|
|
TUĞBA TEKEREK - Dershaneden dönerken bir molotof kokteyliyle ölen Serap’ın ağabeyi ‘Türkiye bu ayıbın üzerini kara toprakla örttü’ diyor. Ölen çocuklar ve üzerini örten topraklar koca bir dağ oldu.
|
Köy baskınlarında, minibüs taramalarında ölen çocukların sayısı 2000’lerde azaldı. Ama çocuklar, bazen babalarıyla aynı serviste giderken, bazen kalabalığa açılan ateşte hayatlarını kaybetmeye devam ettiler. Dur ihtarına uymadıkları için öldürülen, sahipsiz bombaların parçaladığı çocuklara yenileri eklendi. Öte yandan savaşın öldürdüğü çocuklar, onlara sahip çıkanların gayretiyle daha çok gündeme geldi. Çocukların ölümüne neden olan daha çok güvenlik görevlisi yargılanmaya başladı. Ama davalar adalet dağıtmalarından çok adalet duygusunu incitmeleriyle haber oldu.
Yargılamalar bir yana savaşta çocuklara karşı işlenen suçlardan arınmanın henüz çok uzağındayız. Ümit Eser dershane dönüşünde otobüsten inerken, atılan bir molotof kokteyli sonucu hayatını kaybeden kardeşi Serap’ın ölümü için “Bu ayıbın üzeri kara toprakla örtüldü” diyordu. Savaşın öldürdüğü çocuklar ve üzerlerini örten topraklar koca bir dağ oldu.
‘Ceylanke parçe parçe’
Ceylan Önkol (14) Diyarbakır Paşaciya, 2009
Ceylan hayvanları otlatmak için evden çıkarken annesine “Makarna pişir de dönünce yiyeyim.” dedi. 6. sınıf öğrencisiydi. Ev işleri ona düştüğü için o gün okula gitmemişti. Ceylan, Diyarbakır’ın Şenlik Köyü Paşaciya Mezrası’ndaki evinden çıktıktan 5-10 dakika sonra bir uğultu duyuldu. Annesi “Nereye düştü bu bomba?” derken, abisi hayvanların otladığı yere koştu, Ceylan’ın parçalanmış bedenini gördü. Üstünü çıkarıp kardeşinin üzerini örttü ki arkadan gelen annesi görmesin. Ama annesi bırakmadı. “Ben anneyim” dedi, açtı örtüyü; Ceylan’ın bağırsakları ve ciğerleri yerdeydi. Çocuğunun bedeninin parçalarını eteğine koydu. Günler sonra anne “Ceylanke parçe parçe!” diye Zazaca ağıt yakmaya devam ediyordu.
Bu arada Lice Başsavcılığından Mustafa Kamil Çolak “Can güvenliğim yok” diyerek Ceylan’ın ölümünü araştırmak üzere mezraya gitmedi. İmama ve bir köylüye fotoğraf makinesiyle kamera vererek, olay yerini kayda almalarını istedi. “Sonra da Ceylan’ın ölü bedenini karakola getirin” dedi.
28 Eylül’de hayatını kaybeden Ceylan’ın nasıl öldüğü hâlâ netlik kazanmadı. Aile yakındaki karakoldan ateş edilmiş olabileceği söylerken, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün olaydan 9 ay sonra açıklanan uzman inceleme raporunda Ceylan’ın elindeki tahrayla bir cismi patlatarak ölmüş olduğu belirtildi. Öte yandan bomba atarın bu şekilde patlaması halinde yerde çukur oluşması gerektiği ancak Ceylan’ın öldüğü yerde çukur bulunmadığı kaydedildi.
Ceylan’ın ölmesine neden olanın bir havan mermisi mi yoksa oraya bırakılmış bir bomba mı olduğu tartışıladursun, Ceylan 10 ay önce bu dünyadan ayrıldı. Hafızalarımıza kocaman kara gözlerini bıraktı.
Dershane önüne bomba
Eren Şahin (17), Melek İpek (19), Ferhat Mutlu (19), Engin Taşkaya (18), Rıdvan Süer (18) Diyarbakır, 2008
Eren Şahin, dershanenin en çalışkan öğrencilerindendi. Fen Lisesi’nde okuyordu, üniversitede elektrik-elektronik bölümüne gitmeyi hedefliyordu. 3 Ocak günü rehber öğretmeninin yanına gitti, onunla bir süre konuştu, sonra su almaya gideceğini söyleyerek çıktı. Az sonra büyük bir patlama oldu. PKK’nın askeri servis aracı geçerken patlattığı bomba yüklü araç Eren Şahin’le birlikte beş öğrenciyi öldürdü.
Eren son telefon konuşmasında İstanbul’daki annesinden sinemaya gitmek için izin isteyen bir çocuktu. Patlamada hayatını kaybedenlerden Melek İpek de ablasıyla buluşmak üzere dersten 10 dakika erken çıkmak için öğretmeninden izin almıştı.
700 kişinin okuduğu dershanenin önüne parkedilen Lada marka LPG’li araçta 80 kilo patlayıcı vardı.
Cep telefonu düzeneğiyle patlatılan bombanın öldürdüklerinden biri de Engin Taşkaya oldu. Onun ölüm haberi ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastaneden, 5 gün sonra geldi. Onun da üniversite sınavında hedefi tıptı. Gazeteler annesi Türkçe bilmeyen Engin’in yazları inşaatta çalışıp para kazandığını yazdı.
Rıdvan Süer’in kaybının acısı ise babasının cümlelerinden duyuldu. Akşam Rıdvan eve gelmeyince babası önce Rıdvan’ın arkadaşlarını sonra dershanesini aradı. Patlamayı duyunca hastanelere koştu. İlk gittiği hastanelerde yaralılar arasında oğlunun ismi yoktu. oğlunun ölüm haberini son gittiği hastanede polislerden aldı.
Haberin devamını okumak için tıklayın.