|
|
Bu hafta vizyona giren ‘Adı Aşk Bu Eziyetin’ adlı film, Bursaspor etrafında kurgulansa da asıl derdi taraftar olmanın altında yatan gerçek nedenler
|
Bazı maçlar 90 dakikaya sığmaz ve aslında bitiş düdüğü ile başlarmış... Adı Aşk Bu Eziyetin filmi bu fikirle ortaya çıkıyor. Film, şampiyonluk yüzü görememiş Bursasporlu taraftarlara adanmış. Tabii 2009-2010 Süper Lig Şampiyonu olduğunu unutmuyoruz. Evet, anladığınız üzere filmimiz Bursaspor ve taraftarlık psikolojisiyle ilgili. Suat Oktay Şenocak’ın yönettiği ve Yusuf Günay Güney, Altuğ Görgü, Murat Liman ile Arzu Tan Bayraktutan’ın oynadığı Adı Aşk Bu Eziyetin her ne kadar Bursaspor taraftarı olma psikolojisi üzerinden kurgulansa da camcı kalfası Metin karakterinin geçmişte yaşadığı tramva, göçmen psikolojisi ve tutunamayışı etrafında dönüyor. Metin gençlik yıllarında başarılı bir futbolcuyken ayağı kırılıp futbolu bırakmak zorunda kalmıştır ve böylece futbol sevdası pekişir. Karısı, çocuğu, işi bırakıp gittiği tek yer taraftar toplantıları ve Bursaspor maçlarıdır. Yani ortada ciddi bir obsesyon vardır. Ama tabii bu durum filmin diğer Bursaspor taraftarlarında da en derinine kadar işlenir. Futbol onların tek dayanağıdır ama maalesef Bursaspor taraftar olmak zordur, şanssızlıktır. Taşra ve kent psikolojisi birbiriyle çarpışır. Filmin yönetmeni Suat Oktay Şenocak’la filmin hikâyesini konuştuk ve bir de kötü bir haber aldık Bursa’dan: Bursa İpek Yolu Film Festivali bu yıl gerçekleşmeyebilir...
Filmin hikâyesinin çıkış noktasından başlayalım önce...
Benim çekemediğim Beyaz Güvercin adlı bir filmim vardı, Güneydoğu’daki soruna da dayanan bir hikâyesi vardı ancak ciddi pahalı bir proje olduğundan o kahramanı daha az bütçeli bir projeye uyarladık o da Adı Aşk Bu Eziyetin oldu.
Haberin devamını okumak için tıklayın.