarafından götürülmüştü.
Haberin devamını okumak için tıklayın.